Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi. Görüşmeler, milletvekillerinin bütçeler üzerine yaptığı değerlendirmeler ve bakanların yöneltilen sorulara verdiği yanıtlarla şekillendi.
Genel Kurulda milletvekillerinden gelen soruları yanıtlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, konuşmasına yakın zamanda tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a Allah’tan rahmet, ailesine ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubuna başsağlığı dilekleriyle başladı.
Bakan Göktaş, Türkiye’nin de içinde bulunduğu küresel bir eğilim olarak, nüfusun yaşlanma hızındaki artışa ve doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekti. Kadınlarda ve erkeklerde evlilik yaşının yükseldiğini belirten Göktaş, geçmiş dönemlerde doğum kontrolüne yönelik medyada yer alan haberleri anımsatarak, doğurganlık hızındaki azalmanın ani bir gelişme olmadığını, “1960 yılından bu yana çok kapsamlı ve programlanmış şekilde indirildiğini” ifade etti. Göktaş, bu durumun zihinlerde “Bir kız bir erkek yeter”, “az çocuk, öz çocuk, nitelikli çocuk” gibi düşüncelerle yerleştiğini ve nüfus planlamasının bugün ülkenin gündemine oturduğunu vurguladı.
Nüfus çöküşünün “küresel bir trend” olduğunu ve pek çok ülkenin bu sorunla mücadele ettiğini dile getiren Bakan Göktaş, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus yapısını korumak, ülkenin güçlü konumunu sürdürmek amacıyla bu yılı “Aile Yılı” ilan ettiklerini ve bir Aile Eylem Planı hazırladıklarını açıkladı. Göktaş, önümüzdeki 10 yılın da “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak belirlendiğini sözlerine ekledi.
Ailenin güçlendirilmesinin her türlü kalkınma modeli ve sosyal politikanın kalıcılığı için vazgeçilmez olduğunu belirten Bakan Göktaş, “Bütün dünya biliyor ki aileyi güçlendirmeden hiçbir kalkınma modeli, hiçbir sosyal politika kalıcı olamaz. Bu nedenle aileyi sahiplenmek lazım” ifadelerini kullandı. Aile konusunun siyaset üstü bir mesele olduğunu ve ülkenin rekabetçi gücünün artırılması için tüm milletvekillerinin bu konuyu sahiplenmesi gerektiğini dile getirdi.
Yaşlı bakım modelleri üzerine de açıklamalarda bulunan Göktaş, Bakanlık tarafından yürütülen “Yaşlı Profil Araştırması”nın sonuçlarına değindi. Bu araştırmanın, yaşlı nüfusun %75’inin kendi aileleri, evleri ve mahallelerinde komşularıyla birlikte yaşlanmayı arzu ettiğini ortaya koyduğunu aktardı. Bu doğrultuda, huzurevi yapımına devam edilirken, evde sunulan destek modellerinin de güçlendirileceğini bildirdi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de konuşmasının başında Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a rahmet, ailesine ve CHP camiasına başsağlığı dileklerini iletti.
Bakan Tekin, uluslararası düzeyde referans kabul edilen üniversite sıralamalarında genellikle köklü üniversitelerin yer aldığını, ancak gelecek 10 yıl içinde yeni kurulan Türk üniversitelerinin de bu listelerde hak ettikleri yerleri alacağına inandığını ifade etti.
CHP milletvekillerinin mülakat uygulamalarına yönelik eleştirilerine yanıt veren Bakan Tekin, bu eleştirilerin geçmişteki bazı mülakat uygulamalarını hatırlattığını belirterek, “Sizin mülakat deyince aklınıza gelen şey, [Mehmet] Moğultay ve Seyfi Oktay döneminde yapılan mülakatlar. Mülkiye mezunu olarak ben o mülakatlara girmiştim. İlk 100’e girenlerden 57’si, ilk 10’a girenlerden 6 tanesi elendi” dedi. Tekin, mülakatlara karşı çıkılmasına rağmen Kadıköy Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi gibi yerel yönetimlerin neden mülakat yaptığını sorguladı ve itfaiyeci alımında mülakatın meşru görülürken, öğretmen alımında gayrimeşru kabul edilmesinin tutarsızlık olduğunu savundu. Siyasi referanslarla öğretmen atandığı iddialarına sert tepki gösteren Bakan Tekin, sıralamaya giren siyasi referanslı bir kişinin ispatlanması halinde gerekenin yapılacağını, aksi takdirde iddia sahiplerinin özür dilemek zorunda kalacağını belirtti. İzmir’deki bazı okulların tuvaletlerinde sabun bulunmasına rağmen çeşmelerinde su akmadığına dair gözlemlerini aktaran Tekin, “Bir sahtekarlığı tespit ettiysek gereğini yaparız” dedi ve Ekrem İmamoğlu’nun diplomasında sahtekarlık tespit edildiğini ve iptal edildiğini iddia etti, bu durumu 1990 yılında Gülbahar Hatun Kolejlerinin kurucusu olmasıyla ilişkilendirdi.
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) protestolarında tutuklanan öğrencilere yönelik eleştirilere de değinen Bakan Tekin, demokratik toplumlarda protesto hakkının hukukun belirlediği sınırlar çerçevesinde kullanılabileceğini vurguladı. Tutuklamaların protesto hakkını kullandıkları için değil, “kamu malına, toplantı özgürlüğüne zarar verdikleri için” gerçekleştiğini ifade etti. Her gün pek çok kişinin protesto eylemi yaptığını ancak kamu malına zarar vermedikleri sürece tutuklanmadıklarını belirten Tekin, oturumları basan, ellerindeki boyalarla zarar veren kişileri “protesto hürriyetinden dolayı tutukladınız” demenin ya bilgisizlik ya da manipülasyon olduğunu söyledi.
Köy okullarının önemine de dikkat çeken Bakan Tekin, tek bir öğrenci dahi olsa köy okullarının açık tutulduğunu ve mevcut mevzuat koşullarını karşılamamasına rağmen 426 köy okulunun faaliyetine devam ettiğini belirtti. Akran zorbalığı konusunda yoğun çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Bakan Tekin, bakanlık faaliyetlerinde artık “akran zorbalığı” yerine “akran nezaketi” ifadesini kullanacaklarını bildirdi.
Genel Kurulda yapılan konuşmaların tamamlanmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının yanı sıra Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu ile 127 üniversitenin 2026 yılı bütçeleri oylanarak kabul edildi. TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 11.00’de yeniden toplanmak üzere kapattı.
İski Pendik’teki Boru Kesme Olayıyla İlgili Alt Yüklenici Çalışanına Yasal Süreç Başlattı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.