Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Essen Bölge Mahkemesi, kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir toplu tecavüz davasında verdiği kararla gündeme geldi. Mahkeme, 35, 37 ve 50 yaşlarındaki üç sanığı, işledikleri toplu tecavüz suçundan mahkum etti. Ancak mahkeme heyetinin başkanı Hakim Lukas Hempel, sanıklara 2 ila 5 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi ve bu cezaların infazını erteledi. Karar, Almanya genelinde büyük tartışmalara neden oldu.
Mahkeme sözcüsü, sanıklara verilen ertelenmiş cezaların ardındaki gerekçeleri detaylı bir şekilde kamuoyuna açıkladı. Açıklanan iki ana neden arasında, sanıkların mağdura toplamda 12.500 Euro tazminat ödemeyi kabul etmeleri ve bu miktarın 6.000 Euro’luk kısmının halihazırda ödenmiş olması yer aldı. İkinci önemli gerekçe ise, sanıkların suçu eksiksiz bir şekilde itiraf etmeleriydi. Bu itiraf sayesinde mağdurun yeniden ifade vermek zorunda kalmadığı ve böylece yaşadığı travmanın tekrar yaşanmasının önüne geçildiği belirtildi. Mahkeme, bu durumun mağdurun psikolojik sağlığı açısından kritik bir adım olduğunu vurguladı.
Yaşanan menfur olay, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında ünlü “Ballermann” bölgesine yapılan bir erkekler gezisi sırasında gerçekleşti. Beş arkadaşın katıldığı alkollü bir partinin ardından, 41 yaşındaki mağdur kendi odasına çekilmişti. Mağdurun alkolün etkisiyle uykuya daldığı sırada, üç arkadaşı yedek anahtarla odasına girdi. Ardından, sanıklar mağdura bir su şişesiyle tecavüz etti. Grubun dördüncü üyesi olan 18 yaşındaki sanık ise, suça doğrudan katılımı kanıtlanamadığı için beraat etti.
Essen Bölge Mahkemesi, sanıkları “toplu tecavüz” ve “cinsel şiddet” suçlarından mahkum etmesine rağmen, verilen cezaların ertelenmesi ve yüksek miktarda para cezası karşılığında hapis yatmadan serbest kalmaları, Almanya’da kamuoyunda derin bir infiale ve tartışmaya yol açtı. Kararın adaletin tecellisi açısından yeterli olup olmadığı yönündeki sorgulamalar halen devam etmektedir.
Olay, Almanya genelinde büyük tepkilere neden olmuştu. Özellikle cinsel suçlara karşı artan hassasiyet göz önüne alındığında, mahkemenin verdiği kararın ceza adaletinin amaçlarına ne derece hizmet ettiği sorgulandı. Toplu tecavüz gibi ağır bir suçun, maddi tazminat ve sanıkların itirafı gibi gerekçelerle hapis cezasının ertelenmesiyle sonuçlanması, birçok kesim tarafından caydırıcılıktan uzak ve mağdurun haklarını yeterince korumayan bir karar olarak yorumlandı. Sosyal medyada ve geleneksel basında karara yönelik eleştiriler dile getirilmeye devam ederken, yargı sistemi üzerindeki kamuoyu baskısı da artmaktadır.
Yılbaşında Marmara Ve İstanbul’a Kar Sürprizi İhtimali Güçlendi