a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Prof Dr Süleyman Pampal Marmara’daki Kırılmamış Fay Kesimi Ve İstanbul’un Risklerine İşaret Etti

Prof Dr Süleyman Pampal Marmara’daki Kırılmamış Fay Kesimi Ve İstanbul’un Risklerine İşaret Etti

Prof. Dr. Süleyman Pampal, Tekirdağ Marmaraereğlisi'nde gerçekleşen 5.0'lık depremi CNN TÜRK'te değerlendirdi. Pampal, Bu bölge 7’ye kadar deprem üretebilir....

04 Eylül 2023 tarihinde Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi açıklarında meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevre illerde de hissedilerek bölgede kısa süreli paniğe yol açtı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 14:55’te kaydedilen sarsıntının derinliği 6.71 kilometre olarak ölçüldü. Bu önemli sarsıntının ardından, jeoloji uzmanları bölgedeki fay hatları üzerindeki potansiyel riskleri değerlendirmek üzere açıklamalarda bulundu. Özellikle yerbilimci Prof. Dr. Süleyman Pampal, CNN TÜRK ekranlarında yaptığı detaylı analizlerle kamuoyunu bilgilendirdi.

Marmara Bölgesindeki Deprem Geçmişi Ve Güncel Durum

Prof. Dr. Pampal, Marmara Denizi’nde yaşanan her sarsıntının, bölgenin Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolunun orta kesiminde yer alması nedeniyle büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Uzman isim, depremlerin kesin olarak öngörülemeyeceğini belirtirken, bölgenin tarihsel deprem aktivitesine dikkat çekti. Pampal, geçmişte bu fay hattı üzerinde önemli ve yıkıcı depremlerin yaşandığını aktardı:

“Bölge zaten Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolunun orta kesimine denk geliyor. Burada 1935 yılında 6.6 büyüklüğünde, 1975 yılında Tekirdağ’ın batısında Ganos Körfezi’nde 6.7 büyüklüğünde, bu ikisinin arasındaki bölgede ise 1912 yılında 7.4 ve 7.3 büyüklüklerinde depremler meydana geldi.”

Pampal’ın değerlendirmelerine göre, 04 Eylül’deki 5.0 büyüklüğündeki deprem, 23 Nisan’da Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki sarsıntının batı kesiminde gerçekleşti. Bu durumun, batı Marmara fay segmentinde önemli miktarda enerji boşalımına neden olduğu ifade edildi. Uzman, bu fay hattının 1766 depremlerini üreten fay hattının batı kesimi olduğunu ve 23 Nisan depremiyle bir bölümünün kırıldığını belirtti. Batıdaki bu segmentte çok büyük bir deprem beklenmediğini, ancak 5.0 veya 6.0 büyüklüğündeki depremlerin hala yaşanabileceğini dile getirdi.

Doğu Marmara’daki Kırılmamış Kesim İçin Uyarı

Prof. Dr. Pampal’ın açıklamalarının kritik noktalarından biri ise Orta Marmara Fayı’nın henüz kırılmamış doğu kesimine yönelik uyarısı oldu. Bu bölgedeki potansiyel riskin devam ettiğini belirten Pampal,

“Bu fay, 1766 depremlerini üreten fay hattının batı kesimi kırılarak 23 Nisan’da 6.2’yi yaşadı. Doğu’da kırılmamış parça var. Bu parça kırılırsa 7’ye yakın 6.5-7 arası deprem olacağını uzun zamandır söylüyoruz.” ifadeleriyle bölgenin deprem üretme kapasitesine dikkat çekti. Ayrıca güneydeki fay hatlarına da değinen Pampal, 1855’te Bursa’yı yıkan Bursa fayı gibi hatların da Marmara’nın bütüncül deprem riskini oluşturduğunu kaydetti. Orta Marmara Fayı’nın doğu kesiminin 7.0 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceği potansiyeli taşıdığını vurguladı.

Uyarıcı Nitelikteki Sarsıntılar Ve İstanbul’un Riskli Alanları

Pampal, 5.0 büyüklüğündeki son depremin, tek başına büyük bir depremi tetikleme etkisinin bulunmadığını ancak bu tür sarsıntıların birer uyarı niteliği taşıdığını belirtti. Bölgedeki 4.0-4.5 büyüklüğündeki bağımsız depremlerin paniğe yol açmaması gerektiğini ifade etti. Bununla birlikte, Marmara bölgesinin sadece Orta Marmara Fayı ile değil, aynı zamanda güneydeki fay hatlarıyla birlikte bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi ve depreme karşı hazırlanması gerektiğinin altını çizdi.

İstanbul özelinde ise Prof. Dr. Pampal, kentteki yapı stoku ve zemin koşullarına ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi. Özellikle İstanbul’un Avrupa Yakası’nın sahil kesimlerinin, zemin açısından oldukça elverişsiz olduğunu ifade etti. Çekmece civarından Avcılar’a ve Silivri’ye kadar uzanan Haliç’ten Silivri’ye genel hattın, genç ve heyelanlı zemin yapısına sahip olduğunu vurguladı. Bu olumsuz zemin koşullarının üzerine inşa edilen yapılaşmaların, deprem riskini daha da artırdığını belirten Pampal, asıl endişe kaynağının depreme dayanıklı olmayan mevcut yapı stoku olduğunu sözlerine ekledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Tekirdağ Marmaraereğlisi Açıklarında 5.0 Ve 3.8 Büyüklüğünde İki Deprem Bölgede Tedirginlik Oluşturdu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.