AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti sözcüsü Ömer Çelik, basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, toplantının ana gündem maddelerinden biri olan sanal bahis ve kumarın toplumsal etkileri ile Suriye’deki son gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Ömer Çelik, son dönemde toplumda ciddi endişelere yol açan sanal bahis ve kumar faaliyetlerinin, MYK gündeminde öncelikli yer aldığını belirtti. Çelik, bu tür uygulamaların toplumu çürüten ve yozlaşmaya sürükleyen bir tehdit unsuru olduğunu vurguladı. Açıklamasında, sanal kumar ve bahis meselesinin adeta küresel bir salgın gibi yayıldığını ve ne yazık ki Türkiye’nin de bu olumsuzluklardan etkilendiğini ifade etti. Bu tür zararlı alışkanlıkların, bazı aile facialarına ve intihar vakalarına yol açtığına dair tespitlerin bulunduğunu dile getirdi.
Hükümetin bu konudaki kararlılığının altını çizen Çelik, Cumhurbaşkanı’nın talimatları doğrultusunda kapsamlı bir eylem planının devreye sokulduğunu hatırlattı. Planın uygulanmasında daha yoğun ve sıkı bir takip sürecinin başlatılacağını, parti içindeki ilgili birimler ve tüm mekanizmaların bu mücadeleye aktif olarak katılacağını bildirdi. Çelik, özellikle sanal kumar ve bahis gibi meselelerde tavizsiz bir tutum sergileneceğinin altını çizerek, bu durumun sadece bir ahlak problemi olmadığını, aynı zamanda toplumsal güvenlik, gelecek nesillerin selameti ve hatta bir milli güvenlik sorunu olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Günümüzdeki teknolojik imkânlar sayesinde zararlı içeriklere daha kolay ulaşılmasının, tehdidin boyutunu artırdığına dikkat çeken Çelik, hukuk çerçevesinde en sert ve tavizsiz mücadelenin devletin tüm imkanları kullanılarak siyaseten oluşturulacak stratejilerle yürütüleceğini dile getirdi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, açıklamasının bir diğer önemli bölümünde Suriye’deki son gelişmeleri değerlendirdi. Çelik, 08 Aralık tarihinin bölge için kritik bir gün olduğunu ve Suriye halkının uzun yıllar Esad rejiminin baskısı altında kaldıktan sonra hürriyetine kavuştuğu bir dönemi işaret ettiğini belirtti. Türkiye’nin Suriye meselesine sadece bir güvenlik sorunu olarak yaklaşmadığını, aynı zamanda ekonomik istikrarın sağlanması, okulların yeniden inşası ve hayatın normalleşmesi gibi alanlarda da güçlü bir destek verdiğini vurguladı.
Çelik, Cumhurbaşkanı’nın Suriye’den Türkiye’ye sığınan mülteciler konusundaki duruşunu da hatırlattı. Özellikle 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde, Cumhurbaşkanı’nın karşısındaki adayın mültecilerin gönderilmesi yönünde bir kampanya yürüttüğünü anımsatan Çelik, bazı anketçilerin bile bu söylemin karşılık bulduğunu ve Cumhurbaşkanı’nın Hayır, biz bunları ölüme gönderemeyiz
şeklindeki insani duruşunun seçim sonuçlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getirdiklerini aktardı. Seçimlerin ikinci tura kaldığı o kritik dönemde, Cumhurbaşkanı’na farklı bir tutum alması yönünde telkinlerde bulunulmasına rağmen, kendisinin ahlaki duruşundan taviz vermediğini ve mültecilerin yalnız bırakılmayacağını net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
Çelik, Suriye içinde üç farklı tehdit unsuruyla karşı karşıya kalındığını detaylandırdı. İlk olarak, Lazkiye bölgesinde Esad rejimi yanlısı bazı unsurların mevcut Suriye yönetimine karşı kalkışma planlamaları içinde olduğu bilgisini paylaştı. Çelik, bu unsurların eylemlerinin, Suriye’deki Alevi ve Şii kardeşlerimizle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, onların sadece Esad’ın katliamcı rejimini yeniden canlandırmak isteyen gruplar olduğunu kesin bir dille belirtti. Bu “Şebbiha” olarak bilinen unsurlarla Alevi ve Şii toplumunu karıştırmanın vahim bir hata olacağı uyarısında bulundu ve Alevi, Şii, Nusayri kardeşlerimize yönelik yanlış yaklaşımların karşısında olacaklarını ifade etti.
İkinci tehdit unsuru olarak, güneydeki Dürzi bölgesinde Dürzi kardeşlerimizi kesinlikle temsil etmeyen Siyonist yanlısı bir kanaat önderinin faaliyetlerine dikkat çekti. Üçüncü tehdit ise, SDG Terör Örgütü’nün bölgedeki faaliyetleriydi. Çelik, SDG’nin yaptıklarını Kürtlerin kazanımı olarak sunmasının, tıpkı Lazkiye ve Dürzi bölgelerindeki yanlış algılar gibi hatalı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin, bu tür terör örgütlerinin etnik veya mezhepsel grupları temsil etmediği ve bölgedeki tüm halkların haklarına saygı duyulduğu ilkesiyle hareket ettiğini bir kez daha dile getirdi.
Ankara’daki Pitbull Saldırısında Yaralanan 1,5 Yaşındaki Efe Taburcu Edildi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.