Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman Üniversitesi’nde düzenlenen “Küresel Meydan Okumalar ve Türkiye” konulu önemli bir konferansa iştirak etti. Batı Raman Kampüsü Fen-Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa, Batman Valisi Ekrem Canalp, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ekrem Doğan’ın yanı sıra üniversite senato üyeleri, il protokolü, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
Konferansın ardından Bakan Şimşek’e, Batman Üniversitesi Senatosu tarafından alınan özel bir kararla fahri doktora unvanı takdim edildi. Bu unvan, Şimşek’in ulusal ve uluslararası alandaki görevleri, ülkenin birlik ve beraberliğine verdiği önem, ekonomik sorunlara yaklaşımı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik anlamda daha da güçlenmesine sunduğu katkılar nedeniyle verildi. Fahri doktora belgesini Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, Senato adına Bakan Şimşek’e takdim ederek cübbesini giydirdi.
Bakan Şimşek, kendisine verilen bu unvanın derin bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Batman Üniversitesi’nin bana layık gördüğü fahri doktora benim için sadece bir unvan değil, çok özel ve büyük anlam ve değer taşıyan bir törendir. Aslında okuryazar olmayan, geçimlik tarımla uğraşan Batmanlı bir ailenin en küçük evladı olarak tabii ki gurur duyuyorum. Çok mutlu oldum. Memnuniyetle Batman’la bağımı çok daha pekiştirecek bu unvanı kabul ediyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmasında Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecekteki potansiyelini değerlendiren Bakan Şimşek, ülkenin yaşlanan nüfusun neden olabileceği sorunlara karşı diğer ülkelere kıyasla daha dirençli olduğunu belirtti. Şimşek, Türkiye’de hane halkının borcunun milli gelire oranının yalnızca yüzde 10 olduğunu vurgulayarak, bu oranın düşük seyretmesinin ekonomik açıdan önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Bakan, “Bu ne anlama geliyor? Biz enflasyonu düşürdükçe finansal koşullar elverişli hale gelecek. Yani faizler de düşecek, düşüyor. Ve bunun sayesinde daha çok kişi erken aşamada konut sahibi olabilecek, araba sahibi olabilecek. Çünkü daha uzun vadeli, daha uygun koşullarda finansmana erişecek. Ve borç düşük olduğu için bu süreç Türkiye’nin hızlı büyümesinin önünü açacak” dedi.
Küresel çapta büyümenin yavaşlamasının temel nedenlerinden birinin yaşlanan nüfus olduğuna işaret eden Şimşek, Türkiye’nin bu konuda hala önemli bir fırsat penceresine sahip olduğunu dile getirdi. Bakan, “Önümüzdeki 8-10 yıl içerisinde Türkiye’nin çalışma çağındaki nüfusu artmaya devam ediyor. Bu önemli ama daha önemli bir konu var: Özellikle kadınların iş gücüne katılım oranı düşük. Bu bizim için şu anda bir sorun ama doğru reformları yaparak, doğru adımları atarak, kadınların iş gücüne katılım oranını artırarak, Türkiye’nin bu fırsat penceresini 2030’lu yıllarda değil, çok rahat bir şekilde 2040’lı, 2050’li yıllara taşıyabiliriz. Türkiye’nin bu yaşlı nüfus sonucu ortaya çıkacak sorunlara tabii ki biz bağışık değiliz ama nispeten ticarette olduğu gibi daha dayanıklıyız” açıklamasında bulundu.
Bakan Şimşek, yapay zeka ve dijital dönüşümün dünya ekonomisindeki rolüne de değinerek, Türkiye’nin bu alandaki hazırlıklarını paylaştı. Yapay zekanın, robotların ve otonom sistemlerin daha önceki sanayi devrimlerinden çok daha büyük bir dönüşüme yol açacağını belirten Şimşek, bu durumun verimlilik artışı için büyük bir fırsat sunarken, istihdam piyasaları ve gelir eşitsizliği gibi konularda da önemli sorunları beraberinde getireceğini ifade etti. Şimşek, “Bizi çok önemli bir fırsat ama çok önemli sorunlar bekliyor” dedi.
Uluslararası bir araştırmaya göre, 55 ülkede 22 sektör ve 1.000 şirketin CEO’sunun yüzde 86’sının yapay zeka ve bilgi işleme teknolojilerini geleceği şekillendirecek alan olarak gördüğünü aktaran Bakan, Türkiye’nin bu devrime hazır olduğunu belirtti. Şimşek, bu hazırlığın temel bileşenlerinin insan kaynağı, fiziki altyapı ve teknolojiye erişim olduğunu vurguladı. “IMF her sene ‘Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’ni yayınlıyor. Yani ülkeler bu devrime hazır mı, değil mi diye. Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’ne bakarsanız, bize benzer ülkelerin ilerisindeyiz. Ama dünyanın gelişmiş ülkelerin de bir miktar gerisindeyiz. Şimdi bizim hedefimiz gelişmiş ülkelerle arayı kapatmak” ifadelerini kullandı. Bu doğrultuda, tüm ülkeye fiber optik altyapının yayıldığını, 5G+ teknolojisinin Nisan ayı itibarıyla devreye alınacağını ve yapay zeka fabrikaları olarak nitelendirilen büyük ölçekli veri merkezlerinin inşa edildiğini bildirdi.
Bölgesel ve küresel gelişmelere de değinen Bakan Şimşek, Gazze’deki insani krize dikkat çekerek, ateşkesin devamının bölge için hayati önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin yakın coğrafyasında barış ve huzuru temin etmeye yönelik çabalarını takdirle karşıladığını ifade eden Şimşek, “Bizim için bu bağlamda önemli bir konu ‘Terörsüz Türkiye’. Son 47-48 yılda 2 trilyon Dolar maalesef kayba uğrandı, kaynak harcandı. Düşünün, 2 trilyon Doları biz ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine harcasak önümüzdeki 50 yılda Türkiye’yi kim tutar? Bu bölgeyi kim tutar?” sözleriyle terörün ülkeye maliyetini gözler önüne serdi.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin önemli bir etnik sorunu barış ve kardeşlik içinde çözmesinin tüm bölge için umut anlamına geldiğini ve bölgesel entegrasyonu teşvik edeceğini dile getirdi. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) bölgelerine yönelik özel sektör teşviklerine rağmen, terörün yarattığı belirsizlik nedeniyle yatırımların sınırlı kaldığını hatırlatan Şimşek, “Ama özel sektör yatırımları şimdi filizlenmeye başladı, güçlenmeye başladı. Bölgemizde nüfus genç. Yani beşeri sermaye var. Beşeri sermaye varsa, teşvik varsa, altyapı varsa geriye finansal sermaye, özel sektör girişimciliği kalıyor” değerlendirmesinde bulundu. Bakan, Batman’da 2-3 adet organize sanayi bölgesinin inşa edildiğini ve büyük bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, “Bence ‘Terörsüz Türkiye’ ile birlikte kişi başına gelir, GAP ve DAP bölgesinde Türkiye ortalamasının iki katına çıkacak. Ve arayı hızla kapatacak” öngörüsünü paylaştı.
Ekonomi politikaları hakkında da bilgi veren Bakan Şimşek, enflasyonla mücadele ve mali disiplinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Şimşek, enflasyonun düşmesiyle birlikte Türkiye’nin büyük bir ekonomik çıkış yaşayacağını ifade ederek, geçmişte enflasyonun düşük olduğu dönemlerde Türkiye’nin yüzde 6 civarında büyüdüğüne dikkat çekti. Konut ve gıda arzını artırmaya yönelik tedbirlerle de enflasyonla mücadele edildiğini dile getiren Bakan, küresel koşulların da Türkiye lehine elverişli hale geldiğini belirtti. Doların zayıflamasının ve düşük petrol fiyatlarının Türkiye’nin ithalat maliyetlerini düşürdüğünü, Euro’nun değer kazanmasının ise Avrupa’ya yapılan ihracat açısından olumlu olduğunu vurguladı.
Enflasyonun 2022 yılında yüzde 85 ile zirveye ulaştığını ve o yılı yüzde 64 ile kapattığını, 2023 yılında ise programın ilk döneminde aynı düzeyde kaldığını hatırlatan Şimşek, “Sonra geçen sene yüzde 44’e düştü. Şimdi yüzde 31’e. Hedefimiz gelecek sene yüzde 20’nin altına, bir sonraki senede tek haneye düşürmek” açıklamasını yaptı. Bütçe disiplininde de önemli adımlar atıldığını kaydeden Bakan Şimşek, deprem nedeniyle harcanan 90 milyar Dolar miktarına rağmen bütçe açığının düşürülmesi yönünde tedbirler alındığını sözlerine ekledi.
Konferans ve diğer temaslarının ardından Bakan Şimşek, Batı Raman Kampüsü’nde yapımı tamamlanan Batman Üniversitesi Camisi’nin açılışını gerçekleştirdi. İl Müftüsü Ahmet Durmuş’un duaları eşliğinde düzenlenen açılış törenine, protokol üyeleri ve üniversite mensupları katıldı.
Terörsüz Türkiye Raporunda Silahsızlanma Temel Koşul Olarak Sunuldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.