Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, Türk perakende sektörünün mevcut durumu ve gelecekteki beklentilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şapkacı, sektördeki yavaşlamanın 2024 yılının ikinci yarısında belirginleştiğini vurgulayarak, bu durumun ekonomik göstergelerle de desteklendiğini ifade etti. Özellikle 2025 yılına ait kümülatif ciro endekslerindeki artışın, enflasyonun altında kalması sebebiyle bir daralmaya işaret ettiğini belirtti.
Türkiye’de 2000’li yılların başından bu yana hız kazanan AVM yatırımları, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisiyle yaklaşık 50 milyar Dolarlık bir yatırım hacmine ulaştı. Nuri Şapkacı, bu devasa yatırımın kayıtlı ekonomiye ve istihdama önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Ülke genelindeki 450 alışveriş merkeziyle doğrudan 600 bin, dolaylı olarak ise 2,1 milyon kişiye istihdam olanağı sunulduğu bilgisini aktardı. Ancak, yeni yatırım projelerinin genel olarak yavaşladığına dikkat çekti.
Sektör temsilcileri, yılbaşı itibarıyla turizm kaynaklı alışveriş potansiyelini analiz ederek özel bir planlama yapmıştı. Ancak Şapkacı’nın ifadelerine göre, mevcut veriler beklentilerin altında kaldı. Başkan Şapkacı, turist sayısında 31 Ekim itibarıyla bir önceki yılın rakamlarına ulaşıldığını belirtse de, alışveriş merkezlerindeki turist harcamalarının istenilen seviyeye erişemediğini vurguladı ve bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edebileceği öngörüsünde bulundu:
“Bugün itibarıyla baktığımızda, beklentilerimizin altında kaldığını net olarak görüyoruz. Turist sayısında 31 Ekim itibarıyla geçen seneyi yakalamış durumdayız. Ancak alışveriş merkezlerindeki turistlerin harcamasında maalesef beklediğimizi yakalayamadık. Bu önümüzdeki dönemde de bu şekilde gidecek gibi gözüküyor.”
Nuri Şapkacı, alışveriş merkezlerinin metrekare verimlilikleri açısından Anadolu şehirlerinin öne çıktığını belirtti. Özellikle Adana, Mersin ve Trabzon gibi illerdeki AVM’lerin metrekare başına düşen gelirlerinde daha hızlı bir artış gözlemlendiğini ifade etti. Henüz AVM’si bulunmayan bazı şehirler için ise planlamaların devam ettiğini ancak bu projelerin hayata geçmesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu aktardı. Şapkacı, enflasyonun düşmesi ve finansman imkanlarının iyileşmesiyle yeni yatırımların tekrar hız kazanacağına olan inancını dile getirdi:
“Enflasyonun daha da aşağı inmesi ve finansman imkanlarının daha fazla belirgin hale gelmesiyle beraber bu yatırımların da tekrar hayata geçmemesi için hiçbir neden yok. Daha fazla hızlanacağını düşünüyorum.”
Son dönemde karma projelerin de ilgi gördüğünü belirten Şapkacı, ticari gayrimenkulleri bir araya getiren “yaşam merkezleri” konseptinin müşteriler tarafından talep gördüğünü vurguladı.
2024 yılı itibarıyla 20 bin metrekare üzerinde yaklaşık 5 alışveriş merkezinin açıldığını kaydeden Nuri Şapkacı, 2026 yılı için daha iddialı bir tablo çizdi. Şapkacı, 2026 yılı içerisinde 6 yeni alışveriş merkezinin kapılarını açacağını duyurdu. Bu projelerin İstanbul, Ankara, Muğla ve Elazığ gibi stratejik şehirlerde konumlandığını belirten Şapkacı, söz konusu yatırımların tamamının sıfırdan başlayan projeler olmadığını, bir kısmının pandemi döneminde zorunluluktan durdurulan ve şimdi yeniden canlandırılan projeler olduğunu ifade etti. Bu AVM’lerin faaliyete geçmesinin kayıtlı ekonomiye ve istihdama önemli katkılar sağlayacağını, perakende sektörünün büyüme ve mağaza bulma sorunlarına “can suyu” olacağını belirtti:
“2026 yılı içerisinde 6 alışveriş merkezi açılacak. Bunlar özellikle İstanbul, Ankara, Muğla ve Elazığ gibi şehirlerde olan alışveriş merkezleri. 2026’da açılacak alışveriş merkezlerinin tamamı yeni yatırımlar değil, bir kısmı pandemi öncesinde zorunluluktan dolayı duran ve şimdi tekrar hayata geçirilen alışveriş merkezleri. Bunların hayata geçmesi hem kayıtlı ekonomi hem de istihdam anlamında önemli bir katkı sağlayacak. Perakendenin de özellikle büyüme, mağaza bulma konusunda sıkıntı yaşadığı bir dönemde can suyu olarak sektöre kazandırılacak.”
AYD Başkanı Şapkacı, 2025 yılı hedeflerinin önceki yıllardan çok farklı olmayacağını düşündüğünü belirtti. 2025’te perakende sektöründe hafif bir daralma yaşandığını, özellikle adet bazında satışlarda gerileme görüldüğünü aktardı. Bu durumun perakendecileri kar marjlarından fedakarlık yapmaya ittiğini ve dolaylı olarak yatırımcıları da etkilediğini vurguladı:
“2025’te perakende sektöründe hafif bir daralma oldu. Özellikle adet satışlarında gerileme yaşadık. Perakendeciler kar marjlarında bir şekilde fedakarlık yapmak durumunda kaldı. Dolaylı olarak bundan yatırımcılar da etkilendi.”
Şapkacı, perakende sektörünün 2026 yılının ilk 6 ayında da bir miktar daralma yaşayabileceği öngörüsünde bulundu. Bu süreçte mağazaların optimize edilmesi, perakendeciler ve alışveriş merkezlerinin ortak çözümler üretmek amacıyla iş birliği yapmalarının önemine dikkat çekti. 2026 yılının ikinci yarısıyla birlikte enflasyonun düşmesiyle yatırımcı iştahının artabileceği bir döneme girilebileceği beklentisini dile getirdi.
Nuri Şapkacı, sektördeki potansiyelin tam olarak değerlendirilebilmesi ve Türkiye’ye daha fazla ticari gayrimenkul yatırımının çekilebilmesi adına kritik bir yasal düzenleme çağrısı yaptı:
“Burada şuna dikkat etmek lazım. Ticari gayrimenkul kira rejiminin, konut kira rejiminden ayrılarak bir ticari gayrimenkul tanımının yapılması gerekiyor ki aynı zamanda sözleşme serbestisinin öncelenerek, gelişmiş ülkelerdeki standartları uygularsak, ticari gayrimenkul tarafında çok ciddi yatırımları Türkiye olarak çekebiliriz.”
Deutsche Bank Anketi 2026’Nın En Büyük Riskini Yapay Zeka Balonu Olarak Belirledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.