Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı New York’ta görevli İranlı diplomatik misyon üyeleri ile diğer yetkililerin hareket özgürlüğünü ve alışveriş imkanlarını önemli ölçüde kısıtlayan yeni bir düzenleme uygulamaya koydu. Bu kararla İranlı temsilcilerin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nezdindeki görevleri dışındaki faaliyet alanları ciddi biçimde daraltıldı. Washington yönetimi bu adımı İran halkının karşı karşıya kaldığı ekonomik güçlükler karşısında İranlı yetkililerin lüks harcamalarına izin verilmeyeceği mesajını vermek amacıyla attığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott konuya ilişkin açıklamasında İranlı yetkililerin Birleşmiş Milletler merkez binası ile bu binaya gidiş geliş güzergahlarıyla sınırlı kalacaklarını ifade etti. Sözcü söz konusu uygulamanın diplomatik misyon çalışanları dahil olmak üzere New York’taki tüm İranlı yetkilileri kapsadığını vurguladı. Pigott ayrıca İran misyonu personelinin de dahil olduğu bütün İranlı görevlilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde herhangi bir toptan satış mağazasına üyelik veya alışveriş yapmak için önceden izin almak zorunda olduklarının altını çizdi. Bu kısıtlamalar İranlı diplomatların gündelik yaşamlarına ve hareket alanlarına doğrudan bir müdahale niteliği taşıyor.
Yeni düzenlemeler belirli lüks tüketim maddeleri üzerinde de ciddi sınırlamalar getirdi. Edinilen bilgilere göre diplomatik personel 1000 Doların üzerindeki saatler deri ve ipek giyim ürünleri kürk mücevher parfümler elektronik cihazlar ve alkollü içecekler gibi kategorilerdeki ürünleri satın almak için önceden onay almak durumunda kaldı. Bunun yanı sıra 60000 Doların üzerinde değere sahip otomobiller için de İranlı yetkililerin ABD makamlarından peşin izin alması gerekeceği bildirildi. Bu türden ayrıntılı kısıtlamalar İranlı diplomatların yaşam standartları ve harcama alışkanlıkları üzerinde titiz bir denetim mekanizması oluşturma amacını güdüyor. Amerika Birleşik Devletleri bu sayede İran rejiminin kendi halkının ekonomik zorluklarına rağmen lüks tüketime devam ettiği yönündeki eleştirileri somut bir politikaya dönüştürmüş oldu.
Bu yeni düzenlemeler uluslararası diplomatik teamüller açısından oldukça sıra dışı bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki zaten gergin olan ilişkilerde yeni bir cephe açan bu adımlar Washington’ın Tahran yönetimine yönelik baskısını daha da artırdığını gösterdi. ABD yönetimi bu kararla hem İran’ın uluslararası alandaki hareket serbestisini kısıtlamayı hem de kendi halkı derin ekonomik sıkıntılar içinde yaşarken sözde lüks harcamalar yapan İranlı yetkililere karşı net bir duruş sergilemeyi hedefledi. Bu diplomatik manevra İran halkının çektiği zorluklar ile rejimin harcama politikaları arasındaki tezatlığı uluslararası kamuoyunun dikkatine sunma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi. Washington Tahran’a yönelik yaptırımlara ek olarak diplomatik temsilcilerinin yaşam alanlarını daraltarak çok yönlü bir baskı politikası izlediğini gözler önüne serdi.
Jaguar Land Rover Siber Saldırı Sonrası Üretimi Durdurdu Milyarlarca Sterlinlik Kayıp
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.