Referans Sigorta Genel Müdürü Oğuz Karahançer, sigorta sektöründeki güncel gelişmeleri değerlendirerek, Kahramanmaraş depremlerinin ardından yabancı reasürans şirketlerinin hasar geri ödeme süreçleri, kasko ve trafik sigortası piyasalarındaki mevcut durum ile iklim değişikliğinin sektöre etkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Karahançer, özellikle işyeri sigortalarında 2026 yılında maliyetlerde ciddi bir düşüş yaşanacağını öngördü.
Oğuz Karahançer, Kahramanmaraş depremlerinin ardından yabancı reasürans şirketlerinin Türkiye’ye yönelik uygulamalarına dikkat çekti. Deprem hasarları için ödenen yaklaşık 5 milyar Dolar tutarındaki tazminatın, reasürans şirketlerince normalde 8 yıl sürmesi beklenen geri dönüş süresinin (pay back) 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlandığını ifade etti. Karahançer, bu durumun Türkiye’ye haksızlık teşkil ettiğini savunarak, “Türkiye’ye haksızlık yapıldı. Reasürans maliyetleri nedeniyle bazı işyerleri poliçeye ulaşamadı,” şeklinde konuştu. Deprem öncesinde 1 birim olan reasürans maliyetlerinin bu yıl 10 birim olarak ödendiğini belirten Karahançer, 2026 yılı yenilemelerinde geri ödeme süreçlerinin sona ermesiyle birlikte reasürans şirketlerinin mevcut yüksek maliyet politikalarını sürdürmeleri halinde ciddi kârlar elde edeceğini vurguladı. Bu durumu doğrudan reasürans şirketleri yetkililerine de ilettiğini aktaran Karahançer, önümüzdeki yıl yangın, işyeri ve mühendislik sigortalarının maliyetlerinin bir önceki yılın yarısı kadar olacağını öngördü. “Çünkü eski reasürans maliyetleri olmayacak. Benim maliyetlerim ciddi azalacak. Birçok sigorta şirketinin de önemli ölçüde bu trendden faydalanacağını düşünüyorum,” ifadelerini kullanan Karahançer, geri ödeme sürecinin tamamlanmasıyla reasürans şirketlerinin rahatlayacağını belirtti. Bu durumun, binde 5 primle poliçe edinen bir işletmenin, primin binde 2,5 seviyesine inmesi gibi somut bir fayda sağlayacağını da ekledi. Avrupa reasürans pazarında beklenen desteğin bulunamaması durumunda başka pazarlara yönelebileceklerini de dile getirdi.
Kasko sigortası piyasasındaki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahançer, sektörün rekabetçi bir döngünün en alt noktasında olduğunu belirtti. Karahançer, kaskoda satılan her 100 sigorta poliçesine karşılık yılda ortalama 12 kaza meydana geldiğini, trafik sigortasında ise bu oranın her 100 poliçe için 3 hasar dosyası olduğunu örnekleyerek, “Şu andaki fiyatı matematikle açıklayamazsınız. Ancak serbest piyasa ile açıklanabilir,” dedi. Piyasadaki yoğun rekabetin ürün fiyatlarını belli bir seviyeye kadar indirdiğini, bunun tüketiciler için bir kazanç dönemi olduğunu ifade etti. Ancak bu döngünün bir noktasında sigorta şirketlerinin tekrar zarar etmeye başladığını ve şu anda bu döngünün en dip noktasında bulunulduğunu vurguladı. Karahançer, bu durumun ardından kasko fiyatlarının yavaş yavaş artışa geçeceğini öngördü.
Trafik sigortası alanında piyasanın stabil bir seyir izlediğini belirten Oğuz Karahançer, mevcut maliyet ve primler göz önüne alındığında sigorta şirketlerini zorlayacak bir durumun olmadığını kaydetti. Trafik sigortasının maliyetinin döviz kuruyla yakından ilişkili olduğunu belirten Karahançer, ortalama bir trafik sigortasının maliyetinin 170 ile 200 Dolar aralığında seyrettiğini ifade etti. Poliçe satış maliyetinin 200 Doların üzerinde olduğu sürece sigortalıların memnuniyetsizliğinin sınırlı kalacağını düşündüğünü belirten Karahançer, “Piyasa oturdu. Serbest piyasaya da geçilebilir. Tabi bu hesabı yaparken mali karı da hesaba katmanız gerekiyor,” ifadelerini kullandı. Trafik sigortası maliyetlerini artırabilecek en önemli faktörün ise asgari ücrete yapılacak zam oranları olacağını dile getiren Karahançer, “Eğer asgari ücret çok fazla artarsa trafik sigortası primleri yükselişe geçer ve pahalı hale gelir. Yüzde 28’e kadar iyi, yüzde 28’in üstü sigorta şirketlerini rahatsız eder,” açıklamasında bulundu. Karahançer ayrıca, faiz oranlarındaki düşüşün mali kârları azaltmasına rağmen enflasyonu da düşüreceği ve dolayısıyla asgari ücret beklentilerini aşağı çekeceği için sigorta şirketlerinin bilanço dengesini bozmayacağını sözlerine ekledi.
Türkiye sigorta sektörünün genel performansına değinen Karahançer, sektörün yılı yaklaşık 1,2 trilyon Lira civarında bir prim üretimiyle tamamlayacağını belirtti. Türkiye ekonomisinin dinamik yapısının sigorta sektörünün sürekli büyümesine katkı sağladığını vurgulayan Karahançer, “Türkiye ekonomisi dinamik, böyle olunca sigorta sektörü her zaman büyüyor. Bu bizim en önemli özelliğimiz,” dedi. Öte yandan, iklim değişikliğinin sektör üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Karahançer, doğal afetlerin sıklığının ve şiddetinin artmasıyla hasarların ve maliyetlerin de yükselişe geçtiğini ifade etti. Bu duruma karşı alınabilecek tek önlemin fiyatları artırmak olduğunu belirten Karahançer, “Buna karşın tek yapabileceğimiz, alabileceğimiz tek önlem fiyatları artırmak,” değerlendirmesinde bulundu.
Sivas’ta Erdemir Tarafından 424 Bin Ons Altın Kaynağı Keşfedildi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.