İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel hakkında 500 bin Lira tutarında manevi tazminat davası açtı. Dava dilekçesi, Gürlek’in avukatı aracılığıyla İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunuldu ve Özel’in kamuoyuna yansıyan çeşitli açıklamaları nedeniyle Gürlek’in kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddia edildi.
Dava dilekçesinde, Akın Gürlek’in halen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevini sürdürdüğü ve daha önce de Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı ile Adalet Bakan Yardımcılığı gibi kritik görevlerde bulunduğu belirtildi. Gürlek’in üstlendiği bu önemli vazifeler nedeniyle özellikle terör örgütlerinin ve mensuplarının hedefi haline geldiği vurgulandı. Dilekçede, Gürlek’in aldığı kararlardan rahatsız olan çevreler tarafından dönem dönem hedef gösterildiği ancak kamu görevi ifa etmesi sebebiyle siyasi bir kimlik taşımadığı ve günlük siyasi söylemlere açık bir pozisyonda bulunmadığı ifade edildi. Bu durumun, yargı görevi yürüten bir kamu görevlisinin siyasi tartışmaların odağı olmaması gerektiği prensibiyle örtüştüğü belirtildi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 03 Kasım tarihinde Ümraniye’de gerçekleştirdiği miting konuşması, 04 Kasım tarihli CHP TBMM Grup Toplantısı ve 05 Kasım tarihli basın açıklamaları, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak yer aldı. Dilekçeye göre, Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaları ağır bir dille eleştirdikten sonra, Cumhurbaşkanı’na hitaben “itine köpeğine sahip çık” ifadesini kullanarak soruşturmalarda görev alan yargı mensuplarına hakaret ettiği iddia edildi. Bu sözlerin, yargı bağımsızlığını zedeleyici ve yargı görevlilerini hedef gösterici nitelikte olduğu öne sürüldü.
Özel’in ayrıca, Başsavcı Gürlek’in kamuya ait Eti Maden Şirketi’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak ikinci bir maaş aldığını, bu durumu “teneccül” olarak nitelendirdiğini, lüks içinde yaşadığını ve “haysiyet cellatlığı” yapmak amacıyla ikinci bir gelire sahip olduğunu öne sürdüğü belirtildi. Bu ithamların Gürlek’in şeref ve haysiyetine yönelik doğrudan bir saldırı olduğu ve bu durumun kabul edilemez nitelikte olduğu dilekçede ifade edildi. Dilekçede, Özel’in bu beyanlarının “yazıklar olsun” şeklindeki ifadelerle iftira boyutuna ulaştığı ve toplumda Başsavcı Gürlek hakkında olumsuz bir algı oluşturmayı amaçladığı vurgulandı.
Akın Gürlek’in avukatları aracılığıyla sunulan dilekçede, Eti Maden Şirketi ile ilgili iddialara da açıklık getirildi. Gürlek’in Adalet Bakan Yardımcılığı görevi sırasında kamuya ait “Etimaden – Etimine S.A.” şirketinin yönetim kuruluna atandığı ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanmasının ardından bu şirketin hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmadığı belirtildi. Bu dönemde herhangi bir yönetim kurulu kararına imza atmadığı ve dolayısıyla ilgili şirketten herhangi bir kazanç elde etmediği vurgulandı. Dilekçede, Özel’in bu konuyu yeterince araştırmadan, “hasmane bir tutumla Akın Gürlek’e karşı itibarsızlaştırma saiki ile Gürlek’in itibar ve onuruna zarar verecek şekilde ithamda bulunduğu” kaydedildi. Bu durumun, kamuoyunu yanıltma amacı taşıdığı iddia edildi.
Dava dilekçesinde, Özgür Özel’in 04 Kasım ve 05 Kasım tarihlerindeki konuşmalarının televizyon yayınları ve internet aracılığıyla milyonlarca kişiye ulaştığı, bu yayınların sosyal medyada hızla yayılarak Gürlek aleyhine bir propaganda malzemesine dönüştürüldüğü ifade edildi. Özel’in sözlerinin Gürlek’in kişilik haklarına doğrudan bir saldırı niteliğinde olduğu ve bu tür ifadelerin hukuken eleştiri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Dilekçede, Özel’in partisinden bazı belediye başkanları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen soruşturmalar hakkında yaptığı konuşmalarla, bu soruşturmalarda görev alan Akın Gürlek dahil tüm yargı mensupları ve kamu görevlilerini hedef aldığının açık olduğu ifade edildi.
Dilekçede yer alan önemli bir vurgu ise şöyledir: “Kamuoyuna yansıyan birçok tartışmalı kararlarda imzası olan hakim ve savcıların adı bilinmez iken ana muhalefet partisi lideri tarafından müvekkile yönelik, sistematik bir şekilde kasten toplum ve medya önünde iftira atarak ve hakaret ederek milyonlarca insana ulaşacak şekilde, eleştiri sınırlarını aşan bir yoğunlukta, haysiyet şeref ve kişiliğine yönelik saldırı gerçekleştirmesi karşısında iş bu dava açılmıştır. Müvekkilin manevi kişiliğine verilen zararın bir nebze olsun telafisi amacıyla iş bu manevi davası açılması zorunlu hale gelmiştir.”
Akın Gürlek’in avukatları, Özgür Özel’in söz konusu iftira, hakaret ve haksız ithamları nedeniyle müvekkilleri Akın Gürlek’in manevi kişiliğinde oluşan zararın telafisi amacıyla Özel’den 500 bin Lira manevi tazminat ödenmesini talep etti. Dava, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek ve sonuç, yargı ile siyaset arasındaki tartışmaların hukuki boyutunu bir kez daha gündeme taşıyacak.
Türkiye İklim Değişikliğiyle Mücadeledeki Kararlılığını Cop31 Adaylığıyla Pekiştirdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.