İzmir’in Konak ilçesinde yaşanan elim bir olayda, bir dairede yapılan ilaçlama sonrası yaşamını yitiren 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan iki sanık hakkında “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezası talep edildi. Ayrıca, aynı olayda zehirlenen beş kişinin yaşadığı mağduriyet için de sanıkların “silahla kasten yaralama” suçundan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Olay, 11 Kasım 2024 tarihinde Konak ilçesi Kahramanlar Mahallesi 1413 Sokak’ta bulunan dört katlı bir apartmanda meydana geldi. Binanın en üst katında ikamet eden bir ailenin dairelerinde ilaçlama yaptırması, tüm apartmanı etkisi altına alan trajik sonuçlara yol açtı. İhbar üzerine derhal adrese AFAD Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) uzmanları, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Apartmanın 3’üncü katında yaşayan Altay Toprak Kınalı, annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı’nın yanı sıra, bina sakinlerinden üniversite öğrencisi Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs zehirlenme belirtileriyle hastaneye kaldırıldı.
Minik Altay Toprak Kınalı, hastanede geçirdiği kritik süreçte kalbi beş kez durup yeniden çalıştırılmasına rağmen, tüm müdahalelere karşın üç gün sonra ne yazık ki hayatını kaybetti. Diğer hastaneye kaldırılan Kınalı çifti ile Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs ise tedavilerinin ardından taburcu edildiler. Altay Toprak bebek, yapılan otopsi işlemlerinin ardından Pınarbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, polis ekipleri tarafından üç kişi gözaltına alındı. Temizlik ve ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlama işlemine yardımcı olan Eyüp Gödelezli tutuklanırken, işe aracılık ettiği belirlenen Ethem Gödelezli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak soruşturmanın ilerleyen safhalarında, Bülent Öz ve Eyüp Gödelezli de bir süre sonra adli kontrol şartıyla salıverildi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü soruşturmada önemli bulgulara ulaşıldı. AFAD ekiplerinin olay yerinde gerçekleştirdiği incelemelerde, binanın ilaçlanmasında kullanılan maddelerin yerleşim merkezlerinde asla kullanılmaması gereken tarım ilacı niteliğinde olduğu tespit edildi. Özellikle evdeki ilaçlamada, insan sağlığına son derece zararlı olduğu bilinen “Kingphos” ve “Grainphos” adlı tarım ilaçlarının kullanıldığı belirlendi.
Altay Toprak Kınalı’nın kesin ölüm nedenine ilişkin Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan istenen mütalaa da soruşturma dosyasına girdi. Bu mütalaada, bebeğin ölümünün binadaki böcekler için uygulanan ilaca bağlı zehirlenmeyle meydana geldiği yönünde görüş bildirildi. Ardından, Adalet Bakanlığı 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu, minik Altay’ın kimyasal fosfin gazına maruz kalması sonucu yaşamını yitirdiğini teyit eden bir mütalaa sundu.
Gelen bu kritik raporların ardından, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce tutuklanıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp Gödelezli hakkında yeniden gözaltı talimatı verdi. Geçtiğimiz günlerde polis tarafından gözaltına alınan Öz ve Eyüp Gödelezli, sevk edildikleri adliyede İzmir 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği tarafından tekrar tutuklandılar.
Hazırlanan iddianamede, ilaçlama yapılan ikamette yatalak olduğu öğrenilen G.K.’nin rahatsızlanıp hastaneye yatırılması sebebiyle kızlarının evi ilaçlatmak istediği bilgisi yer aldı. Bunun üzerine M.E. ve S.G.’nin, daha önce tahtakurusu için ilaçlama yaptırdıkları Ethem Gödelezli ile 13 bin Lira karşılığında ilaçlama anlaşması yaptıkları belirtildi. İddianamede, Eyüp Gödelezli ve Bülent Öz’ün ikamette ilaçlama yaptıkları, bu işlem sonrasında Gizem Umay Pala, daire 3’te ikamet eden Raziye Kınalı, Recep Kınalı ve Altay Toprak Kınalı’nın yanı sıra, ikametgaha gelen Derin Kınalı’nın da zehirlendiği kaydedildi. AFAD görevlileri tarafından yapılan gaz ölçümlerinde, gaz değerlerinin olması gerekenden çok yüksek seviyede olduğu da iddianamede vurgulandı.
İddianameye giren bilirkişi raporunda, ilaçlama sürecindeki vahim ihmaller detaylı bir şekilde açıklandı. Raporda, fumigasyon ilaçlaması yapılan dairede ve binada sistematik bir çalışma yürütülmediği, insan yaşam alanına uygun ilaç veya fumigant seçilmediği ve fumigasyon-ilaçlama adımlarına uyulmadığı belirtildi. Ayrıca, bina sakinleriyle herhangi bir toplantı düzenlenerek işin ciddiyetinin anlatılmadığı, bina sakinleri tam olarak tahliye edilmeden, gaz sızıntısını önleyecek gerekli izolasyon sağlanmadan ve diğer dairelerde gerekli önlemler alınmadan ilaçlama yapıldığı da raporda yer aldı.
Bilirkişi raporu, ilaçlama sırasında ve sonrasında binada zehirli gaz ölçümü ve kontrollerinin yapılmadığını, bazı dairelerdeki insanların yaşamlarını sürdürdüklerini, bazılarının ise gaz değerleri bilgisinden mahrum bir şekilde bekleme süresi dolmadan binaya döndüklerini ve neticede bu elim vakanın yaşandığını açıkça ortaya koydu.
İddianamede, olayın meydana gelmesinde firmanın sahibi Öz’ün ana sorumlu olduğu vurgulandı. Bu sorumluluk, binada insan yaşam alanında kullanılmaması gereken türden ilaç kullanılması, apartman sakinlerine uyarı yapılmaması, izolasyon tedbirlerinin alınmaması ve ilaçlamadan sonra gaz ölçümlerinin yapılmaması gibi faktörlere bağlandı. Eyüp Gödelezli’nin ise ilaçlama işlemlerinde sergilediği dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarıyla olayın meydana gelmesinde etkili olduğu belirtildi.
Tüm dosya ve deliller ışığında savcı, Bülent Öz ve Eyüp Gödelezli hakkında “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezası talep etti. Ayrıca, olayda zehirlenen beş kişinin yaşadığı mağduriyet için de “silahla kasten yaralama” suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası istendi. İlaçlamayı yaptıranlar için ise herhangi bir ceza talebinde bulunulmadı. Hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek yargılama sürecinin başlaması için önemli bir adım atıldı.
Hesabı Ödemediği İddiasıyla Tartıştığı Bar Sahibini Öldüren Şüpheliler Tutuklandı