Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, 09 Ekim tarihinde yaptığı açıklamayla nadir toprak elementlerinin çıkarılması, eritilmesi, ayrıştırılması, mıknatıs malzemelerinin imalatı, ikincil kaynak olarak kullanımı ve geri dönüşümüyle bağlantılı kritik teknolojilerin ihracatına kapsamlı kısıtlamalar getirdiğini duyurdu. Ayrıca, Çin’de üretilen nadir toprak elementlerini ihraç eden yabancı şirketlerin, sivil ve askeri ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatı için Ticaret Bakanlığı’ndan lisans almasını zorunlu kıldı. Bakanlık, bu karara gerekçe olarak nadir toprak elementlerinin askeri ve sivil alanda ikili kullanım potansiyeli taşıdığını ve bu nedenle kontrol altında tutulmasının meşru olduğunu belirtti.
Çin’in bu hamlesi, uluslararası arenada hızla yankı buldu ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden sert tepkiler geldi. ABD, Çin ürünlerine yüzde 155 ek vergi uygulama kararı aldı. Net bir tarih belirtilmese de, taraflar arasında müzakereler için bir kapı aralığının bırakıldığı ifade edildi. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde nadir toprak elementlerinin stratejik önemini ve jeopolitik gerilim potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Çin’in attığı bu adım karşısında Avrupa Birliği de (AB) harekete geçti. AB Komisyonu’nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, bir Alman gazetesine verdiği demeçte, AB’nin bu duruma karşı gerekli önlemleri alacağını ifade etti. Dombrovskis, “Koşullar iyileşmezse olası karşı önlemleri inceliyoruz. Henüz belirli bir araç belirlemedik, ancak görüşmeler devam ediyor” sözleriyle AB’nin kararlılığını vurguladı. Ayrıca, bu konunun uluslararası ortaklarla koordineli bir şekilde ele alındığını belirterek, “Bunu uluslararası ortaklarımızla da koordine ediyoruz; örneğin az önce bulunduğum Washington’daki G7 maliye bakanları toplantısında da bunu yapıyoruz” dedi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de AB Zirvesi öncesinde yaptığı kritik konuşmada, nadir toprak elementlerinin tedarikindeki potansiyel krizin ciddiyetini vurguladı. Von der Leyen, “Kritik hammadde tedarikinde yaşanacak bir kriz artık uzak bir risk değil. Kapımızın önünde” ifadelerini kullanarak durumun aciliyetine dikkat çekti. Ayrıca, “Şimdi kararlı ve acil bir şekilde hızlanmalıyız. Kritik hammaddelerin hem Avrupa’da hem de güvenilir ortaklarla daha hızlı ve güvenilir bir şekilde tedarik edilmesine ihtiyacımız var. Avrupa’nın ekonomik güvenliğini sağlamak için daha fazla önlem önermeye hazırım ve halihazırda uygulamaya koyduğumuz adımları hızlandıracağım” sözleriyle AB’nin bu stratejik konuda proaktif adımlar atacağının sinyallerini verdi. Bu açıklamalar, nadir toprak elementlerinin modern teknolojilerdeki ve sanayideki vazgeçilmez rolü göz önüne alındığında, küresel ekonominin geleceği için kritik bir dönemeç noktası olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye Varlık Fonu 360 Milyar Dolarlık Varlıkla Dünyanın En Büyük Onuncu Fonu Oldu