Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmeleri devam ederken, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçeleri de kapsamlı bir şekilde ele alındı. Komisyonda bir konuşma gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sözlerine Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri uçakta şehit olan 20 kahraman askere rahmet dileyerek başladı. Bakan Ersoy, sunumunda Türkiye’nin turizmdeki yükselişine ve arkeolojik keşiflerdeki “altın çağa” dikkat çekti.
Bakan Ersoy, Türkiye’nin global çapta tanınan güçlü bir turizm markası haline geldiğini belirterek, çarpıcı verileri paylaştı. Ersoy’un açıklamalarına göre, 2025 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye’ye gelen toplam ziyaretçi sayısı 50 milyon kişiye ulaştı. Bu dönemdeki turizm gelirleri ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla önemli bir artış göstererek %5,7 oranında yükseldi ve 50 milyar Dolara ulaştı. Bu rakamın, tüm zamanların dokuz aylık gelir rekoru olduğu vurgulandı.
Türkiye’nin uluslararası sıralamalardaki yükselişine de değinen Bakan Ersoy, “2017’de dünyada en çok turist çeken ülkeler arasında 8’inci sıradayken, 2024’te 4’üncü sıraya yerleştik” ifadelerini kullandı. Turizm gelirlerinde de benzer bir ivmenin yaşandığını kaydeden Ersoy, “2017’de 15’inci sırada olan ülkemiz, 2024’te 7’nciliğe yükseldi” şeklinde konuştu. Bakan Ersoy, bu başarılı seyrin, yıl sonunda ulaşılması hedeflenen 64 milyar Dolarlık gelir hedefine kararlı adımlarla ilerlendiğinin bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.
Bakan Ersoy, Türkiye’nin dijital tanıtım platformlarındaki üstünlüğüne dikkat çekerek, ülkenin turizm yüzünün global arenada ne denli etkili bir şekilde sunulduğunu gözler önüne serdi. YouTube kanalının 5,28 milyon abone sayısıyla rakip ülke hesapları arasında birinci sıradaki yerini koruduğunu kaydeden Ersoy, TikTok’ta 4,8 milyon takipçiyle ülke hesapları arasında lider konumda bulunulduğunu, Instagram’da ise 3,8 milyon takipçiyle ikinci sırada yer alındığını açıkladı. Ersoy, Go Türkiye platformunun da bu alandaki dünya lideri tanıtım portallarından biri olduğunu vurguladı.
Platformun İstanbul ve Antalya temalı iki mini dizisinin toplamda 2,4 milyar görüntülenme sayısına ulaşarak Türkiye’nin marka değerini daha da yükselttiğini ve ülke tanıtımında yeni bir dönemin kapılarını araladığını dile getiren Bakan Ersoy, arkeolojik keşiflerin global tanıtımında da büyük bir sıçrama kaydedildiğini belirtti. Bu kapsamda Roma’daki Kolezyum’da düzenlenen Göbeklitepe sergisinin 6 milyon kişi tarafından ziyaret edildiğini aktaran Ersoy, bu tür etkinliklerin farklı ülkelere taşınarak tanıtım çalışmalarının sürdürüleceğini ifade etti.
Bakan Ersoy, turizmde vatandaşların yüksek kalitede hizmet almasını sağlamak amacıyla ücretsiz halk plajı projelerinin hayata geçirildiğini anlattı. Ersoy, 2019 yılında başlatılan bu projenin bugün itibarıyla 19 ayrı noktada hizmet verdiğini ve önümüzdeki yıl içerisinde 7 adet yeni ücretsiz girişli halk plajının yapımının planlandığını kaydetti. Türkiye’nin Mavi Bayraklı plaj sayısında dünya üçüncüsü konumunda bulunduğunu da gururla dile getirdi.
Bakan Ersoy, Türkiye’nin arkeoloji alanındaki yoğun çalışmalarının bir “altın çağ” başlattığını ifade etti. Ersoy’un verdiği bilgilere göre, 2025 yılı sonunda yürütülen tüm kazı ve araştırma çalışmalarının sayısı yıllık 780’e ulaşacak. Kültürel mirasa verilen önem ve sorumluluk bilinciyle yürütülen bu özverili çalışmalar neticesinde, ülkedeki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının sayısı 129 bin 506’ya, sit alanlarının sayısı ise 27 bin 462’ye yükselmiş durumda.
Ersoy, 2025 yılında 65 ilde 255 kazı alanına ulaşıldığını ve yabancı heyetlerce yürütülen 29 kazının da 12 aylık kazı programına dahil edilerek her birine Türk koordinatör kazı başkanı atandığını belirtti.
Bakan Ersoy, “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında Anadolu’nun dört bir yanındaki 17 antik kentte ziyaretçi karşılama merkezi ve çevre düzenleme projelerinin tamamlandığını, 8 noktada ise çevre düzenleme uygulamalarının bitirildiğini aktardı. Ayrıca, tarihimizin dönüm noktalarından biri olan ve dünyanın en büyük Türk İslam mezarlığı olma özelliğini taşıyan Bitlis’teki Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ziyaretçi karşılama merkezinin, Cumhurbaşkanının teşrifleriyle 25 Ağustos tarihinde açıldığını duyurdu.
Ersoy, arkeolojik çalışmaların sadece karada değil, su altında da devam ettiğini vurguladı. Kemer Datça’da Osmanlı donanmasından bir gemide kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirten Bakan, bu gemiden elde edilen bulguların dönemine ait önemli veriler sunduğunu ifade etti. Tüm bu arkeoloji çalışmaları için 2025 yılında 3,5 milyar Türk Lirası kaynak ayrıldığını açıkladı.
Proje kapsamında ilk 10 aylık süreçte bin 200’den fazla uzman ve 3 binden fazla çalışanın istihdam edildiğini belirten Ersoy, 15 binden fazla envanterlik buluntunun gün yüzüne çıkarılması ve bu buluntuların bilimsel yayınlar aracılığıyla arkeoloji dünyasına kazandırılmasının nitelik olarak en üst seviyeye ulaşıldığının göstergesi olduğunu söyledi. 06 Ağustos 2025 tarihinde Cumhurbaşkanının teşrifleriyle Millet Kütüphanesi’nde açılan “Bir Vizyonun Doğuşu: Geleceğe Miras Projesi-Arkeolojinin Altın Çağı” adlı sergide, 37 ilden toplam 570 eserin ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu aktardı. Bu eserlerden 52’sinin yasa dışı yollarla ülkemizden çıkarılıp daha sonra Türkiye’ye kazandırılan eserlerden oluştuğunu vurguladı. Bakan Ersoy, “Ülkemizin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelesindeki kararlılığını tüm dünyaya göstererek, kararlı ve titiz çalışmalar sonucunda iadesi sağlanan Boubon Antik Kenti kökenli bronz Marcus Aurelius heykeli öne çıkan eserler arasındadır” dedi.
2024 yılında hayata geçirilen “Türk İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeler Ulusal Envanter Projesi” kapsamında İstanbul, Tokat, Diyarbakır ve Denizli illerinde belirlenen mezarlık alanlarında belgeleme çalışmalarının 2025 yılında tamamlandığını hatırlatan Ersoy, 2026 yılında saha çalışmalarına ülke çapında devam edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilen varlık sayısının 22 olduğunu aktaran Bakan, 2020 yılında UNESCO Geçici Listesi’ne kaydedilen “Zerzevan Kalesi ve Mithraeum”un adaylık dosyasının 2026 yılında değerlendirilmek üzere Dünya Miras Merkezi’ne sunulduğunu bildirdi. Ayrıca, “Ankara: Modern Bir Cumhuriyet Başkentinin Planlanması ve İnşası”nın UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne eklenerek, listedeki varlık sayısının 79’a yükseldiğini kaydetti. Bakan Ersoy, “2025 yılı içerisinde tarihinde ilk kez Ayasofya-i Kebir Camii Bütüncül Projesi tamamlanmış, muhtemel risklere karşı Ayasofya’nın koruma çalışmaları devam etmektedir” açıklamasında bulundu.
Bakan Ersoy, “Gece Müzeciliği” uygulamasının kültürel deneyimlere kattığı farklı boyuta değindi. Özenle tasarlanmış aydınlatma sistemleriyle ışıklandırılan antik kentler ve müzelerin, misafirlerine gündüzden çok daha büyülü ve unutulmaz bir deneyim sunduğunu belirten Ersoy, 2025 yaz döneminde, 01 Haziran – 01 Ekim tarihleri arasında 27 müze ve ören yerinde gece ziyaret imkanının sunulduğunu açıkladı. 2024 yılında başlatılan bu uygulama kapsamında içinde bulunulan yılda 550 binden fazla ziyaretçinin bu eşsiz deneyimden faydalandığını sözlerine ekledi.
Ersoy, 2025 yılında 22 adedi proje yapımı ve 59 adedi yeni müze binası çalışması olmak üzere toplam 81 işin tamamlandığını bildirdi. Halen devam eden 105 adedi proje ve 93 adedi bakım, onarım ve restorasyon olmak üzere toplam 198 adet iş için yaklaşık 6 milyar Türk Lirası ödenek kullanıldığını belirtti.
Bakan Ersoy, Hatay’da eski Meclis binası ve Gastronomi binalarındaki restorasyon çalışmalarının, Kurtuluş Caddesi’nin tarihi dokusunu yeniden ayağa kaldırmak amacıyla başlatılan kentsel tasarım uygulamalarının 1. ve 2. etap çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Aslına uygun olarak yeniden inşa edilen tarihi Meclis binasının önümüzdeki dönemde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne bağlı yerleşik bir sahne olarak hizmet vereceği bilgisini paylaşan Ersoy, Bakanlıkça özel mülkiyetteki kültür varlıklarının korunması noktasında atılan adımlara değindi.
Mayıs 2023’te yapılan yönetmelik değişikliği ile afet bölgesinde proje yardımı üst limitinin 5 kat, uygulama yardımı üst limitinin ise 10 kat artırıldığını belirten Bakan, deprem bölgesindeki özel mülkiyette bulunan tescilli taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik yardım çalışmaları için 2025 yılında 1,5 milyar Türk Lirası ödenek ayrıldığını ve 2026 yılında da aynı miktarda ödenek ayrılmasının planlandığını kaydetti.
Bakan Ersoy, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nin müze ve kültür merkezine dönüştürülmek üzere restorasyon çalışmalarının başladığını ve 2026 yılı içerisinde müze, tiyatro salonu, konferans salonu, atölyeler, kütüphane ve açık hava etkinlik alanlarını içeren bir kompleks olarak vatandaşların ziyaretine açılacağını duyurdu. Antalya için de önemli hedefleri açıklayan Ersoy, yenilenmesinin ardından bölgede bir odak noktası haline gelecek olan Antalya Müzesi’nin çok daha fazla eserin sergilenmesine olanak tanıyacak çağdaş müzecilik anlayışıyla 2026 yılında halkla buluşturulacağını belirtti.
Ersoy, yeni Antalya Müzesi’nde kapalı alanın 9 bin 500 metrekareden 19 bin 500 metrekareye çıkarılacağını, mevcut alanın neredeyse ikiye katlanacağını ifade etti. Açık alanın da modern müzecilik anlayışıyla 22 bin 677 metrekareye güncelleneceğini ekleyen Bakan, yeni müzenin sergi alanlarında yaklaşık %164’lük bir artış olacağını ve mevcut 4 bin 172 metrekarelik sergi alanının 11 bin metrekareye yükseleceğini dile getirdi. Böylelikle depoda sergilenmeyi bekleyen eserlerin büyük bölümünün ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacağını aktardı.
Bakan Ersoy, 2025 yılı itibarıyla Bakanlığın 217 müze, 146 düzenlenmiş ören yeri ile hizmet verdiğini ve Bakanlık denetiminde faaliyet gösteren özel müze sayısının da 448’e ulaştığını bildirdi. Bu özel müzelerde toplamda 285 bin 348 kayıtlı eserin yer aldığını belirtti. Ersoy, 2025 yılı Ekim ayı sonu itibarıyla Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini yaklaşık 29 milyon 700 bin kişinin ziyaret ettiğini bilgisini paylaştı.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin vizyonunun “Kültür ve sanatla bütünleşmiş bir turizm” olduğunu belirten Bakan Ersoy, bu vizyonla ortaya konan kültür politikalarının bir sonucu olarak Festivalin, kapsadığı alan ve katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivali haline geldiğini ifade etti. 2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne her yıl ülkemizden ve dünyadan farklı sanatçılar ve sanat kurumlarının dahil edildiğini kaydeden Ersoy, bu yıl Manisa, Kayseri, Mardin ve Malatya ile Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan şehir sayısının 20’ye çıktığını açıkladı.
Bakan Ersoy, ulusal düzeyde Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne 352 yaşayan kültür değerinin kaydedildiğini belirtti. Uluslararası düzeyde ise UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi’nin belirlediği en önemli koruma araçları olarak öne çıkan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kayıtlı 31 yaşayan kültür değeriyle Türkiye’nin, Sözleşme’ye taraf olan devletler arasında listelere en çok unsur kaydettiren ikinci ülke konumunda olduğunu vurguladı. Ersoy, 2025 yılı sonunda bir kültürel değerimizin daha listelere kaydedilmesiyle birlikte kayıtlı unsur sayısının 32’ye çıkmasının beklendiğini sözlerine ekledi.
Amerika Birleşik Devletleri Belirli Tarımsal Ürünlerde Gümrük Vergisi Muafiyeti Başlattı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.