a

Ayasofya’daki Kundaklama Girişimine 13 Yıla Kadar Hapis Cezası İstendi

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde kitap yakarak halının tutuşmasına neden olan şüpheli Mesut Güçlü hakkında, yakarak kamu malına zarar verme ve Kültür ve...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayasofya-i Kebir Camii’nde yangın çıkarmaya teşebbüs eden sanık hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianamesini hazırladı. Hazırlanan iddianamede, sanık Mesut Güçlü’nün “yakarak kamu malına zarar verme” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlarından 4 yıldan 13 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianameyle birlikte, olayın detayları ve sanığın savunması da kamuoyuyla paylaşıldı.

Kundaklama Girişimi Ve Hızlı Müdahale

Olay, 11 Temmuz tarihinde, saat 23.29 sıralarında Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Büro Amirliğine ulaşan bir ihbarla ortaya çıktı. İhbarda, Ayasofya-i Kebir Camii’nde yangın çıkarmaya çalışan bir kişinin bulunduğu bilgisi üzerine, kolluk kuvvetleri vakit kaybetmeksizin olay yerine sevk edildi. Ekiplerin intikali esnasında, cami görevlilerinin hızlı müdahalesi sayesinde yangının büyümeden söndürüldüğü anlaşıldı. Bu durum, tarihi yapının daha büyük bir zarardan kurtulmasını sağladı.

Ayasofya’nın Koruma Altındaki Statüsü

Kundaklama girişiminin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü İstanbul 4 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından suç duyurusunda bulunulmasıyla birlikte kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Kentsel Arkeolojik Sit Alanı içerisinde yer alan, “Dünya Miras Alanı” sınırlarında bulunan ve birinci grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiş eşsiz bir yapıdır. Bu özel statü, camide meydana gelen herhangi bir zararı daha da ciddi bir mesele haline getirmektedir.

Sanığın Kundaklama Girişimi Ve Kamera Kayıtları

Güvenlik kamerası kayıtları, sanık Mesut Güçlü’nün olay anındaki hareketlerini detaylı bir şekilde ortaya koydu. İddianameye göre, sanık 11 Temmuz günü saat 22.57’de x-ray cihazından geçerek Ayasofya-i Kebir Camii’nin içine girdi. Yanında getirdiği bez torba içerisinden bir kitap olarak değerlendirilen nesneyi çıkardı ve cami sütunlarından birinin dibine götürdü. Saat 23.12’de ise burada ateşi yaktığı, ardından hızla camiyi terk ettiği ve bir araçla olay yerinden uzaklaştığı tespit edildi. Bu görüntüler, kundaklama girişiminin planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini gözler önüne serdi.

“Amacım Ayasofya Camii’ni Yakmaktı”: Sanık İfadesi

Sanık Güçlü’nün savcılık ifadesi, kundaklama girişiminin arkasındaki niyeti açıkça ortaya koydu. Kendi aracıyla Ayasofya-i Kebir Camii’ne geldiğini ve cemaatin yatsı namazını bitirmesinin ardından kendisinin de namaz kıldığını belirtti. İfadesinin devamında ise şu çarpıcı cümleleri sarf etti: “Cemaat ayrılmaya başlayınca yanımda getirmiş olduğum 1 adet İncil, 1 adet yazma ve farklı yerlerden toplanan yaprak ve ağaç parçalarını, kolonya kutusu ile birlikte yazmayı tutuşturup halının altına koyarak camiden ayrıldım. Amacım Ayasofya Camii’ni yakmaktı. Yanımda yazma bulundurmamın nedeni, inançlarımda kadın saçının cinsel bir obje olmamasından dolayı tepki mahiyetindedir. İncil’i de Ayasofya’nın önceden kilise olmasından dolayı dikkat çekme amacıyla getirdim. Benim herhangi bir pişmanlığım yoktur.” Bu beyanlar, sanığın eylemini bilinçli bir şekilde gerçekleştirdiğini ve herhangi bir pişmanlık duymadığını gösterdi.

Deliller Ve Hukuki Süreç

Soruşturma kapsamında, sanıktan ele geçirilen cep telefonu üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi de önemli deliller sağladı. Raporda, sanığın telefonunda Ayasofya-i Kebir Camii’nin yanı sıra bazı tarihi cami ve sur yerlerine ait internetten indirilmiş fotoğrafların bulunduğu kaydedildi. İddianamede, sanık Mesut Güçlü’nün yanında getirdiği kitap, yazma ve ağaç parçalarını yanıcı madde ile tutuşturarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin içindeki zemin halısını yaktığı ve bu birinci grup korunması gerekli kültür varlığına zarar verdiği belirtildi.

Hazırlanan iddianame, İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanığın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanması bekleniyor. Bu dava, Türkiye’nin kültürel ve tarihi miraslarının korunması adına önemli bir emsal teşkil edecek.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Meclis Başkanı Kurtulmuş’a Yönelik Hakaretamiz Sözlere Sert Tepki

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.