a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Avrupa Komisyonu Türkiye Raporunu Açıkladı Stratejik Ortaklık Ve Sert Eleştiriler Dikkat Çekti

Avrupa Komisyonu Türkiye Raporunu Açıkladı Stratejik Ortaklık Ve Sert Eleştiriler Dikkat Çekti

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun 2025 Genişleme Paketi kapsamındaki ‘Türkiye Raporu’ kamuoyuyla paylaşıldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye ile ilgili yıllık ilerleme raporunu kamuoyuna duyurdu. Raporda, Türkiye’nin birçok alanda AB için kritik bir aday ülke ve kilit ortak olma niteliğini sürdürdüğü ifade edilirken, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarındaki eksikliklere dikkat çekildi. Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos tarafından açıklanan rapor, iki taraf arasındaki ilişkilerin karmaşık yapısını bir kez daha gözler önüne serdi.

AB Komisyonu’nun Değerlendirmeleri Ve Stratejik Vurgular

AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, raporun detaylarını aktarırken Türkiye’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Kos, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’de hem de Karadeniz bölgesinde AB ile aynı stratejik çıkarlara sahip bir aday ülke ve kilit bir ortak olduğunu belirtti. Bu bölgelerde bölgesel bağlantısallık gündemi üzerinde işbirliği yapıldığını dile getiren Kos, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı için taşıdığı rolün altını çizdi. Ancak, bu olumlu değerlendirmelerin yanı sıra, raporda Türkiye’deki demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü ilkesi, yargı bağımsızlığı ve temel haklara saygı konularında ciddi eleştirilere yer verildi. Kos, Türkiye ile AB arasındaki katılım müzakerelerinin 2018 yılından bu yana durma noktasında kaldığını hatırlatarak, bu durumun temel nedenlerine işaret etti.

Avrupa Parlamentosu’ndan Net Mesajlar

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, raporun açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin aday ülke statüsünün göz ardı edilmemesi gerektiği yönünde önemli açıklamalarda bulundu. Amor, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in aday ülkelerden bahsederken Türkiye’yi sıklıkla atladığına dikkat çekerek, bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Amor, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye aday bir ülkedir. Bunu (AB Komisyonu Başkanı) Ursula von der Leyen’e de hatırlatmak gerekir, çünkü sürekli aday ülkelerden bahsederken Türkiye’yi unutuyor.”

Sanchez Amor, Türkiye ile AB ilişkileri ve katılım süreci arasında bir ayrım yapılması gerektiğini, aynı zamanda savunma işbirliği ile tam üyelik arasında doğrudan bir bağlantı kurulmaması gerektiğini vurguladı. Demokrasinin AB’nin temel direği olduğunu belirten Amor, üyelik sürecinde “kestirme yolların” olmadığını açıkça ifade etti. Amor, konuyla ilgili şu önemli mesajı verdi: “Kestirme yol yok. Biz hâlâ demokratik ülkelerden oluşan bir birliğiz ve böyle kalmak istiyoruz.” Bu açıklamalar, AB’nin Türkiye’den beklentileri ve kendi değerler sistemine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Rapor Karşısında Sert Tepki

AB Komisyonu raporunda yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, muhalefete yönelik yargılama süreçleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmaması gibi konulardaki eleştirilere Türkiye’den sert bir yanıt geldi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, raporun “önyargılı ve mesnetsiz iddialar” içerdiğini belirterek, yayımlanan metne tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan resmi açıklamada, raporun içerdiği yorumların Türkiye ile AB arasında olumlu bir gündem oluşturma çabalarıyla uyumsuz olduğu ve her iki tarafın uzun vadeli çıkarlarına aykırı bir dil kullandığı vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, raporun özellikle yargı ve temel haklar ile iç siyasi gelişmelere ilişkin kısımlarındaki taraflı ve mesnetsiz iddiaların reddedildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Raporun yargı ve temel haklar ile iç siyasi gelişmelere ilişkin taraflı, önyargılı ve mesnetsiz iddialarını reddediyoruz. Yorumlar, Türkiye ile AB arasında olumlu bir gündem oluşturmaya yönelik çabalarla uyumsuz olmalarının yanı sıra tarafların uzun dönemli çıkarlarına da aykırı bir dille kaleme alınmıştır. AB müktesebatına uyum düzeyi, siyasi ve haksız engellere rağmen AB üyeliği stratejik hedefine olan bağlılığımızın açık ifadesidir.” Türkiye, AB üyeliği hedefinin stratejik önemini koruduğunu ve bu yolda karşılaşılan engellere rağmen kararlılığını sürdürdüğünü bir kez daha dile getirdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Meclis Komisyonu İmralı Ziyaretini Gündeme Alıyor Nitelikli Çoğunluk Aranacak

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.