İstanbul’un Kadıköy ilçesinde 24 Ocak tarihinde bir bitpazarında gerçekleşen elim olayda, henüz 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi, uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti. Benzer bir acı olay da Ankara’da yaşanmış, 10 Ağustos’ta 18 yaşından küçük şüphelilerin de aralarında bulunduğu bir grupla çıkan kavgada 23 yaşındaki Hakan Çakır bıçaklanarak hayatını kaybetmişti. Bu iki trajik olayın ardından, genç yaşta evlatlarını kaybeden aileler, ortak bir adalet arayışı ve dayanışma ruhuyla bir araya geldi.
Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi parti temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, Hakan Çakır’ın ailesini ziyaret etti. Yasemin Minguzzi, Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır, annesi Sevender Özkan Çakır, ağabeyi Hakkı Can Çakır ve kardeşi Melisa Çakır ile ailelerinin işlettiği çiğ köfte dükkanında bir araya gelerek taziyelerini iletti ve acılarını paylaştı. Bu buluşma, aynı kaderi paylaşan iki ailenin, yitirdikleri evlatları için omuz omuza mücadele etme kararlılığını pekiştirdi.
Yasemin Minguzzi, görüşme sırasında Şahin Çakır’ın oğlunu kaybettikten sonra verdiği bir röportajda sarf ettiği, “Ben daha Ahmet’e üzülürken oğlum gitti” sözlerinin kendisini derinden etkilediğini dile getirdi. Minguzzi, sözlerine şöyle devam etti: “Ahmet’ten sonra bu olayın olması benim acımın üstüne bir acı daha ekledi diyebilirim. Sadece Hakan değil, Ahmet’ten sonra birçok çocuk gitti. Bu caniler durmadı. Ancak biz mücadeleye hep devam ediyoruz. Şahin ağabey kızıyla ve oğluyla İstanbul’a benim evime geldi. Biz artık koca bir aile olduk. Yani Ahmet, sevgi dolu iyi insanları birleştirdi. Bu iyi ile kötünün savaşı. Bence bu sefer iyiler kazanacak. Ben ona inanıyorum.” Bu ifadeler, iki ailenin yaşadığı büyük kayba rağmen adalete olan inancını ve kararlılığını gözler önüne serdi.
Hakan Çakır’ın annesi Sevender Özkan Çakır ise Yasemin Minguzzi’nin gösterdiği mücadeleden güç aldığını belirterek, yaşadıkları dayanışmayı vurguladı. Özkan Çakır, duygularını şu sözlerle ifade etti: “Can yoldaşı olduk. Yavrularımız gerçekten bunları hak etmedi. Biz pamuklara sararak büyütüyoruz onları. Dışarı çıktığı zaman ‘Neredesin, ne yapıyorsun’ diye sorarak yetiştirdik biz çocukları. Bir çocuğa küçükken özür dilemeyi, teşekkür etmeyi öğretmezsen o çocukta ne sevgi ne merhamet ne saygı olur. Ben Hakan’ımı, Can’ımı, Melisa’mı hep öyle yetiştirdim, korudum, kolladım. Biz çocuklarımızı bu caniler, katiller ziyan etsin diye büyütmüyoruz. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Hiçbir anne bu acıyı hak etmiyor.”
Adalet arayışlarının kararlılıkla süreceğini belirten Sevender Özkan Çakır, evlatlarının sesi olacaklarını ve faillerin en yüksek cezaları alması için mücadele edeceklerini ekledi: “Bu mücadelede sesimizi duyurabildiğimiz kadar duyuracağız. Onlar için yaşayacağız artık. Onların sesi biz olacağız. En yüksek cezaları almalarını sağlayacağız.” Bu açıklamalar, kaybedilen hayatlar için adalet talebinin ve toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
Yüksek Seçim Kurulu CHP İstanbul İl Kongresi’Nin Durdurulması Talebini Reddetti
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.