İzmir’in gözde ilçesi Karşıyaka’nın sahil şeridinde, belediyeye ait bir kafe bünyesindeki tuvalet, bölge sakinlerinin yoğun şikayetleri üzerine yargıya taşındı. Apartman sakinlerinin yaşadığı rahatsızlıklar ve hukuki süreç, İzmir 6. İdare Mahkemesi’nin tesisin iptaline yönelik kararı ile yeni bir boyut kazandı. İstinaf mahkemesinin yürütmeyi durdurma taleplerini reddetmesiyle, tesisin kaldırılmasına yönelik hukuki süreç kesinleşmiş oldu.
Karşıyaka sahilindeki söz konusu kafe tuvaleti, çevrede ikamet eden vatandaşlar için uzun süredir bir sorun teşkil etmekteydi. İddialara göre, tuvaleti ücretsiz kullanmak istemeyen bazı kişiler, ihtiyaçlarını tuvaletin çevresine gidermekteydi. Bu durumdan rahatsız olan apartman sakinleri, bir araya gelerek imza topladı ve durumu Karşıyaka Belediyesine iletti. Ancak sorunlarına çözüm bulunamaması üzerine, apartman sakinlerinden Metin Boyacıoğlu, konuyu yargıya taşıyarak İzmir 6. İdare Mahkemesine dava açtı.
Dava dilekçesinde, deniz manzaralı evlerinde yaşayan apartman sakinlerinin, deniz manzarası yerine tuvaletini etrafa yapan insanları ve imar planına aykırı olarak 250-300 metrekarelik alana inşa edilen bu yapıyı görmek zorunda kaldıkları belirtildi. Tesisin hukuka ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulduğu ileri sürülerek iptali talep edildi.
İzmir 6. İdare Mahkemesi, başvuruyu değerlendirerek 21 Ekim 2024 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar verdi. Kararın ardından Karşıyaka Belediyesi, bu karara karşı istinaf yoluna başvurdu. Ancak istinaf mahkemesi, belediyenin yürütmeyi durdurma taleplerini reddetti. Geçtiğimiz Haziran ayında verilen bu kararın uygulanması, hukuken kesinleşmiş oldu.
Metin Boyacıoğlu’nun avukatı Tacettin Çolak, davanın Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle bölge halkının yaşadığı rahatsızlıklardan kaynaklandığını ifade etti. Avukat Çolak, Anıt Park olarak bilinen işletmenin arkasında yer alan ve özellikle yaz aylarında büyük rahatsızlıklara yol açan bu tuvaletin inşasında usulsüzlükler olduğunu belirtti. Müvekkillerinin belediyeye yaptıkları başvuruların sonuçsuz kalması üzerine dava açmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.
Mahkemenin, kıyı ve imar kanunlarına aykırı bulduğu işletmeyi aynı zamanda belediyeler arasında bir yetki gaspı olarak değerlendirdiğini aktaran Avukat Çolak, “Orası deniz dolgu alanı ile ilgili tasarruf hakkının 5393 sayılı Belediye Yasası’na göre Büyükşehirde olması gerekirken herhangi bir yetki devri yapılmadan tamamen usulsüz şekilde mevzuata uydurulmadan Karşıyaka Belediyesi tarafından yapılan bir işletmeydi. Mahkeme iptal etti. Davayı 2023 Temmuz ayında açmıştık. 2 yılı geçti,” şeklinde konuştu.
Mahkeme kararının uygulanması için Karşıyaka Belediyesine başvurduklarını açıklayan Avukat Çolak, idare mahkemesi kararlarının, yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece idare tarafından uygulanması gerektiğini vurguladı. Belediyenin istinaf başvurusunda yer alan yürütmeyi durdurma talebinin Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesine rağmen, belediyeden kendilerine gelen yanıtın düşündürücü olduğunu belirtti.
Avukat Çolak, belediyenin yanıtında, “Kararın belediyemiz tarafından icrai bir işlemle yerine getirilmesini gerektiren bir içeriği bulunmamaktadır” ifadesinin yer aldığını, ancak mahkeme kararlarının uygulanmamasının suç olduğunu ifade etti. Bu nedenle, Karşıyaka Belediyesi’nin yetkilileri hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.
Avukat Tacettin Çolak, 11 Ekim tarihinde söz konusu tesisin kapatıldığı haberini aldıklarını da sözlerine ekledi. Karşıyaka Belediyesi’nin işletmenin bulunduğu yere kapatma duyurusu astığını ve bu süreçte sorumluluğu İzmir Büyükşehir Belediyesine atmaya çalıştığını dile getirdi. Çolak, Karşıyaka Belediyesinin en başından beri yetkisi ve sorumluluğu olmamasına rağmen, kıyı kenar dolgusuna, konut sahiplerinin önünü kapatacak şekilde yasalara aykırı ve usulsüz bir tesis inşa ettiğini savundu.
Asıl rahatsızlığın tesisten ziyade tuvaletin kontrolsüzce kullanılmasından kaynaklandığını belirten Avukat Çolak, özellikle yaz aylarında ağaçların altına ve çevresine yapılan ihtiyaç giderme eylemlerinin müstehcen görüntülere yol açtığını söyledi. “Yanlıştan geri dönülmüş oldu. Ama 2 yıl geçti. Muhtemelen yıkım işlemleri peyderpey gerçekleştirilecektir. Bir süre bekledikten sonra tuvalet kaldırılmazsa yeni bir işlem yaparız. Haklıydık ve kazandık. Hukukun üstünlüğü kendini göstermiş oldu,” ifadelerini kullandı.
Tesisin karşısındaki apartmanda 10 yıldır yaşayan Metin Boyacıoğlu’nun eşi Nevin Boyacıoğlu da yaşadıkları mağduriyeti anlattı. İlk taşındıklarında bölgenin çok güzel olduğunu, ancak sonradan yapılan dolgu alanına inşa edilen pastane ve özellikle tuvaletin manzaralarını bozduğunu dile getirdi. Nevin Boyacıoğlu, “Atatürk heykeline karşı bu tuvaletin görüntüsü çok kötü oldu,” diyerek durumu özetledi.
Mahkemeden lehlerine çıkan kararı sevinçle karşıladıklarını belirten Boyacıoğlu, tuvaletin de bir an önce kaldırılmasını talep etti. Yaz aylarında tuvaletin neredeyse hiç kullanılmadığını, vatandaşların duvar diplerine ve çevreye ihtiyaçlarını giderdiğini, bu durumun balkonlarından kötü bir görüntü oluşturduğunu aktardı. Ayrıca, tuvalet için yeterli altyapının bulunmadığını, pislik almak için her gün vidanjör geldiğini ve hijyen sorunu yaşandığını vurguladı. Nevin Boyacıoğlu, “Bu evi satmayı bile düşündük ama gelenler almıyor. Çünkü aklın yolu bir. Bakıyorlar tuvalet var. Karşıyaka İzmir’in incisi, bu durum hiç yakışmıyordu,” diyerek sözlerini tamamladı.
Elazığ’da Pırlanta Ve Altın Süslemeli Özel Fil Dişi Tespih Üç Ayda Tamamlandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.