Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin yargı sisteminde hayata geçirdiği dijital dönüşümün uluslararası alanda örnek gösterilen bir seviyeye ulaştığını bildirdi. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen 2’nci Uluslararası Adalet Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin (UYAP) geldiği noktayı detaylandırdı. Bakan Tunç, UYAP’ın 3 bine yakın adli birim ve 60 kamu kurumuyla tam entegrasyon içinde çalıştığını ve 24’ü uluslararası olmak üzere toplam 48 ödüle layık görüldüğünü vurgulayarak, ülkenin bu alandaki çabalarının takdire şayan olduğunu ifade etti.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 2’nci Uluslararası Adalet Konferansı, dünya genelinden hukuk ve adalet sistemlerinin temsilcilerini bir araya getiren önemli bir platform oldu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konferansta yaptığı ana konuşmada, adaletin sadece soyut bir ideal olmadığını, aynı zamanda sağlam hukuk kurallarıyla yaşam bulacağını belirtti. Tunç, yasama kalitesi ile yargının niteliğinin ayrılmaz bir bütünün iki temel parçası olduğuna işaret ederek, “Yasama, hukukun omurgasını oluşturur, yargı ise o omurga üzerinde adaletin ruhunu yaşatır. Eğer kanunlar açık, öngörülebilir ve toplumun adalet duygusuyla uyumluysa yargı kararları tutarlı ve güvenilir olur” ifadeleriyle Türkiye’nin adalet mekanizmasını güçlendirme yolundaki temel yaklaşımını ortaya koydu. Bu vizyon, hukukun üstünlüğü ilkesinin pekiştirilmesine yönelik kararlı adımları yansıttı.
Bakan Tunç, Türkiye’nin adaletin eksiksiz tecellisi için son dönemde hayati reformlara imza attığının altını çizdi. Adaletin etkin bir şekilde sağlanmasında üç önemli hususun öne çıktığını vurguladı: toplumun gereksinimlerine yanıt veren güncel bir mevzuatın varlığı, bu mevzuatı hakkıyla uygulayacak yüksek nitelikli hukukçuların yetiştirilmesi ve fiziki mekanların modern teknolojik imkanlarla donatılması. Bu üç şartın yargı kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirten Tunç, Türkiye’nin bu alanlarda kapsamlı çalışmalar yürüterek yargı sistemini çağın gereklerine uygun hale getirdiğini aktardı. Bu bütüncül yaklaşım, adalet hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefliyor.
Türkiye’nin son 15 yılda hukuk sisteminde gerçekleştirdiği köklü değişikliklere değinen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ülkenin temel kanunlarının tamamının yenilendiğini kaydetti. Yaklaşık 80-90 yıldır yürürlükte olan birçok kanunun, günümüz toplumunun ihtiyaçlarına ve çağın gereklerine uygun hale getirildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Borçlar Kanunu, özel hukuk mevzuatı, Ticaret Kanunları ve Hukuk Muhakemeleri Kanunları gibi ana düzenlemelerde kapsamlı değişikliklere gidildiğini anlattı. Bakan Tunç, bu sürecin yargı reformu strateji belgeleri doğrultusunda, hakim ve savcılardan, avukatlardan gelen talepler ile vatandaşların eleştirileri dikkate alınarak sürekli bir yenileme içerisinde olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, hukukun durağan değil, dinamik bir süreç olduğunun kabulünü gösterdi.
Toplumun dinamik yapısına, teknolojinin sürekli gelişimine ve özellikle siber suçlar gibi yeni suç tiplerinin ortaya çıkışına dikkat çeken Tunç, bu değişimlere yanıt verebilmek adına mevzuatın da toplumla ve çağın beklentileriyle uyumlu olması gerektiğinin altını çizdi. Bu sürekli adaptasyon ihtiyacı, hukukun yaşayan bir organizma gibi algılanmasını ve güncel kalmasını sağlıyor.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kanunlarda zaman içerisinde ortaya çıkan değişiklik ihtiyaçlarına değinirken, bu tür yeniliklerin bazı durumlarda uygulamada zorluklara yol açabileceğini ancak toplumsal gereklilikler nedeniyle kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Özellikle ceza adaletinin toplumu suçtan ve suçludan koruma amacının altını çizen Tunç, bu amaca ulaşabilmek için soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamalarının son derece etkili olması gerektiğini vurguladı.
Diğer yandan, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin büyük önem taşıdığını belirten Bakan Tunç, özellikle hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk uygulamalarının yaygınlaştırıldığını aktardı. Belirli miktardaki cezaları öngören hususlarda uzlaştırma müessesesinin de etkin bir rol oynadığını söyledi. Bakan Tunç’un verdiği bilgilere göre, 2013 yılından bu yana yaklaşık 8 milyon uyuşmazlığın arabulucuların önüne geldiği ve bunların 4,5 milyonunun uzlaşmayla sonuçlandığı kaydedildi. Bu önemli başarı sayesinde 4,5 milyon uyuşmazlığın dava konusu olmaktan çıktığını ve tarafların sorunlarını barışçıl ve hızlı bir şekilde çözdüğünü ifade eden Tunç, bu uygulamanın toplumsal barışa önemli katkılar sağladığını ve bu konudaki kültürün daha da geliştirilmesi yönündeki gayretlerin sürdüğünü dile getirdi. Bu yöntemler, yargının iş yükünü azaltırken, vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırıyor.
Mevzuatın sade, açık ve öngörülebilir olmasının önemine işaret eden Bakan Tunç, yasaların hazırlanışı sırasında güçlü etki analizlerinin yapılmasının kritik olduğunu belirtti. Yasama sürecinde akademik çevrelerin ve meslek kuruluşlarının katkılarının büyük değer taşıdığını ifade eden Tunç, tüm yasal düzenlemelerin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden herkesin erişimine açık olduğunu vurguladı. Bakanlığın nihai amacının, vatandaşın güven duyduğu, hızlı, erişilebilir ve nitelikli bir adalet sistemini kalıcı kılmak olduğunu dile getiren Tunç, “Kaliteli mevzuat, yargının işini kolaylaştırıyor, tutarlı kararların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor ve hukuk güvenliğini güçlendiriyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu sayede adaletin daha şeffaf ve güvenilir bir zeminde ilerlemesi hedefleniyor, böylece hukuk devleti ilkesi daha da pekiştiriliyor.
Adalet Bakanı Tunç, yargı süreçlerinde dijitalleşmenin ve modernizasyonun hayati bir önem taşıdığını belirterek, bu alanda Türkiye’nin önemli mesafeler kat ettiğini söyledi. Erişilebilir adaletin temelini dijital dönüşümün doğru anlaşılması ve uygulanmasının oluşturduğunu vurgulayan Tunç, 21’inci yüzyılın bu çeyreğinde yasama sistemlerinin yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, yarının zorluklarını da öngörmesi gerektiğinin farkındalığını dile getirdi.
Türkiye’nin, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sayesinde yargıda dijital dönüşüm alanında küresel çapta örnek gösterilen bir konuma geldiğini yineleyen Bakan Tunç, UYAP’ın 24’ü uluslararası olmak üzere toplam 48 ödül kazandığını hatırlattı. Sistemin, yaklaşık 3 bin adli birim ile 60 kamu kurumuyla tam entegrasyon içinde çalıştığını belirten Tunç, bu entegrasyon sayesinde dava dosyaları için gerekli olan tapu ve nüfus kayıtları gibi belgelerin resmi kurumlardan günlerce beklenmek yerine, doğrudan sistem üzerinden dosyaya indirilerek davaların hızlı bir şekilde ilerlemesinin sağlandığını açıkladı. UYAP’ın toplam 26 milyon kullanıcısı olduğu bilgisini veren Bakan Tunç, vatandaş, avukat, hakim ve savcılar için özel portallar bulunduğunu, avukatların kendi ofislerinden dava açabildiğini ve dosyadaki tüm belgeleri inceleyebildiğini de sözlerine ekledi. Bu durum, yargı süreçlerinde şeffaflığı ve hızı artırarak adaletin daha etkin işlemesine katkı sağlıyor.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargıda dijitalleşmenin somut örneklerinden biri olan elektronik duruşma sisteminin salgın döneminden bu yana etkin bir şekilde kullanıldığını anımsattı. Bu sistem sayesinde avukatların kendi ofislerinden duruşmalara görüntülü olarak bağlanabildiklerini belirten Tunç, bugüne kadar 5 bin 297 mahkemede 4 milyon elektronik duruşma gerçekleştirildiğini ifade etti. Elektronik tebligat sistemine geçişin de tebligat usulsüzlüklerinin önlenmesinde ve yargılama süreçlerinin hızlanmasında önemli bir rol oynadığını kaydetti.
Geleceğin adalet sisteminde yapay zekanın potansiyelini önemsediklerini dile getiren Bakan Tunç, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü bünyesinde Yapay Zeka Şube Müdürlüğü’nün kurulduğunu bildirdi. Tunç, yazılım mühendislerinin ilk etapta veri analitiği, iş yükü yönetimi ve karar destek sistemleri üzerinde çalıştığını açıkladı. Ancak Bakan Tunç, bu teknolojilerin kullanımında temel bir ilkenin altını çizerek, “Bu teknolojilerin, hiçbir şekilde hakim takdirinin ve yargısal bağımsızlığın yerine geçmemesi esastır” diyerek yapay zekanın yalnızca destekleyici bir araç olarak kalacağını ve yargının temelini oluşturan bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinin korunacağını güçlü bir şekilde vurguladı. Bu ifade, teknolojik ilerlemelerin hukukun temel değerleri üzerindeki etkisine dair hassasiyeti ortaya koyuyor.
Diyarbakır’da Dev Narkotik Operasyonu 25 Şüpheli Gözaltına Alındı Yüklü Miktarda Uyuşturucu Ele Geçirildi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.