DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Cumhuriyet Halk Partisi’nin İsrail’in Gazze’deki saldırılarını protesto etmek amacıyla düzenlediği “Filistin’e Destek” mitinginde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik önemli diplomatik çağrılarda bulundu. Babacan yaklaşan Erdoğan-Trump görüşmesi öncesinde Gazze’de derinleşen insani krizin ışığında Türkiye’nin izlemesi gereken dış politika adımlarını detaylandırdı. Bu kritik buluşmanın bölgedeki mevcut gerilimin azaltılmasında bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor.
Babacan 07 Mart 2024 tarihinde gerçekleşeceği öngörülen görüşmeye ilişkin somut önerilerini şu şekilde sıraladı: “Birinci olarak Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı Donald Trump’tan Gazze’de acil bir ateşkesin sağlanmasını talep edin. Trump’ın ‘dur’ demesi İsrail’in askeri operasyonlarını kolay kolay sürdüremeyeceği anlamına gelecektir. İnsani yardım koridorlarının derhal ve sürekli olarak açık tutulmasını isteyin. İsrail’e karşı uluslararası toplum nezdinde etkili yaptırımların başlatılmasını talep edin. Savaş suçları işleyenlerin yargılanması için uluslararası hukuk süreçlerini derhal işletin ve bölgede iki devletli çözümden asla taviz vermeyin.”
Eyüpsultan Meydanı’nda toplanan binlerce kişiye hitap eden Ali Babacan konuşmasına “Bu akşam burada gönlümüzdeki feryadı duyurmak için bir aradayız. Hep beraber Filistinli kardeşlerimiz için buradayız” sözleriyle başladı. Filistin meselesinin yalnızca jeopolitik bir konu olmadığını aksine “insanlığın ortak meselesi” olduğunu kuvvetle vurguladı. Gazze’de yaşanan olayların tüm insanlığı derinden sarsan bir dram olduğunu belirten Babacan konu Filistin olduğunda Türkiye’nin tüm siyasi ayrılıkları bir kenara bırakarak kenetlendiğini dile getirdi.
Babacan Gazze’de son iki ayda yaşanan İsrail saldırılarının vahim bilançosunu da aktardı. “Gazze’de bugüne kadar son iki ayda tam 65 bin kişi katledildi. Bu kişilerin büyük çoğunluğunu çocuklar ve kadınlar oluşturuyor. 167 bin kişi yaralandı. İki milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde böylesi insanlık dışı olaylar yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Bölgedeki yıkımın boyutlarına dikkat çekerek 102 bin yapının ve 300 binden fazla evin yerle bir edildiğini belirtti. Sadece son 24 saat içinde 58 Filistinlinin daha hayatını kaybettiğini söyleyen Babacan “Bunlar sadece soğuk rakamlar değil. Bunların her biri tek tek can. Yıkılan evlerin her biri tek tek bir yuva” diyerek yaşanan felaketin gerçek boyutunu gözler önüne serdi.
Gazze’deki insanların açlıkla sınandığına dikkat çeken Babacan “Gazze’de insanlar aç bırakılarak ölüme terk ediliyor. Açlık şu anki Netanyahu hükümeti tarafından bir öldürme aracı olarak kullanılıyor. Yiyecek kuyruğunda bekleyen kadınları çocukları silahla tarıyor bu insafsızlar. Gazze’de yaşanan soykırım her geçen gün büyüyor” sözleriyle İsrail’in eylemlerini sert bir dille kınadı. Bir günlük bebeklerin dahi bombalarla katledildiğini belirten Babacan bu vahşetin arkasında gözü dönmüş bir İsrail iktidarının olduğunu vurguladı. Bu “katiller ordusu” yüzünden bölgenin bir ateş çemberine döndüğünü İsrail’in Gazze’yi bombalarken aynı zamanda Lübnan’a Suriye’ye Yemen’e ve İran’a saldırılar düzenlediğini ifade etti.
Ali Babacan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı Trump ile olan ilişkisine de eleştirel bir pencereden değindi. “Trump da ‘ne yapacaksanız yapın elinizi çabuk tutun’ dedi. Hangi Trump? Erdoğan’ın dostu Trump” sözleri üzerine mitinge katılanlardan yoğun tepki geldi. Babacan bu tepkilerin Trump’a yönelmesi gerektiğini belirtti. Topluluktan yükselen “Tayyip istifa” sloganları üzerine ise “Gidecekler arkadaşlar merak etmeyin. Er ya da geç gidecekler hiç şüpheniz olmasın. Haksızlık hukuksuzluk zulüm yapanlar elbet gider endişeniz olmasın” diyerek kalabalığa hitap etti.
Babacan Netanyahu hükümetinin en büyük destekçisinin Trump olduğunu belirterek Erdoğan’ın bu duruma rağmen Trump’ı “dostum” olarak nitelendirmesini şiddetle eleştirdi. “Bugün Netanyahu’nun en büyük destekçisi Trump. Trump’ın desteği olmasa Netanyahu bu şımarıklığı hoyratlığı yapabilir mi? Ben buradan iki lafın başı ‘dostum Trump dostum Trump’ diyen Erdoğan’a sesleniyorum. Netanyahu’nun en büyük destekçisine siz nasıl olur da dostum dersiniz? İnanın içim yanıyor içim. Alenen bir soykırımcının aleni desteğine Türkiye’nin Cumhurbaşkanı dostum diyemez dememeli” ifadeleriyle derin tepkisini dile getirdi.
Türkiye’nin uluslararası alandaki eylemsizliğini de sert bir şekilde eleştiren Babacan başka ülkelerin örnek adımlarını gösterdi. “Uluslararası ilişkilerde diplomasilerde yeri gelir düşmanınızla konuşursunuz ancak durduk yere şirinlik yaparsanız ülkenin itibarını yerle bir edersiniz” dedi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail’i Uluslararası Adalet Divanı’na şikayet ettiğini ardından Meksika ve Şili’nin de bu davaya taraf olduğunu hatırlatan Babacan “iktidar sadece izledi” diyerek Türkiye’nin pasif tutumuna dikkat çekti. Malezya’nın İsrail ile ticareti durdurduğunu ve İsrail’e uğrayan gemilerin kendi limanlarına gelmesini yasakladığını belirten Babacan “Bizim iktidar sadece izledi. Mesele İsrail ise laf var eylem yok. Mesele Amerika ise laf da yok eylem de yok. Şu anki iktidarın yaptığı bu” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.
Babacan konuşmasının sonunda Filistin davasının kritik önemini ve uluslararası hukuk nezdinde hesap sorulması gerekliliğini vurguladı. “Bir kez daha altını çizelim. Gazze Gazzelilerindir. Gazze bağımsız bir Filistin devleti için direnenlerindir” dedi. Katliam emirlerini verenlerin uluslararası hukuk karşısına çıkıp hesap verene kadar Filistin davasının devam edeceğini belirtti. “En tepedekilerden başlayıp aşağıya doğru yönetici kademelerinden bürokratlara subaylara varıncaya değin her biri teker teker yargılanacak” diyerek bu davadaki kararlılıklarını dile getirdi.
Sındırgı’da Dokuz Bine Yakın Sarsıntı Sonrası Prof Dr Ercan’dan Acil Taşınma Çağrısı