a

İstanbul Tramvay Hatlarında Artan Kazalar Acil Önlemleri Zorunlu Kılıyor

İstanbul’un en yoğun tramvay hatlarında son bir yılda art arda yaşanan kazalar hem yayaların hem de vatmanların güvenliğini yeniden gündeme taşıyor. Günlük...

İstanbul’un can damarı niteliğindeki toplu taşıma sistemlerinden tramvay hatlarında son dönemde yaşanan üzücü kazalar, şehirdeki yaya ve sürücü güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Özellikle kentin en yoğun hatları olan T1 Kabataş-Bağcılar ile T4 Bağcılar-Topkapı güzergahlarında meydana gelen çarpma ve sıkışma vakaları, kamuoyunda derin endişelere yol açtı. Güvenlik kameralarına yansıyan bu olaylarda bazı vatandaşlar yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Vatandaşların Yaşadığı Tramvay Kazaları Art Arda Geldi

İstanbul’un tarihi Fatih ilçesinde, geçtiğimiz günlerde Çemberlitaş Tramvay Durağı’ndan Beyazıt istikametine seyreden bir tramvay, aniden yola çıkan bir yayaya çarptı. Çarpmanın şiddetiyle kaldırıma savrulan kişi yaralandı. Olay, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Yaralı vatandaşa ilk müdahale olay yerine intikal eden sağlık ekipleri tarafından yapıldıktan sonra hastaneye sevk edildi. Kaza nedeniyle tramvay seferlerinde kısa süreli aksamalar yaşandı.

Bu talihsiz kaza, ne yazık ki bir ilk değildi. Son aylarda aynı hatlar üzerinde art arda meydana gelen benzer olaylar, kentteki trafik güvenliği sorunlarının ciddiyetini gözler önüne serdi. 18 Eylül’de, Beyoğlu’ndaki Tophane durağında yaşanan bir başka elim kaza, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sabah saatlerinde, yayalara kırmızı ışık yanmasına rağmen karşıya geçmeye çalışan C.A. isimli şahıs, seyir halindeki tramvayın çarpması sonucu ağır yaralandı. Tramvay ile demir bariyer arasında sıkışan C.A., uzun uğraşlar sonucunda olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Kazaya karışan vatman B.Ş. ise “taksirle yaralama” suçundan gözaltına alındı ancak savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

22 Nisan’da ise Haseki Durağı yakınlarında meydana gelen bir kaza, ölümle sonuçlandı. Yolun karşısına geçmeye çalışan 53 yaşındaki F.K., tramvayın altında kaldı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan F.K., tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bu kaza da çevredeki güvenlik kameralarına yansıdı.

2024 yılının Ekim ayında T4 Bağcılar-Kabataş tramvay hattında, Çapa ile Fındıkzade durakları arasında yaşanan bir başka olayda, yolun karşısına geçmeye çalışan yabancı uyruklu bir kişiye tramvay çarptı. Yaralı şahıs, itfaiye ekiplerinin çabalarıyla tramvayın altından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Yine 2024 yılının Mart ayında, Laleli Durağı yakınlarında motosikletli sürücü İ.K.’ya tramvay çarpmış, raylar ile tramvay arasında sıkışan 36 yaşındaki sürücü, itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak hastaneye sevk edilmişti. Ancak İ.K., tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Bu zincirleme kazalar, İstanbul tramvay hatlarında hem yayalar hem de sürücüler için daha kapsamlı ve etkili güvenlik önlemlerinin alınmasının aciliyetini bir kez daha ortaya koydu. Sadece yaya çarpmaları değil, Eminönü’nden Sirkeci istikametine ilerleyen bir tramvayın iki yıl önce raydan çıkarak elektrik direğini çevreleyen taşlara çarpması gibi olaylar da yaşanmış, bu kazalarda can kaybı olmasa da seferlerde önemli aksaklıklar meydana gelmişti.

Tramvaylarda Güvenlik Teknolojilerinin Güçlendirilmesi Zorunluluğu

Ulaştırma alanındaki çalışmalarıyla tanınan İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, şehir içi ulaşımda kullanılan tramvayların genellikle yoğun yaya trafiğine sahip bölgelerden geçtiğine dikkat çekerek, bu alanlarda teknolojik önlemlerin hayati bir rol oynadığını vurguladı. Ilıcalı, tramvaylarda halihazırda kullanılan üçlü güvenlik sisteminin önemini detaylandırdı ve eksikliklere değindi:

“Tramvaylar yaya yoğunluğunun çok olduğu bölgelerden geçiyor. Ancak yayalar her zaman geçitleri kullanmıyor. Bu durum da ciddi risk oluşturuyor.” diyen Prof. Dr. Ilıcalı, mevcut sistemleri şöyle açıkladı: “Tramvaylarda genel olarak radar sensörleri, kameralar ve diğer sensörler kullanılıyor. Bunlar sayesinde bir yayayı fark ettiğinde sistem uyarı veriyor. Ancak olur da sürücü de hata yaparsa, bu kez sistem devreye giriyor ve otomatik frenleme gerçekleşiyor. Eğer bu sistemler mevcut hatlarımızda yoksa, güvenliğin teknolojiyle güçlendirilmesi şart.”

Prof. Dr. Ilıcalı, benzer risklerin metrobüs hatlarında da görüldüğünü belirterek, metrobüs kazalarının önlenmesi amacıyla ASELSAN ve ULAK Haberleşme ile birlikte sürücüsüz veya yarı otonom kontrol sistemleri üzerine bir proje geliştirdiklerini ve bu projenin hayata geçmesini arzuladıklarını ifade etti. Teknolojinin artık sadece uyarı vermekle kalmayıp doğrudan müdahale edebildiğini belirten Ilıcalı, “Sürücü takip mesafesini koruyamıyorsa sistem sadece uyarı vermiyor, frene geçerek müdahale ediyor.” şeklinde konuştu. Ilıcalı, İstanbul’daki bazı tramvay sistemlerinde bu tür ileri teknolojilerin bulunmadığını veya yetersiz kaldığını vurgulayarak, yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojileriyle donatılmış yeni nesil sistemlerin derhal hayata geçirilmesi gerektiğini ekledi: “Eğer donanım ve yazılım yoksa, yapılmalı. Otomatik acil frenleme sisteminin mutlaka çalışır halde olması gerekiyor.”

Fiziki Bariyerler Ve Şehir Estetiği Dengesi

Şehir içi ulaşımda kritik bir yere sahip olan tramvay hatları, özel yollardan ilerlese de özellikle kalabalık bölgelerde yayaların bu hatlara kolayca girebildiği gözlemlenmektedir. Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, bu durumun ciddi güvenlik riskleri taşıdığını belirterek, Avrupa’daki başarılı uygulamaları örnek gösterdi ve kapsamlı çözüm önerilerini dile getirdi.

“Bu durumu önlemek için fiziki bariyerler yani setler gerekli. Avrupa’da bunun birçok örneği var. Ancak bu setler kaba, çirkin ya da sadece demir bariyerler değil; estetik görünümlü, şehir dokusuna uygun ve aynı zamanda gürültü azaltıcı özelliğe sahip yapılar.” diyen Ilıcalı, bu tür çözümlerin yayaların tehlikeli geçişlerini engellemede oldukça etkili olabileceğini vurguladı. Yayaların, belirlenmiş geçitleri kullanmak yerine genellikle boşluk buldukları her yerden geçme eğiliminde olduğunu hatırlatan Ilıcalı, sözlerini şöyle tamamladı: “Hem güvenliği artırmak hem de şehir estetiğini bozmamak adına bu tür akıllı, çok fonksiyonlu bariyer sistemleri artık bir ihtiyaç. İstanbul gibi yoğun metropollerde bu önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.”

Kaza Riski Haritalaması Ve İnsan Faktörü Vurgusu

İstanbul’daki ulaşım güvenliğini artırmaya yönelik tartışmalar devam ederken, kazaların yoğunlaştığı bölgelerde ‘siyah nokta’ (kaza riski yüksek bölge) haritalarının hazırlanması gerektiği sorusu gündeme geldi. Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, bu konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:

“Bu tarz çalışmaların yapıldığını sanmıyorum. Aslında artık yapılmasına gerek bile kalmadan, bazı gerçekler ortada. Şehir içinde tramvay, çok önemli ve modern bir ulaşım aracı. Ancak bu sistemin özellikle yoğun bölgelerde en üst düzey teknolojiyle donatılması, artık bir tercih değil, zorunluluk.”

Türkiye genelindeki trafik kazalarıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Ilıcalı, ölümlü kazaların büyük çoğunluğunun insan hatasından kaynaklandığını dile getirdi. Çözüm için kalıcı trafik bilincinin ve caydırıcı cezaların önemine değinen Ilıcalı, “Trafik kazalarında insan faktörü %99. Sürücü ve yayalar olarak ne yazık ki kurallara uymuyoruz. Bu tabloyu değiştirmek için iki temel başlıkta çalışma yürütüyoruz.” dedi.

İlk olarak, küçük yaşta trafik bilinci kazandırılmasının kritik önemine dikkat çeken Ilıcalı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte neredeyse tüm ilkokullarda ‘Trafikte Küçük Hata Yoktur’ projesi kapsamında eğitimler veriyoruz. Bu bilinci küçük yaşta kazandırmak kritik.” ifadelerini kullandı. İkinci önemli başlığın ise caydırıcı cezalar olduğunu belirten Ilıcalı, İçişleri Bakanlığı ile bu konuda sürekli temas halinde olduklarını söyledi. Ilıcalı, “Sayın Bakan bu konuda oldukça hassas. Alınan önlemler var, ancak kurallara uyulmayan bir ortamda daha ciddi adımlar atılması gerekiyor.” şeklinde konuştu. İstanbul tramvay hatlarında yaşanan kazaların önüne geçmek için teknolojik yenilikler, fiziksel altyapı iyileştirmeleri ve kapsamlı toplumsal bilinçlendirme çalışmaları bir bütün olarak ele alınmalı ve bir an önce hayata geçirilmelidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Bursa Semalarında Nadir Görülen Mercek Bulutu Oluşumu Vatandaşların İlgisini Çekti

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.