a
  • Tek Sayfa Haber
  • Ekonomi
  • Bakan Kurum İlk Evim Arsa İmar Planlarının Kısa Sürede Tamamlanacağını Açıkladı

Bakan Kurum İlk Evim Arsa İmar Planlarının Kısa Sürede Tamamlanacağını Açıkladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "TOKİ'mizin İlk Evim Arsa projesinde geldiğimiz noktada 235 bin hak sahibi kardeşimiz var, 107 bin 534'ü için imar planları tamamlanmış. Kalanları da çok kısa süre içerisinde tamamlanacak, verilecek" dedi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2026 yılı bütçe görüşmelerinin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakan Kurum, başta 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler olmak üzere, ülkenin gündemindeki önemli projelere ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu. Deprem bölgesindeki inşa ve ihya faaliyetlerinin yanı sıra, “İlk Evim Arsa” projesindeki imar planlarının tamamlanma süreci ve çeşitli kentsel dönüşüm uygulamaları hakkında da önemli bilgiler paylaştı.

Deprem Bölgesindeki Yeniden Yapılanma Sürecinde Hız Kesilmiyor

Bakan Kurum, 06 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve 11 ili etkileyen büyük deprem felaketinin ardından yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Depremin siyaset konusu yapılmasının, kaybedilen canların ve yeni yuvalarına kavuşan vatandaşların hüzün ve mutluluklarına karşı bir hürmetsizlik olduğunu dile getirdi. Afetin ilk gününden itibaren hem yapılması gereken işlere odaklandıklarını hem de “algı ve yalanlarla” mücadele ettiklerini belirtti. Kurum, depremin üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen, 15’inci gününde konutların temellerinin atıldığını ve 45’inci gününde ilk anahtarların hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlattı. Bu süreçte deprem bölgesinde dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin bu alanda tek kelimeyle “destan yazdığını” ifade etti.

Depremden etkilenen 11 ilde yürütülen yerinde dönüşüm projeleri kapsamında 121 bin yuvanın inşa edildiğini aktaran Bakan Kurum, 90 bin sosyal konut projesinin de bölgede devam ettiğini bildirdi. Hak sahipleriyle rezerv alandaki kentsel dönüşüm projeleriyle birlikte teslim edilen yuva sayısının çok yakın bir zamanda 680 bine ulaşacağını müjdeledi.

Konteyner kentlerdeki duruma da değinen Kurum, “Şu an halihazırda konteyner kentlerde kalan hak sahibi vatandaşımız 41 bin. Bu vatandaşlarımızın 29 bin 900’üne ev çıkmış” dedi. Yıl sonunda tüm hak sahiplerinin evlerine yerleşeceğini ve hiç kimsenin konteynerda kalmayacağını belirterek, bölgedeki konutların inşa edilmesiyle birlikte konut fiyatlarında da düşüş yaşandığını gözlemlediklerini ifade etti.

Fay Hattı Üzerine Sıfır İnşaat Politikası

Bakan Kurum, depremden etkilenen 11 ilde normal hayata dönüş için bilim ve teknolojinin ışığında her türlü yol ve yöntemi titizlikle uyguladıklarını söyledi. Bu süreçte sağlam zeminleri belirlediklerini ve “fay hattı üzerine hiçbir inşaat faaliyeti yapmadıklarını” net bir dille ifade etti. Çevreyi de koruyarak gerçekleştirilen bu çalışmalar sonucunda Hatay, Antakya, Defne, İskenderun, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye gibi şehirlerde 06 Şubat sabahından daha fazla yeşil alanın mevcut olduğunu ekledi. Rezerv alanların bölge için bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu belirten Kurum, vatandaşların istemediği hiçbir alanda zorla rezerv alan ilan etmediklerini ve proje gerçekleştirmediklerini vurguladı.

Konut Projelerindeki Gelişmeler Ve Toki Vurgusu

TOKİ’ye yönelik eleştirileri şaşkınlıkla takip ettiğini dile getiren Bakan Kurum, “Bugün deprem bölgesindeki herkes TOKİ konutlarında oturmak istiyor, TOKİ binalarında oturmak istiyor. Türkiye’de milyonlarca aileye yuva kuran, inşa eden TOKİ ile ‘mağduriyet’ kelimelerini yan yana koymayalım” değerlendirmesini yaptı. Asrın felaketinden sonra önceliklerin değiştiğini ve büyük bir yıkımı bir an önce gidermek için tüm güçleriyle bölgede seferber olduklarını dile getirdi. Bu durumun bazı projelerde yavaşlamalara neden olduğunu ancak genel ilerlemenin kesintisiz devam ettiğini açıkladı.

“İlk Evim Arsa” projesinde gelinen noktada 235 bin hak sahibi vatandaşın bulunduğunu ve 107 bin 534’ü için imar planlarının tamamlandığını bildiren Kurum, kalanların da çok kısa süre içerisinde tamamlanıp hak sahiplerine verileceğini ifade etti. Yine bu proje kapsamında 250 bin “İlk Evim” sosyal konut projesi başlattıklarını hatırlatarak, “Şu an 253 bin 840 konutunun yapımı başladı” bilgisini paylaştı. Milletin gönlünü ferah tutmasını ve kendilerine güvenmesini istediğini belirten Bakan Kurum, “1 milyon 750 bin sosyal konutu teslim eden bir irade, her afette milletin yanına iki saat sonra koşmuş olan bu kadro, İlk Evim Arsa projemizde de hiç rahatsızlık duymayın, bu konutlarımızı da tamamlayacaktır” sözleriyle projelerin aksamayacağını ifade etti.

Uygun Maliyetli Konut Edinme Modelleri Ve Arnavutköy Sazlıdere Projesi

Bakan Kurum, Gayrimenkul Sertifikası modeli ve Damla Kent projesine ilişkin soruları da yanıtladı. Bakanlık olarak vatandaşın uygun maliyetle, güvenle ve huzurla ev sahibi olabilmesi için her türlü argümanı ortaya koyduklarını belirtti. Bir yandan sertifika modeli geliştirdiklerini, bir yandan da Emlak Katılım Bankası aracılığıyla faizsiz konut, iş yeri ve araç edinimine imkan tanıdıklarını aktardı. Damla Kent projesiyle de gayrimenkul sertifikası sunduklarını ve bu kararlılıklarının en büyük ispatlarından biri olduğunu vurguladı. Bu projeyle vatandaşların sertifika alarak ev sahibi olabildiğini ve bunun milletin yuva hayalini gerçekleştirmeye yönelik sözlerinin bir kanıtı olduğunu söyledi.

Arnavutköy Sazlıdere’deki sosyal konut projesine yönelik eleştirilere de yanıt veren Bakan Kurum, bu konunun insafsız yalanlarla dolaşıma sokulduğu önemli başlıklardan biri olduğunu belirtti. Projede yalnızca dar gelirli vatandaşların hak sahibi olabileceğini ve sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının konut alabileceğini vurgulayarak, ısrarla aynı algıların yapılmaya devam edildiğini ifade etti.

Gebze’deki Bina Çökmesi Ve Destek Çalışmaları

Gebze’de yaşanan bina çökmesi ile ilgili soru üzerine Bakan Kurum, hızlı bir şekilde olay yerine giderek durumu bizzat yerinde incelediğini belirtti. Bölgede 4 bin 988 bağımsız birimin incelendiğini, boşaltılan binalarla ilgili risk analizlerinin yapıldığını ve riskli bulunan 21 bina hakkında vatandaşlara bilgi verildiğini açıkladı. Bu binaların 2000 yılı öncesi yapılmış yapılar olduğunu ve üç tanesinin yeni yapılmasına rağmen projesine uygun olmaması nedeniyle riskli bulunduğunu söyledi. Bu binalarla ilgili kentsel dönüşüm yapabileceklerini ve bu süreçte her türlü kira ve taşınma yardımı sağlayacaklarını ifade eden Kurum, yıkım sonrası mağdur olan esnaf ve evine giremeyen vatandaşlara da destek verileceğini bildirdi.

Uluslararası Arenada Türkiye: Cop31 Ev Sahipliği Ve İklim Kanunu

Türkiye’nin ev sahipliğini ve başkanlığını yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ilişkin de açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, “Türkiye’nin COP31 ev sahipliği almaya dair başarısı küçümsenecek değil, hep birlikte gurur duyacağımız bir başarıdır” dedi. 196 ülkenin liderinin katılacağı bu zirvenin Türkiye’de yapılacağını, Türkiye’nin aynı zamanda COP31’in gündemini ve yürütülmesinden sorumlu ülke olacağını, dolayısıyla COP31 başkanı olarak son kararı Türkiye’nin vereceğini belirtti.

İklim Kanunu sorusunu da yanıtlayan Bakan Kurum, günümüzde dünyanın afetler başta olmak üzere iklim krizinden ciddi sorunların etkisi altında olduğunu vurguladı. Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle Türkiye’nin de bu durumdan etkilendiğini ifade etti. Bu duruma karşı geliştirilen özgün mekanizmalarla bir yandan kendi hassasiyetlerini gözettiklerini, diğer yandan da uluslararası düzeyde aktif politikalara öncülük ettiklerini aktardı. İklim Kanunu’nun bu noktada devreye girdiğini ve Sayın Cumhurbaşkanının ilan ettiği 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve Yeşil Büyüme vizyonu çerçevesinde iklim değişikliği ile mücadeleye ivme kazandıracağını belirtti. Kurum, “Bu ülkenin çevresine, doğasına, suyuna, toprağına halel getirecek hiçbir düzenlemede bizim imzamız olmaz. İklim Kanunu da iddiaların tam aksine Türkiye’nin geleceğini korumak için atılmış stratejik bir adımdır” diyerek kanunun önemine dikkat çekti.

Komisyondaki görüşmelerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yanı sıra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2026 yılı bütçeleri ile Türkiye Çevre Ajansının Sayıştay raporu kabul edildi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Uluslararası Petrol Piyasasındaki Hareketlilik Benzin Ve Motorin Fiyatlarına Yansımıştır

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.