Milli Eğitim Bakanlığı ev sahipliğinde, Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Dijital İkiz Atölyeleri Projesi Tanıtım Toplantısı, mesleki ve teknik eğitimin geleceğine yönelik önemli gelişmelere sahne oldu. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra çok sayıda öğretmen, öğrenci ve davetli katılım sağladı. Programda yapılan konuşmalar, Türkiye’nin mesleki eğitimdeki mevcut durumunu ve gelecek vizyonunu kapsamlı bir şekilde ortaya koydu.
Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, dijital teknolojilerin, yapay zekânın ve otomasyonun günümüz dünyasında üretimden günlük yaşama kadar pek çok alanı yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti. Bakan Tekin, bilginin hızla yayıldığı bu dönemde, bilginin hakikat, hikmet ve ahlakla bağını korumanın her zamankinden daha güç bir hâle geldiğini vurguladı. Verinin artık iktisadi dengeleri, siyasal süreçleri ve toplumsal ilişkileri derinden etkileyen bir güç odağına dönüştüğünü belirten Bakan Tekin, gençlerin bu karmaşık ortamda kendilerini doğru konumlandırabilmelerinin önemine değindi. Gençlerin “Ben kimim, neye emek veriyorum, bu emek aileme, ülkeme ve insanlığa nasıl bir karşılık üretiyor” gibi temel sorulara tutarlı cevaplar bulabilmelerinin, maarif anlayışı açısından merkezî bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Bakan Yusuf Tekin, konuşmasında mesleki ve teknik eğitimin, Türkiye’nin beşerî sermayesini güçlendiren temel alanlardan biri olduğunu belirtti. Küresel ölçekte mesleki eğitimin ortaöğretim içindeki payına ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Bakan Tekin, Almanya’da bu oranın yaklaşık yüzde 47, İsviçre’de yüzde 61, Polonya’da yüzde 53 seviyesinde olduğunu, Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 51, OECD ortalamasının ise yüzde 44 civarında seyrettiğini dile getirdi. Türkiye’de ise mesleki ve teknik eğitimin ortaöğretimdeki payının bugün yüzde 40’lara yaklaştığını açıklayan Bakan Tekin, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 9’uncu sınıflara, yani mesleki teknik liselere ilk defa kayıt yaptıran öğrencilerin oranının yüzde 43’e ulaştığını ve bu sayının her geçen yıl artış gösterdiğini ifade etti.
Son 23 yılda atılan adımlarla mesleki eğitimin yeniden yüzde 40 seviyelerine taşındığını, ancak geçmiş dönemlerdeki darbelerin insan zihninde yarattığı travmanın etkilerini tamamen ortadan kaldırmanın kolay olmadığını dile getiren Bakan Tekin, sisteme güveni tazeleyen ve meslek liselerinin itibarını onaran bir çerçeve kurgulamaya çaba gösterdiklerini aktardı. Bu çabalara rağmen, mesleki eğitimi değersizleştiren, mesleki eğitim merkezlerini tartışırken emek veren çocukların hukukunu görmezden gelen her türlü söylemin, çocukların alın terine karşı ağır bir haksızlık ve hadsizlik olduğunu vurguladı. Aynı zamanda bu tür yaklaşımların, Türkiye’nin üretim kapasitesine, toplumsal refahına ve kalkınma iddiasına karşı sergilenen ciddi bir basiretsizlik örneği teşkil ettiğini belirtti.
Bakan Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarındaki güncel öğrenci sayısını da açıkladı. Buna göre, 3.408 mesleki ve teknik ortaöğretim kurumunda toplam 1.625.673 öğrenci eğitimine devam ediyor. Bu öğrencilerin mesleki ve teknik Anadolu liselerinde 56 alanda 119 dalda, mesleki eğitim merkezlerinde ise 39 alanda 193 dalda eğitim aldıkları bildirildi. Çıraklık eğitiminin gençlerin hem iş gücü piyasasına hem de sosyal güvenlik sistemine güvenli bir zeminde dâhil olduğu belirtildi. Ayrıca, öğrencilerin iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigorta kapsamına alındığı ve fark derslerini tamamlamaları durumunda meslek lisesi diploması alabilecekleri bir yapıya kavuştukları ifade edildi.
Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında mesleki eğitim için belirlenen istikametin “Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi” ile somutlaştırıldığını dile getiren Bakan Tekin, “Herkesin bir mesleği olmalı” yaklaşımıyla eğitim, istihdam ve üretim süreçlerinin baştan sona gözden geçirildiğini kaydetti. Eğitim, istihdam ve üretim hattının birlikte düşünülerek daha esnek, daha erişilebilir ve sektörle daha iç içe bir yapı kurma gayretinde olduklarını vurgulayan Bakan Tekin, mesleki eğitimin toplumda “mecbur kalınca gidilen yer” algısından uzaklaşarak, bilerek ve isteyerek tercih edilen bir yola dönüştüğünü ifade etti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Dijital İkiz Atölyeleri Projesi’ni tam da bu ihtiyacın somut bir cevabı olarak kurguladık” sözleriyle projenin önemine değindi. Başlangıçta 10 pilot okulda hayata geçirilen dijital ikiz altyapısı sayesinde, her bir makine, tezgâh ve iş sürecinin birebir dijital ortama taşındığını anlattı. Bu sayede öğrencilere, gerçek bir makinede yapabilecekleri tüm işlemleri, ortaya çıkabilecek tüm hata ihtimalleriyle birlikte, tamamen güvenli bir zeminde tecrübe etme imkânı sunulduğunu belirtti. Klasik simülasyon programlarından farklı olarak dijital ikizin, tekil senaryoların ötesine geçerek sürecin tüm davranışını ve olasılıklarını gerçek zamanlı olarak görünür kıldığını ifade etti. Böylece normal şartlarda 4 yıla yayılan mesleki beceri kazanımlarının, yoğunlaştırılmış bir programla 4-6 ay içinde pekiştirilebildiğini vurguladı.
Pilot uygulamalarda, CNC, elektrik-elektronik ve motorlu araçlar alanlarında öğrencilerin ilk bir haftada, klasik uygulama düzeninde 2–3 ayda ulaşılan beceri seviyesine erişebildikleri tespit edildi. Hata yapma endişesinin azalmasıyla uygulama hevesinin belirgin biçimde arttığını, öğretmenlerin de sınıf içi uygulamayı çok daha etkin bir biçimde yönetebildiğini gözlemlediklerini aktardı. Bakan Tekin, dijital ikiz atölyelerinin, üretim planlamasından bakım süreçlerine, AR-GE çalışmalarından kalite kontrole kadar pek çok alanda işletmelerle ortak dil kurabilen güçlü bir ortak çalışma zeminine dönüşmesini hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Drift Yapan Sürücüye Ağır Trafik Cezası Ve Ehliyetine El Konuldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.