Türkiye sigorta sektörünün önemli temsilcilerinden Bupa Acıbadem Sigorta Genel Müdürü Aslıhan Duymaz, sağlık sigortası primlerine yönelik kamuoyundaki yüksek algının nedenlerini detaylı bir şekilde değerlendirdi. Son iki yılda sağlık maliyetlerindeki artışın genel enflasyon oranının üzerinde seyrettiğini belirten Duymaz, sigorta şirketlerinin prim ayarlamalarının, sağlık kurumlarının hizmet maliyetlerindeki yükselişten ve Türk Tabipler Birliği ile sağlık kurumlarının belirlediği fiyat artışlarından doğrudan etkilendiğini ifade etti. Bu bağlamda, yüksek enflasyon dönemlerinde sigorta primlerinde de önemli artışlar yaşandığına dikkat çeken Duymaz, önümüzdeki süreçte, özellikle 2026 yılından itibaren bu artış hızının yavaşlamasını beklediklerini dile getirdi.
Aslıhan Duymaz, özellikle Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ürünlerinin primlerinin daha ulaşılabilir seviyelerde olduğunu vurguladı. Sigorta şirketlerinin maliyetlerindeki artışın iki temel nedeni olduğunu açıklayan Duymaz, bunları sağlık kurumlarındaki fiyat yükselişleri ve hastane ziyaretlerinin sıklığındaki artış olarak sıraladı. Sağlık kurumlarının maliyetlerinin artmasının ardında yatan ana faktörlerin ise medikal teknolojideki gelişmelerle yapılan yatırımlar ve personel maliyetlerindeki artışlar olduğunu belirtti.
Sigorta poliçelerinin sıklıkla kullanılmasının primleri doğrudan artırdığını belirten Duymaz, bu durumun sigorta sisteminin temel işleyiş mantığıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Duymaz, sistemin, bireyleri sağlıklı tutma ve koruyucu sağlık hizmetlerine yönlendirme üzerine kurgulanması gerektiğini, sigorta şirketlerinin de bu amaca hizmet edecek çalışmalar yürütmesinin önemini vurguladı. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve gereksiz hastane ziyaretlerinin azaltılması, hem sigortalılar hem de sektör için sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Sigorta ve Özel Emeklilik Şirketleri Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) hayata geçirdiği yeni bir düzenlemeyi oldukça olumlu bulduklarını ifade eden Aslıhan Duymaz, bu düzenlemenin sigortalılar için önemli bir güvence sağladığını belirtti. Yeni düzenlemeye göre, 3 yıl boyunca sağlık sigortalı olan bireylerin ömür boyu yenileme garantisi hakkını kesin olarak elde ettiğini aktaran Duymaz, bu hakkın kazanılmasının ardından sigorta şirketinin sigortalının sonradan ortaya çıkan hastalıklarını kapsam dışı bırakamadığını ve ek prim uygulayamadığını dile getirdi. Bu durum, sağlık sigortası kullanıcılarının uzun vadede daha fazla güvence altında olmasını sağlamaktadır.
Duymaz, 2025 yılının sigorta sektörü açısından büyümenin devam ettiği bir dönem olduğunu ve sağlık sigortasının da popülerliğini koruyarak son iki yıldır olduğu gibi atağını sürdürdüğünü ifade etti. Sektörde sağlık sigortacılığında yaklaşık %56’lık önemli bir büyüme kaydedildiğini belirten Duymaz, 2026 yılında da bu büyüme eğiliminin devam etmesini beklediklerini dile getirdi. Özellikle Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda bir doyum noktasına ulaşılması muhtemel görünse de, bugün itibarıyla Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) kapsamında 8,2 milyon sigortalıya ulaşıldığını aktardı. Bu rakamın 2,9 milyonu ÖSS poliçelerinden, geri kalan büyük kısmı ise TSS poliçelerinden oluşmaktadır.
Sağlık sigortasına olan ilginin artmasındaki en önemli iki nedenin, COVID-19 sonrası dönemde sağlık farkındalığının yükselmesi ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın daha uygun fiyatlı olması sebebiyle geniş bir kesim tarafından ulaşılabilir hale gelmesi olduğunu belirten Duymaz, farkındalığın daha da artmasıyla 2026 yılında da büyümenin süreceğini öngördü.
Aslıhan Duymaz, 2026 yılının sağlık sigortacılığındaki en popüler konusunun önleyici sağlık sigortası hizmetleri olacağını düşündüklerini aktardı. Bu hizmetlerin başında spor yapma alışkanlığının teşvik edilmesi, sağlıklı beslenme düzenleri ve diyetisyen hizmetleri gibi bireylerin sağlıklı yaşam koşullarına ulaşmasını sağlayan desteklerin geldiğini belirtti. İkinci önemli konunun erken teşhis olduğunu vurgulayan Duymaz, tüm sigorta şirketlerinin bu alana yönelik çalışmalar yaptığını, zira ne kadar erken teşhis konulursa o kadar erken ve etkili önlemler alınabileceğini ifade etti. Üçüncü olarak ise diyabet programları gibi hastalık sonrası hizmetlerin önemine değinerek, bireylerin kronik hastalıklarla yaşam kalitelerini artıracak desteklerin sağlanmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Bupa Acıbadem’in piyasaya sunduğu “Kişiye Özel Global Sağlık Sigortası” ürününün detaylarını da paylaşan Aslıhan Duymaz, bu yenilikçi ürünün özelliklerini anlattı. Duymaz, “Bu ürün, dünyanın her yerinde geçerli olup Türkiye’den satın alınıp herhangi bir ülkede kullanılabilecek ve her ülkede Bupa tarafından yönetilebilecek bir plandır. Aynı zamanda seyahat sağlık sigortası yerine de geçmekte olup Türkiye’deki herhangi bir hastaneye gidip sağlık hizmeti alındığı gibi Avrupa’da da özel sağlık hizmetlerinden faydalanma imkanı sunmaktadır. Ayrıca Bupa’nın dijital platformları üzerinden 7 gün 24 saat doktorlara ulaşarak hizmet almak da mümkündür. Özellikle yurt dışında çalışan veya belirli dönemlerde farklı ülkelerde yaşayan bireylere Türkiye’den alınabilecek kapsamlı bir hizmet sunulmaktadır” şeklinde konuştu. Bu ürünle, uluslararası yaşam tarzına sahip bireylerin sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimi hedefleniyor.
Gram Altın Rekor Seviyelerin Ardından Kar Satışlarıyla Düşüş Trendine Girdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.