a
  • Tek Sayfa Haber
  • Türkiye
  • Oteldeki Kimyasal İlaçlama İstanbul’da Dört Kişilik Ailenin Ölümüne Yol Açtı

Oteldeki Kimyasal İlaçlama İstanbul’da Dört Kişilik Ailenin Ölümüne Yol Açtı

Akdeniz Üniversitesi'nden (AÜ) Prof. Dr. Hüseyin Çetin, İstanbul'da 2'si çocuk 4 kişinin zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin, "Bu zehirlenme, tablet formunda bulunan alüminyum fosfitin neme temas ettiğinde fosfin adı verilen son derece zehirli bir gazın yayılması sonucunda olmuştur" dedi. Alüminyum fosfite ulaşımın çok kolay olduğunu söyleyen ilaçlama şirketi sahibi Uğur Çetin ise "Bakkalda bile satıyorlar. Bir köye gidin, 'ambar hapı' deyin, veriyorlar. Bunun reçeteyle satılması lazım. Bu zehirli bir şey. Bilen, bilmeyen bunu satıyor. Kutusunu açtığın zaman havanın nemiyle birlikte reaksiyona giren bir ilaç" diye konuştu.

Almanya’dan 09 Kasım tarihinde tatil amacıyla İstanbul’a gelen Böcek ailesi, kaldıkları otelde yaşanan trajik bir olayın kurbanı oldu. Mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırılan Çiğdem Böcek ile çocukları 6 yaşındaki Kadir Muhammet ve 3 yaşındaki Masal yaşamlarını yitirdi. Ailenin babası 36 yaşındaki Servet Böcek de, entübe edildiği yoğun bakım sürecinin ardından 17 Kasım’da hayatını kaybetti.

Ön Otopsi Raporu Ve Zehirlenmenin Kaynağı

Ailenin şüpheli ölümlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ön otopsi raporunda, “oteldeki ortama bağlı kimyasal zehirlenme” olasılığının öncelikli olduğu belirtildi. Yapılan incelemeler neticesinde, otelde ilaçlama faaliyetini gerçekleştiren şüphelinin herhangi bir eğitim veya sertifikasyona sahip olmadığı tespit edildi. Buna rağmen, insan yoğunluğunun bulunduğu kapalı alanlarda kullanılması kesinlikle yasak olan zirai bir ilacı kullandığı belirlendi. Uzmanlar, bu tür tehlikeli kimyasalların yalnızca sertifikalı ve yetkili uzmanlar tarafından uygulanması gerektiğini vurguladı.

Zirai İlaçların Halk Sağlığına Tehdidi

Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Türkiye genelinde oteller, konutlar ve diğer yaşam alanlarında düzenli olarak ilaçlama yapıldığını ifade etti. Çetin, bu alanlarda tarım ilacı kullanımının tamamen yasak olduğunu ve sadece Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış ürünlerin kullanılması gerektiğini belirtti. Ancak bazı firmaların “hızlı sonuç almak amacıyla tarım zehri kullanımına yöneldiği” tespit edildi. Prof. Dr. Çetin, eğitimlerde bu uygulamanın yasak olduğunun açıkça belirtildiğini ve uygunsuz uygulama yapan firmaların yetkilerinin iptal edildiğini dile getirdi. Sağlık Bakanlığı’nın her yıl ortalama 500 ila 1000 kişiye ilaçlama uygulayıcı eğitimi vererek sertifika sağladığı da aktarıldı.

Fosfin Gazı Ve Alüminyum Fosfitin Gizli Tehlikesi

Olayın nedeni olarak değerlendirilen alüminyum fosfitin kullanım alanlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çetin, alüminyum fosfitin çözünmesiyle ortaya çıkan fosfin gazının kokusuz olması nedeniyle fark edilmesinin zor olduğunu ifade etti. Bu zehirli gazın duvar çatlaklarından, lavabo giderlerinden ve benzeri noktalardan diğer odalara kolayca sızabildiğine dikkat çekildi. Alüminyum fosfit gibi kimyasalların yalnızca özel fumigasyon eğitimi almış kişiler tarafından kullanılabileceği belirtildi. Zehirlenmenin, tablet formundaki alüminyum fosfitin neme maruz kalmasıyla yayılan son derece zehirli fosfin gazı sonucunda meydana geldiği açıklandı. Bu tür zirai ilaçların, insan bulunmayan ve uzun süre kapalı kalacak dev tahıl siloları, buğday depoları, pirinç yığınları ve gemi konteynerleri gibi endüstriyel alanlarda kullanılması gerektiği vurgulandı. Prof. Dr. Çetin, yaşanan facianın “yalnızca uygulayıcı eğitimi olan bir kişinin, yanında bir sorumlu amir olmadan, ‘sorunu çözelim’ mantığıyla bu ürünü uygunsuz şekilde kullanması”ndan kaynaklandığını belirtti.

İlaçlama Hataları Ve Güvenlik Standartları

Antalya’da ilaçlama şirketi sahibi Uğur Çetin de İstanbul’da yaşanan trajedideki en büyük hatanın, ilaçlama öncesinde otelin tahliye edilmemesi olduğunu dile getirdi. Çetin, doğru uygulamanın “komple oteli tahliye edip, koruma altına alarak ilaçlamak ve ardından uygun havalandırmasını yapmak” olduğunu söyledi. Firma olarak sadece halk sağlığı alanında ruhsatlı ilaçlar kullandıklarını aktaran Çetin, özellikle tahtakurusu şikayetlerinde otellerin hızlı sonuç elde etmek amacıyla alüminyum fosfite yönelmesinin zehirlenmelere neden olduğunu belirtti. Alüminyum fosfitin bir tarım ilacı olduğunu ve yalnızca zirai karantina ruhsatına sahip fumigasyon operatörleri tarafından kullanılması gerektiğini vurguladı. Normal bir ilaçlama firmasının halk sağlığı belgesinde bu ilacı kullanma yetkisinin bulunmadığını ekledi.

Alüminyum Fosfitin Etki Süresi Ve Uyarıcı Kokusu

Uğur Çetin, alüminyum fosfitin hava sıcaklığına ve neme göre çözündüğüne dikkat çekti. 16 derecenin altında ilacın reaksiyon göstermediğini ancak bu derecenin üzerine çıktığında tabletlerin yaklaşık 3 saat içinde açılmaya başlayarak gaz haline geldiğini ifade etti. Çetin, “Güvenlik önlemleri alınmadıysa, gaz her açık yerden diğer odalara gider. Hava akımını yakaladığı an itibarıyla bacalama sistemiyle çıkar” diye konuştu. Bu zehirli gazın ortamdan tamamen yok olma süresinin yaklaşık 32 saat olduğunu belirtti.

Alüminyum fosfite erişimin oldukça kolay olduğunu da vurgulayan Çetin, “Bakkalda bile satıyorlar. Bir köye gidin, ‘ambar hapı’ deyin, veriyorlar. Bunun reçeteyle satılması lazım. Bu zehirli bir şey. Bilen, bilmeyen bunu satıyor” sözleriyle tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Çetin, ilacın kutusu açıldığında havanın nemiyle birlikte reaksiyona girdiğini ve hafif sarımsaklı, ekşimsi bir kokusu olduğunu söyledi. Bu kokunun aslında ilacın “Sizi zehirlemeye başlıyorum” veya “gaz etkilenmeye başlıyor” şeklinde bir uyarı sinyali olduğunu belirtti ve bu kokuyu alan kişilerin durumu fark etmesi gerektiğini vurguladı.

Halk Sağlığı Ve Acil Durum Bilgilendirmesi

Prof. Dr. Hüseyin Çetin, özellikle oteller ve hastanelerde yüksek insan sirkülasyonu nedeniyle tahtakurusunun kolayca yayılabildiğini ve temizlik ile eğitimin aksaması durumunda ciddi kontaminasyonlara yol açabildiğini dile getirdi. Bu nedenle çalışanların düzenli eğitim almasının zorunlu olduğunu belirtti. Çetin, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı ürünlerle yapılan ilaçlama işlemlerinin sorunu kontrol altına alabileceğini ancak toplumdaki böcek korkusu nedeniyle insanların tek seferde çözüm istemesinin, firmaları da ticari kaygılarla yanlış uygulamalara itebildiğini ifade etti.

İlaçlama sırasında evde açıkta gıda bırakılmaması, çocuklar ve yaşlıların ortamda bulunmaması ve işlem sonrası en az 45 dakika ila 1 saat havalandırma yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çetin, en önemlisinin “eve asla tarım zehri sokulmaması” olduğunu belirtti. Tarım Bakanlığı’nın bu ürünlerin açıkta satılmasına kesinlikle izin vermemesi ve denetimleri artırması gerektiğinin altını çizdi.

Uğur Çetin, doğru ilaçlama hizmeti alırken şirketlerin ruhsat belgelerinin ve uygulayıcı personelin yaka kartlarının talep edilmesi gerektiğini de ekledi. Ayrıca, zehirlenme durumlarında 112 Acil Çağrı Merkezi yerine “114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin aranması” gerektiğini özellikle belirtti. Çetin, hastanelerin zehirlenmenin kaynağını bilmeyebileceğini, ancak Zehir Danışma Merkezi’nin en doğru bilgiyi sağlayacağını söyledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Balıkesir Erdek’te Mevsim Normallerinin Üzerindeki Sıcaklıklar Kasım Ayında Deniz Keyfi Sundu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.