Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, bankacılık sektörünün gelecek dönemdeki stratejilerine ve Türkiye ekonomisinin 2026 yılına dair beklentilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Arslan, sektörün genel olarak risk yönetimi, aktif kalitesi ve bilanço dayanıklılığına odaklanırken, Halkbank’ın da bu çerçevede kaynaklarını daha seçici alanlara yönelterek dengeli bir kredi büyümesi politikası izlediğini, böylece likidite ve sermaye yapılarını güçlendirdiğini vurguladı. Bu yaklaşımın, ekonomik istikrara katkı sunma ve reel sektörün finansmana erişimini destekleme hedefleri doğrultusunda belirlendiği ifade edildi.
Osman Arslan, geride bırakılan yılda Halkbank’ın ana odak noktalarının başında esnaf ve KOBİ’lerin yanı sıra kadın ve genç girişimcilerin desteklenmesinin geldiğini belirtti. Bankanın, özellikle üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı destekleyen seçici kredi politikalarıyla KOBİ’lerin ve reel sektörün finansmana erişimine öncelik verdiğini anlattı. Bu kapsamda, yalnızca finansal bir destek sunmakla kalmadıklarını, aynı zamanda toplumsal fayda boyutunu da gözeten stratejik bir yaklaşım benimsediklerini dile getirdi. Kadın girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıran programların sürdürüldüğünü, gençlere yönelik ise girişimcilik, teknoloji ve inovasyon odaklı projelerle ekosistemin bütüncül bir şekilde desteklendiğini ifade etti. Arslan, bu uygulamaların, ülkenin ekonomik kalkınma hedefleriyle tam uyum içinde gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.
Arslan, geçen yılki finansal operasyonların Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle tam uyum içinde, dengeli ve ihtiyatlı bir anlayışla yürütüldüğünün altını çizdi. Kaynakların, reel ekonominin ihtiyaçlarına uygun şekilde tahsis edildiğini ve operasyonel sürekliliğin titizlikle sağlandığını kaydeden Arslan, bu yaklaşımın somut sonuçlarının finansal göstergelerde net biçimde görüldüğünü aktardı. Bankanın 2025 yılının ilk 9 ayında aktif büyüklüğünün %34 artışla 4 trilyon Lira’yı aştığını, mevduatların ise aynı dönemde %33 yükseldiğini ifade etti. Bu başarılı dönemde, net karın da %80 oranında artarak 20,2 milyar Lira seviyesine ulaştığını duyurdu.
Uluslararası piyasalardan mevduat dışı yabancı para (YP) kaynak temininde oldukça aktif bir yıl geçirdiklerini dile getiren Arslan, sermaye benzeri tahvil ihraçlarıyla bankanın sermaye yeterlilik rasyolarını (SYR) başarılı bir şekilde güçlendirdiklerini belirtti. Geçen yıl uluslararası piyasalardan kaynak temin eğilimini sürdürdüklerini kaydeden Arslan, şu değerlendirmede bulundu: “Ortaya çıkan bu tablo, 2025 yılında hem büyümeyi hem de verimliliği birlikte gözeten bir operasyonel yönetim anlayışını izlediğimizi açıkça göstermektedir. OVP’nin öngördüğü dengelenme ve finansal disiplin çerçevesinde, bilanço dayanıklılığımızı koruyarak reel ekonomiye katkı sunmaya devam ettiğimiz bir yılı geride bıraktık.”
Halkbank Genel Müdürü Arslan, bu yılın ilk 11 ayında 231 bin esnaf ve sanatkara toplamda 155 milyar Lira tutarında Hazine faiz destekli kredi kullandırdıklarını açıkladı. Bu kredilerin KOBİ kredileri içindeki payının %34 seviyesinde olduğunu, toplam esnaf kredi bakiyesinin ise 302 milyar Lira’ya ulaştığını belirtti. Kadın girişimcilerin desteklenmesine yönelik çalışmaların da devam ettiğini ifade eden Arslan, 2021 yılından bu yana 263 bin kadın girişimciye 118 milyar Lira finansman sağlandığını dile getirdi. Ayrıca, iş fikrini hayata geçirmek isteyen 226 bin girişimciye 38 milyar Lira finansman desteği verdiklerinin altını çizdi.
Genç girişimcilere yönelik desteklere de değinen Osman Arslan, “Gençİz Kredisi” ile gençlere yeni bir finansman imkanı sunduklarını belirtti. Bu kredinin 1 milyon Lira üst limitli olduğunu ve Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle ek teminat talep edilmeksizin kullanılabileceğini anlattı. Girişimci Kredileri’nin üst limitini de 1,5 milyon Lira’ya yükselttiklerini ekledi. Bu adımların, ülkedeki girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedeflediği vurgulandı.
Osman Arslan, bankacılık sektörünün geçen dönemde, bazı sınırlamalara rağmen kredilerini en az enflasyon seviyesinde büyütmeyi başardığını kaydetti. 2026 yılını sektör açısından temkinli büyüme döneminden verimlilik ve nitelik odaklı bir aşamaya geçiş yılı olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Arslan, sektörün öncelikli beklentilerini de paylaştı. Bu beklentilerin, aktif kalitesinin korunması, kredi büyümesinin daha dengeli ve seçici bir yapıda sürdürülmesi ile bilanço dayanıklılığının güçlendirilmesi yönünde şekillendiğini ifade etti.
Finansman imkanlarına ilişkin beklentilere de işaret eden Arslan, ekonomik göstergelerdeki iyileşmeyle birlikte kaynak maliyetlerinin düşmesinin ve kredi sınırlamalarının kademeli olarak gevşemesinin, kredi kullandırımlarını ve reel sektöre sunulan finansman imkanlarını artıracağını belirtti. Bu süreçte, nakdi ve ticari krediler içerisinde KOBİ kredilerinin payının artmaya devam etmesinin beklendiğini vurguladı.
Arslan, aynı zamanda 2026 yılını, bankacılıkta dijital derinleşmenin hız kazanacağı bir yıl olarak gördüklerini söyledi. Bu kapsamda yapay zeka, veri analitiği ve otomasyonun yalnızca müşteri kanallarında değil, kredi tahsisi ve operasyonel süreçlerin tamamında daha yaygın kullanılmasının, buna bağlı olarak verimliliğin ve karar alma hızının artmasının temel unsurlar arasında yer alacağını ifade etti. OVP ile uyumlu biçimde Halkbank’ın, verimliliği artıran, kaynak yönetimini etkinleştiren ve reel sektörü destekleyen kredi stratejilerini derinleştirmeye devam edeceğini kaydetti.
Bu çerçevede, bilanço dayanıklılığını korurken sermayenin daha etkin ve dinamik biçimde yönetilmesine, aktif – pasif dengesinin regülasyonlarla uyumlu, dengeli ve sürdürülebilir bir yapı içinde stratejik olarak kurgulanmasına odaklandıklarını anlattı. Müşteri deneyiminde sürdürülebilirliğin de 2026 hedeflerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu aktaran Arslan, “Dijital ve fiziksel tüm temas noktalarında deneyim, hız ve güven unsurlarının bütünleşik biçimde sunulması, müşteri memnuniyetinin yanı sıra uzun vadeli müşteri bağlılığının güçlendirilmesini amaçlamaktadır.” ifadesini kullandı.
Halkbank Genel Müdürü Arslan, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı öngörülerini de paylaşarak, bu yılın OVP kapsamında yürütülen yapısal dönüşüm adımlarının sonuçlarının daha görünür hale geleceği kritik bir dönem olarak değerlendirildiğini belirtti. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi, mali disiplin anlayışının korunması, öngörülebilirliğin yüksek seyretmesi ve yatırım ortamının iyileşmeye devam etmesinin temel beklentiler arasında yer aldığını vurguladı. Enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımların 2026 yılında daha fazla meyve vereceğini, politika faizindeki düşüşlerin sanayi üretimiyle birlikte birçok sektörü yukarıya taşıyacağını ifade etti.
OVP dönemi sonunda işsizlik oranının %8’in altına gerileyerek tek haneli seyrini güçlendirmesinin beklendiğini aktaran Arslan, istihdam piyasasındaki bu olumlu görünümle eş zamanlı olarak, ihracat performansındaki artışın sürmesi ve gelecek yıl itibarıyla dış ticaret dengesinde kademeli bir iyileşme sağlanmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.
Sıkı para politikasının iç talebi dengelemesinin ardından, cari açıkta hızlı bir normalleşme sürecinin gözlemlendiğini dile getiren Arslan, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu çerçevede, 2026 yılında cari açığın daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranının %1 seviyesinde istikrar kazanması beklenmektedir. Makroekonomik dengelerdeki bu iyileşmenin doğal bir sonucu olarak, ülke risk primimiz (CDS) son 7,5 yılın en düşük seviyelerine gerileyerek ekonomi politikalarına duyulan güvenin güçlendiğine işaret etmektedir.”
Yeni Yıl Sepetleri 3 Bin Liradan Başlarken Canlı Çamlara Yoğun İlgi Gözlendi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.