a

Ezgi Apartmanı Davası Dördüncü Kez Bilirkişiye Sevk Edildi

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat’ta meydana gelen depremde 35 kişinin hayatını kaybettiği ve zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı’nın depremde yıkılmasıyla ilgili 2’si tutuklu 1’i firari 11 kişinin yargılandığı davada mahkeme heyeti, dosyanın 4’üncü kez bilirkişiye gönderilmesine karar verdi

Kahramanmaraş’ta yaşanan büyük deprem felaketinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin görülen davanın dokuzuncu duruşmasında önemli bir karar alındı. Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, dosyanın dördüncü kez bilirkişiye gönderilmesine hükmederek soruşturmanın derinleştirilmesini talep etti. Yaklaşık 14 saat süren duruşmada, tutuklu sanıkların savunmaları dinlenirken, müşteki ve sanık avukatları arasında hararetli tartışmalar yaşandı.

Duruşmaya, “olası kastla kasten öldürme ve yaralama” suçlamasıyla 876’şar yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (59) ve Mustafa Pekel (49) ile “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen tutuksuz fenni mesul Mehmet Tekin (61) katıldı. Ayrıca taraf avukatları ve depremde hayatını kaybedenlerin yakınları da mahkeme salonunda hazır bulundu. Pastanenin iç mekan tasarımcısı olan firari sanık Ertan Danacı (53) ile “taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis istemiyle yargılanan dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (47), mimar Veli Çiftaslan (71), mimar Mehmet Dişçeken (57), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (38), inşaat mühendisi Ali Gemci (47), inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı (31) ve makine mühendisi Mustafa Şirikçi (40) duruşmaya katılmadılar.

Duruşmada Sanıkların Savunmaları

Duruşmada ilk olarak savunmasını yapan tutuksuz fenni mesul Mehmet Tekin, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Tekin, kendi sorumluluğunun inşaat tamamlandığında sona erdiğini vurgulayarak, “Benim hakkımda 5 suçlama vardı. Bilirkişi raporlarında 5’i de çürütüldü. Ben fenni mesuldüm. İnşaat tamamlanınca benim orada görevim biter. Daha sonradan yapılan tadilatlardan ben sorumlu değilim. Beratımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Tekin, binanın statik yapısına sonradan yapılan müdahalelerden kendisinin sorumlu tutulamayacağını belirtti.

Tutuklu sanıklardan Mustafa Pekel de suçsuz olduğunu savundu. Pastaneyi 2003 yılında devraldıklarını ve 2017 yılında iç mimar Ertan Danacı tarafından dekorasyon tadilatlarının yapıldığını aktaran Pekel, yapılan tadilatların binanın yıkılmasına neden olacak statik bir zarar vermediğini ileri sürdü. Pekel, “Yapılan tadilatların binanın statik yapısına zarar verecek yıkılmasına neden bir durum olduğunu düşünmüyorum. Tadilat işi için resmi izin alınmadı. Mimarla anlaşıldı ve iç dekorasyon tadilatı yapıldı. Yıkılan bina ile ilgili kolon kesildi, perde duvara delik açıldı iddialarını kabul etmiyorum. Ben daha çok finansal, yatırım ve üretim alanlarından sorumluyum. Sami Bey daha çok dış pazarlamaya bakar. Son gelen bilirkişi raporlarında yapılan tadilatların binanın statik yapısını etkilemediği ortaya çıktı” şeklinde konuştu. Mahkeme başkanının neden teslim olmadığını sorması üzerine Pekel, haklarında istenen yüksek ceza talebi nedeniyle büyük korku yaşadıklarını ve bu sebeple duruşmalara gelemediklerini ifade etti.

Diğer tutuklu sanık Sami Kervancıoğlu ise savunmasında, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından hazırlanan raporların kendi suçsuzluklarını kanıtladığını öne sürdü. Satış ve pazarlama alanında faaliyet gösterdiğini ve ayın büyük kısmını şehir dışında geçirdiğini belirten Kervancıoğlu, işletmede yapılan tadilatlarla ilgili bilgisinin olmadığını ancak Mustafa Pekel ile sürekli istişare halinde olduklarını ifade etti. Kervancıoğlu, “İTÜ ve ODTÜ bizim suçsuz olduğumuzu kanıtladı. Ben satış ve pazarlamaya bakıyorum. Ayın 25 günü şehir dışındayım ve 21 tane bölge müdürlüğümüz var. İşletmede yapılan işlemlerle Mustafa Pekel ilgileniyor. İşletmede yapılan tadilatlardan bilgim yoktur ama sürekli Mustafa Bey ile istişare halinde olurum. Kolon kesildiğini yargı sürecinde öğrendim. Depremden sonra sürekli sosyal medyanın bizim üzerimizde yaptığı baskı var. Biz suçsuzuz, beratimizi talep ediyorum” dedi. Kervancıoğlu, dükkanda ilk alındığı yıl ve 2017 yılında olmak üzere iki kez tadilat yapıldığını da sözlerine ekledi.

Müşteki Avukatlarından Raporlara İtiraz

Sanık savunmalarının ardından söz alan müşteki avukatları, sanıkların cezalandırılmasını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Müşteki avukatlarından Prof. Dr. Hasan Sınar, bilirkişi raporlarının hukuka aykırı olduğunu ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu savundu. Sınar, “Hukuka aykırı olarak bilirkişi raporu ile mahkeme yanıltılmaya çalışılmıştır. Gerçekler raporlarla gizlenmeye çalışılsa da kesilen kolon, perde duvarın kesilmesi, sonradan eklenen servis asansörü ve diğer tadilat çalışmaları binanın yıkılmasına neden olmuştur” şeklinde konuştu. Apartmanın bulunduğu bulvar üzerinde 219 bina olmasına rağmen sadece Ezgi Apartmanı ve bir başka binanın yıkıldığına dikkat çeken Sınar, binayı inşa eden merhum Yakup Aktaş’ın suçlanmak istenmesini eleştirdi ve tüm gerçeklerin ortada olduğunu vurguladı.

Sanık Avukatları Bilirkişi Raporlarını Savundu

Sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen ise daha önceki soruşturma ve dava aşamalarında alınan iki ayrı bilirkişi raporunun da müvekkillerinin suçsuzluğunu ortaya koyduğunu belirtti. Özellikle ODTÜ’den gelen son raporun en kapsamlı ve detaylı rapor olduğunu ifade eden Şen, “ODTÜ’den gelen son rapor en kapsamlı ve detaylı rapordur. Bugüne kadar alınan ve dosyaya giren farklı üniversitelerden alınan bilirkişi raporlarının bir anlamı bir amacı vardır. Kimse günah keçisi ilan edilemez. Bizim amacımız maddi hakikate ve adalete ulaşabilmek istiyoruz. Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasının nedeni yapılan tadilatlar değildir. Bilirkişi raporunda da belirtilen, açıklanan her türlü simülasyonda bina yıkılıyor. 2017 yılında yapılan tadilatların yanı sıra apartmanda 9 dairesi var müvekkilimin. Tadilatlar uzman kişilerce yapılmıştır. Buradan olası kast beklenemez” dedi. Duruşmada bilimsel mütalaasını sunan inşaat mühendisi Ümit Şafak da tanık olarak dinlendi. Şafak, Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasındaki en önemli nedenin statik hesap hatası olduğunu ve pastanede yapılan tadilatların bina yıkımında bir etkisinin olmadığını ifade etti.

Cumhuriyet Savcısının Mütalaası Ve Mahkeme Kararı

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, dosyada yer alan üç rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini belirtti. Savcı, davanın genişletilerek dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep ederken, Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in tutukluluk hallerinin devamına, diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin aynen uygulanmasına ve firari sanık Ertan Danacı hakkındaki yakalama kararının infazının beklenilmesine yönelik taleplerini sundu.

Yaklaşık 14 saat süren yoğun duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, dosyanın 4’üncü kez bilirkişiye gönderilmesine karar verdi. Ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedilirken, duruşma 12 Aralık tarihine ertelendi. Bu karar, Ezgi Apartmanı davasındaki belirsizliğin bir süre daha devam edeceğini gösterdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Gaziantep Şehitkamil’de Bıçaklı Kavgada 20 Yaşındaki Genç Yaşamını Yitirdi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.