a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Adalet Bakanı Tunç Türkiye’nin Göç Krizindeki Kritik Rolünü Ve İnsani Sorumluluğunu Vurguladı

Adalet Bakanı Tunç Türkiye’nin Göç Krizindeki Kritik Rolünü Ve İnsani Sorumluluğunu Vurguladı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ülkemiz, Avrupa'nın ve insanlığın yükünü omuzlamıştır. Türkiye sadece kendi coğrafyasının değil, Avrupa'nın da güvenliği ve...

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Fransa’nın Strazburg kentinde tertiplenen Avrupa Konseyi Adalet Bakanları Konferansı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, konuşmasında insan hakları, göç krizi ve Türkiye’nin bu süreçteki kritik rolüne dair çarpıcı tespitler paylaştı. Konferansın, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilişinin yıl dönümüne denk gelmesini anlamlı bulduğunu ifade eden Bakan Tunç, Türkiye’nin Avrupa’nın ve insanlığın yükünü omuzladığını dile getirdi.

İnsan Hakları Ve Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ndeki Konumu

Bakan Tunç, konferansın insan hakları evrensel bildirgesinin kabul edilişinin 75’inci yıl dönümünde yapılmasının önemine dikkat çekti. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile kurulan sistemin, temel hak ve özgürlüklere yönelik ortak standartların oluşturulmasında öncü bir rol oynadığını vurgulayan Tunç, “75 yılını geride bıraktığımız Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile kurulan sistem, temel hak ve özgürlüklere yönelik ortak standartların oluşturulmasında öncü bir rol oynamaktadır,” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldığını anımsatan Bakan Tunç, ülkenin Konsey’in üzerinde inşa edildiği ortak ilkelere ve değerlere bağlılığını sürdürdüğünü belirtti. Tunç, “Türkiye, Konsey’in üzerinde inşa edildiği ortak ilkeler ve değerlerin muhafazasına önem atfetmekte ve bu yöndeki çalışmalara yönelik desteğini sürdürmektedir,” şeklinde görüşlerini paylaştı.

Küresel Göç Krizi Ve Avrupa’ya Yönelik Çağrılar

Göç meselesinin yalnızca yerel bir sorun olmanın ötesinde, küresel bir sorumluluk taşıdığını dile getiren Bakan Tunç, savaşlar, terör eylemleri, derinleşen yoksulluk, iklim krizlerinin yıkıcı etkileri ve devlet otoritelerinin zayıflaması gibi faktörlerin milyonlarca insanı evlerini terk etmeye mecbur bıraktığını belirtti. Bu insani dramın en acı simgelerinden birinin, 02 Eylül 2015 tarihinde ailesiyle birlikte Yunanistan’a geçmek isterken bindikleri lastik botun batması sonucu Bodrum sahillerinde cansız bedeni bulunan Aylan bebek olduğunu vurguladı. Tunç, Aylan bebeğin durumunu “modern dünyanın utanç vesikası olarak hafızalarımıza kazındı,” sözleriyle nitelendirdi.

Bakan Tunç, bu gerçeklik karşısında ülkelerin tek başına alacağı önlemlerin yetersiz kaldığını, uluslararası dayanışmanın ve insan hakları ile hukuk ekseninde müşterek bir irade oluşturmanın mutlak bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Artan göçmen sayısıyla birlikte Avrupa kıtasında ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının maalesef vahim boyutlara ulaştığını gözlemlediklerini aktaran Tunç, bu durumun Avrupa Konseyi’nin temel bileşenlerinden olan bir arada yaşama kültürünü derinden tehdit ettiğini söyledi.

Bu çerçevede Adalet Bakanı Tunç, göçmenlere yönelik ayrımcı ve dışlayıcı eylemlerden kaçınılmasının Avrupa Konseyi üyesi tüm devletlerin öncelikli hedefi olması gerektiğini vurguladı. Konseyin göçü insani boyutuyla ele alması ve bu konuda geliştireceği politika ile uygulamaların, kurucu ülkeleri esas alarak insan hakları temelli ve kapsayıcı nitelikte olmasının elzem olduğunu belirtti. Avrupa Konseyi üyesi devletler olarak göçün yükünü adil bir şekilde paylaşmak, ortak standartlar geliştirmek, kaçakçılık şebekelerine karşı daha koordineli hareket etmek ve geri dönüş süreçlerini güvenli, gönüllü ve onurlu bir biçimde desteklemek gerektiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’nin İnsani Göç Politikası Ve Omuzladığı Yük

Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından ortaya çıkan büyük göç hareketinden en fazla Türkiye’nin etkilendiğini belirten Adalet Bakanı Tunç, ülkesinin göç krizine insan odaklı yaklaşımının en güçlü temsilcisi olduğunu ifade etti. Son 13 yılda 4 milyona yakın sığınmacıya ev sahipliği yaptığını ve uluslararası koruma hukukunun tüm gerekliliklerini titizlikle yerine getirdiğini vurgulayan Tunç, geçici koruma altındaki Suriyelilere eğitimden sağlığa, barınmadan sosyal hizmetlere kadar geniş bir haklar yelpazesi sunulduğunu dile getirdi.

Bakan Tunç, Türkiye’nin mültecilerin geri gönderilmemesi ilkesine sıkı sıkıya bağlı olduğunu belirtti. Sınır güvenliğini sağlarken insani yükümlülüklerinden asla taviz vermediğini, uluslararası örgütlerle işbirliğini sürekli geliştirdiğini ve göçü kriminalize etmeden, insan onurunu zedelemeden yönettiğini aktardı. Türkiye’nin göç politikalarını yalnızca güvenlik eksenli değil, insan hakları odaklı bir çerçevede yürüttüğünü özellikle vurguladı. Adalet Bakanı Tunç, bu bağlamda “Ülkemiz, Avrupa’nın ve insanlığın yükünü omuzlamıştır,” diyerek Türkiye’nin fedakarlığını ve sorumluluk bilincini ortaya koydu.

Ortak Sorumluluk Ve Bölgesel İstikrar Vurgusu

Türkiye’nin sadece kendi coğrafyasının değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı için de kritik bir rol üstlendiğini belirten Bakan Tunç, göçün hiçbir ülkenin tek başına çözebileceği bir mesele olmadığını ifade etti. Adil paylaşım, dayanışma ve ortak sorumluluğun artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin göç konusunda dünya genelinde örnek gösterilen uygulamalara imza atmaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Tunç, ülkesinin insan haklarına bağlılığını ve insani sorumluluğunu aynı kararlılıkla sürdüreceğini dile getirdi. Konuşmasının sonunda, Avrupa’nın güvenliği, istikrarı ve insan hakları düzeninin birbirine alternatif değil, birbirini güçlendiren unsurlar olduğunu özellikle vurguladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Erciyes Üniversitesi Cinayetinde Korkunç Detaylar Katil Tüfeği İnternetten Edindi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.