a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Kozmetik İşyerindeki Faciada Kaçış Planı Ve Suçu Babaya Yükleme İddiası Ortaya Çıktı

Kozmetik İşyerindeki Faciada Kaçış Planı Ve Suçu Babaya Yükleme İddiası Ortaya Çıktı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan iddianamede, şüphelilerin kaçırılmasına yönelik...

08 Kasım’da Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik adlı iş yerinde meydana gelen ve yedi kişinin yaşamını yitirdiği feci patlama ve yangınla ilgili soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, olayın ardındaki ihmaller zincirini ve şüphelilerin kaçış planlarına dair çarpıcı detayları gün yüzüne çıkardı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu trajik hadisenin failleri olduğu iddia edilen kişiler hakkında istenen cezalar ve ortaya çıkan yeni bilgiler, davanın seyrini değiştirecek nitelikte.

Feci Patlama Ve Yedi Can Kaybı

Kocaeli’nin Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’nde faaliyet gösteren Ravive Kozmetik firmasında 08 Kasım’da yaşanan dehşet verici patlama ve sonrasında çıkan yangın, yedi çalışanın hayatına mal oldu. Hayatını kaybedenler arasında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) bulunuyordu. Bu trajik olay, iş güvenliği ve denetim eksikliklerinin acı sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Hukuki Süreç Ve İlk Tutuklamalar

Olayın ardından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma neticesinde 11 şüpheli gözaltına alındı. Şirket sahibi Kurtuluş Oransal ile şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, “Olası kastla öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ali Osman A. ve Onay Y. ise “Suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklanan diğer isimler oldu. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ve Güven Demirbaş adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sürecinde tutuklu bulunan firma sahibi Kurtuluş Oransal’ın cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmesi, kamuoyunda derin üzüntüye yol açtı. Ayrıca olayın ardından ihmalleri olduğu değerlendirilen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) yetkilileri de açığa alındı.

İddianame Detayları Ve Talep Edilen Cezalar

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle hazırlanan 91 sayfalık iddianamede, sorumluların ağır cezalarla yargılanması talep edildi. İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “Olası kastla öldürme” suçundan her bir mağdur için ayrı ayrı olmak üzere toplamda 7’şer kez müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca “Nitelikli mala zarar verme” suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, 8 sanığın “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenirken, Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. dahil olmak üzere 4 sanık hakkında ise “Suçluyu kayırma” suçundan 5’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bu kapsamda Ümit Ç., Ünal A., Muhammet D., Seyfullah Ç., Güven D., Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y. hakkında da “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açılması talep edildi.

İşçi İfadeleriyle İhmaller Zinciri

İddianamede yer alan işçi ifadeleri, iş yerindeki vahim ihmallerin boyutunu gözler önüne serdi. İşçilerden Keriman Miskin, 4 yıldır çalıştığı işletmede hiçbir iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almadığını, koruyucu ekipman verilmediğini belirtti. Miskin, “İşletmede resmi bir sorumlu yoktu. Sigorta denetimine sadece bir kez gelindi. Bu denetimde de iş yeri sahibi Kurtuluş Oransal, yalnızca sigortası olanların kalmasını söyleyerek, benim gibi sigortası olmayan tüm çalışanları evine gönderdi. Maaşlarımız elden veriliyordu” şeklinde konuştu. Patlamadan yaralı kurtulan işçi Ayten Aras ise, ölen Nisa Taşdemir ve Esma Dikan’ın olay anında krem dolumu yaptıklarını aktardı. Aras, “Bize koruyucu elbise verilmedi, evden geldiğimiz kıyafetlerle çalışıyorduk. Kurtuluş Oransal 4 yıldır sigorta vaadinde bulundu ama yapmadı. Günlük 800 Türk Lirası yevmiye ile çalışıyorduk” ifadelerini kullandı. Olay günü tesiste bulunan 16 yaşındaki Z.H. de ikinci katta bulunan tankerde parfüm karışımı yapıldığını ve patlamanın aniden meydana geldiğini ifade etti.

Yürek Burkan Aile Beyanları

Yangında evlatlarını ve eşlerini kaybeden ailelerin ifadeleri, yaşanan acının derinliğini ortaya koydu. 17 yaşındaki kızı Nisa’yı kaybeden baba Vedat Taşdemir, kızının paketleme personeli olarak işe girdiğini ancak imalat işinde de çalıştırıldığını sonradan öğrendiğini belirtti. Taşdemir, “İmalat yapıldığını bilseydim kızımı asla göndermezdim. Kızımın vefat ettiğini, oğlumdan alınan DNA örnekleri sonucu öğrenebildik” sözleriyle acısını dile getirdi. Eşini kaybeden Aytekin Gikan ve Hanım Gülek’in eşi Metin Gülek ile Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu da yakınlarının cansız bedenlerini ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA eşleşmeleri neticesinde teşhis edebildiklerini ifade etti.

Tanık İfadeleri Ve İhmal Ortamı

Mahalle sakini İ.A. ise, iş yerinden yayılan kimyasal koku nedeniyle sürekli şikayette bulunduklarını dile getirdi. İ.A., “Yaşı küçük çocukları, paraya ihtiyacı olan kadınları sigortasız çalıştırıyorlardı. İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk. Gerekli kurumlara şikayet edilmesine rağmen nasıl üretim yaptıklarını anlamadık” şeklinde ifade vererek yetkililerin denetim eksikliğine dikkat çekti.

Şirket Yapılanması Ve Yönetimdeki Rol Karmaşası

Mali müşavir M.Ç., Ravive Kozmetik’in resmi sahiplerinin İsmail ve Altan Ali Oransal olduğunu, baba Kurtuluş Oransal’ın ise kağıt üzerinde herhangi bir yetkisi bulunmadığını söyledi. Ancak Kurtuluş Oransal’ı 2010 yılından beri “usta makinacı” olarak tanıdığını belirten M.Ç., işçilerin sigorta işlemlerinin gayriresmi yöntemlerle iletildiğini açıkladı. M.Ç., “İşçilerin kimlik numaralarını İsmail Oransal WhatsApp veya mail yoluyla gönderiyordu. Sigorta girişlerini bu bilgilere göre yapıyordum. 2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi” dedi. Fabrikanın Dilovası’nda faaliyete geçtiği günden itibaren iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almadığını da ekledi. Kurtuluş Oransal’ın eski eşi A.A. ise, çocuklarının bu iş yerini babalarını borçlu ve sorumsuz yaşamından uzak tutmak için açtığını, şirketin yönetiminde Kurtuluş Oransal’ın etkili olduğunu, personel seçiminden ürün üretimine kadar her şeyle onun ilgilendiğini beyan etti. Olay günü Kurtuluş Oransal’ı arayarak yangını haber veren iş yeri çalışanı H.E., Oransal’ın “Haberim var, yoldayım” dediğini, kısa süre sonra kendisini arayarak içeride kimsenin kalıp kalmadığını sorduğunu aktardı.

Suçu Babaya Yükleme Ve Kaçış Planı İddiaları

İddianamenin en çarpıcı kısımlarından biri ise şüphelilerin olayın ardından geliştirdikleri kaçış ve suçu örtbas etme planına dair detaylar oldu. LYKKE Kozmetik ortaklarından şüpheli Gökberk Güngör, olay günü İsmail Oransal’ın kendisini arayarak, “İş yerimdeki laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim. Sen benim odada, masanın üstünde bulunan laptobu alıp evime getir” dediğini ve laptobu alıp kendisine teslim ettiğini belirtti. Bu talep, delil karartma şüphelerini kuvvetlendirdi.

Şüpheli Onay Y.’nin ifadesi ise, kaçış planının boyutlarını gözler önüne serdi. Onay Y., Ali Osman A.’nın kendisini arayarak yeğenlerinin bir olaya karıştığını ve onları misafir edip edemeyeceğini sorduğunu aktardı. Bu görüşme üzerine Ömer A. isimli kişiden 1 haftalık ev ayarlamasını istediğini belirten Y., daha sonra Tekirdağ’da İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve Abdurrahman Bayat ile buluştuğunu söyledi. Eve girdikten sonra televizyonda “Kocaeli’de patlama” başlıklı haberleri gördüğünü ifade eden Onay Y., Ali Osman A.’yı görüntülü aradığında duyduklarını şöyle dile getirdi:

“Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet.”

Bu ifadeler, şüphelilerin patlamanın ardından delil karartma ve yurt dışına kaçma girişimlerinin yanı sıra, suçu ve sorumluluğu vefat eden Kurtuluş Oransal’a yükleme çabalarını da ortaya koydu. Dava süreci, bu vahim olayın tüm boyutlarını aydınlatmaya devam edecekken, yedi kişinin yaşamını yitirdiği facianın ardındaki ihmaller ve örtbas etme çabaları kamuoyunun vicdanını derinden sarsmayı sürdürüyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

New York’tan Gelen Boubon İmparator Heykeli Ve Eserler Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Yerini Aldı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.