a

Türkiye’de Bireylerin Beşte Biri Üretken Yapay Zeka Kullanıyor

Türkiye'de üretken yapay zeka kullandığını beyan eden bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkenin yapay zeka teknolojileriyle olan ilişkisini ilk kez detaylı bir şekilde gözler önüne seren “Yapay Zeka İstatistikleri, 2025” bültenini yayımladı. Bu kapsamlı rapor, hem girişimlerin hem de bireylerin yapay zeka kullanım alışkanlıklarını, amaçlarını ve bu alandaki gelişmeleri mercek altına aldı. Yayınlanan veriler, Türkiye’de yapay zeka kullanımının son yıllarda önemli ölçüde arttığını ve dijital dönüşümün hız kazandığını ortaya koydu.

Girişimlerde Yapay Zeka Benimsenmesinde Önemli Artış

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullanan girişimlerin oranı, 2021 yılında sadece %2,7 iken, bu oran 2025 yılında %7,5’e yükselerek dikkat çekici bir artış gösterdi. Bu yükseliş, Türk iş dünyasının yapay zekanın sunduğu fırsatları daha fazla değerlendirmeye başladığının bir işareti olarak yorumlandı. Özellikle büyük ölçekli işletmelerin yapay zeka benimsemesinde liderlik ettiği görüldü.

Çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre yapılan incelemelerde, 2025 yılında 10-49 çalışanı olan girişimlerin %6,6’sının, 50-249 çalışanı olan girişimlerin %9,6’sının ve 250 ve üzeri çalışanı olan büyük girişimlerin ise %24,1’inin çeşitli yapay zeka teknolojilerinden yararlandığı tespit edildi. Bu oranlar, 2021 yılındaki ilgili gruplar için %2,3, %3,6 ve %9,6 seviyelerindeydi, bu da tüm büyüklük gruplarında belirgin bir artış yaşandığını gösterdi.

Yapay zeka kullanımının sektörel dağılımına bakıldığında, “bilgi ve iletişim” faaliyeti yürüten girişimler %47,1’lik oranla bu alanda başı çekti. Bilgi ve iletişim sektörünü, %21,1 ile “finans ve sigorta” sektöründeki girişimler ve %15,2 ile “bilgisayarların ve iletişim araç ve gereçlerinin onarımı” faaliyeti gösteren işletmeler takip etti. Bu durum, yapay zeka teknolojilerinin özellikle veri yoğun ve teknoloji odaklı sektörlerde daha hızlı benimsendiğini ortaya koydu.

Girişimlerin yapay zeka kullanım amaçları da raporun önemli bulguları arasında yer aldı. 2025’te girişimlerin büyük bir bölümü, %46,5’lik oranla pazarlama veya satış süreçlerinde yapay zeka yazılım veya sistemlerini tercih etti. Bunu, %41,1 ile üretim veya hizmet süreçlerinin optimize edilmesi, %41 ile Ar-Ge veya yenilik faaliyetlerinin desteklenmesi ve %40 ile işletme süreçleri ve yönetim organizasyonunun geliştirilmesi amaçları izledi. Ayrıca, muhasebe, kontrol veya finans yönetimi için yapay zeka kullanımı %33,7, bilgi ve iletişim teknolojileri güvenliği için %22,6 ve lojistik faaliyetler için %13,6 olarak kaydedildi.

Yapay Zeka Kullanımına Yönelik Engeller Ve Gelecek Projeksiyonları

Raporda, henüz yapay zeka teknolojisi kullanmayan ancak kullanmayı düşünen girişimlerin oranı %9 olarak belirlendi. Bu oran, çalışan sayısı büyüklüğüne göre farklılık gösterdi; 10-49 çalışanı olan girişimlerde %8,4, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %10,4 ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %18,2 olarak tespit edildi. Bu bulgular, büyük işletmelerin yapay zekaya olan ilgisinin daha yüksek olduğunu gösterdi.

Yapay zekayı kullanmayı düşünen girişimlerin karşılaştığı en önemli engeller de detaylandırıldı. Girişimlerin %74,2’si, yapay zeka kullanımındaki en büyük neden olarak işletme bünyesinde ilgili uzmanlık eksikliğinin bulunduğunu ifade etti. Bunu, %67,4 ile maliyetlerin çok yüksek olması ve %62,4 ile yapay zeka kullanımından kaynaklanabilecek zarar durumunda sorumluluğun kimde olacağına dair hukuki belirsizlikler gibi yasal sonuçların net olmaması nedenleri takip etti. Bu bulgular, yapay zeka ekosisteminin gelişmesi için uzman insan kaynağına yatırımın ve yasal çerçevenin netleştirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Bireylerde Üretken Yapay Zeka Benimsenmesi Ve Demografik Faktörler

Bireysel düzeyde üretken yapay zeka kullanımı da TÜİK’in raporunda önemli yer tuttu. 2025 yılı verilerine göre, Türkiye’deki bireylerin %19,2’si üretken yapay zeka araçlarını kullandığını beyan etti. Cinsiyet bazında incelendiğinde, erkeklerin %19,4’ünün, kadınların ise %18,8’inin yapay zeka kullandığı belirlendi, bu da cinsiyetler arası kullanım oranlarında küçük bir farkın olduğunu gösterdi.

Yapay zeka kullanım oranı yaş gruplarına göre analiz edildiğinde, 16-24 yaş grubundaki bireylerin %39,4 ile en fazla yapay zeka kullandığı dikkat çekti. Bu yaş grubunu, %30 ile 25-34 yaş grubu ve %15,5 ile 35-44 yaş grubu izledi. Yapay zeka kullanım oranının en düşük olduğu yaş grubu ise %2,9 ile 65-74 yaş aralığı oldu, bu da genç nesillerin yeni teknolojilere daha hızlı adapte olduğunu ortaya koydu.

Eğitim seviyesi arttıkça yapay zeka kullanma oranının da yükseldiği gözlemlendi. Yükseköğretim mezunlarının %36,1’i yapay zeka kullanırken, bu oran lise veya mesleki lise mezunlarında %22,8’e, ilköğretim veya ortaokul mezunlarında %17,2’ye ve ilkokul mezunlarında %2,2’ye geriledi. Cinsiyet ve eğitim seviyesi kombinasyonuna bakıldığında, ilkokul mezunları ve bir okul bitirmeyenler arasında erkeklerin kadınlara göre daha yüksek oranda yapay zeka kullandığı görülürken, ilköğretim veya ortaokul, lise veya mesleki lise ile yükseköğretim mezunlarında kadınların kullanım oranının erkeklerin üzerinde olması dikkat çekti.

Yapay Zeka Kullanım Amaçları Ve Kullanmama Nedenleri

Bireylerin yapay zekayı kullanma amaçları çeşitlilik gösterdi. Yapay zeka kullanan bireylerin %79,7’si bu teknolojiyi özel amaçlar için tercih ederken, %33,8’i mesleki amaçlar için ve %31,4’ü ise örgün eğitim süreçlerinde kullandığını belirtti. Erkeklerde özel amaçlı kullanım %81,9 ve mesleki amaçlı kullanım %37,7 iken, kadınlarda bu oranlar sırasıyla %77,4 ve %29,5 olarak kaydedildi. Örgün eğitim amaçlı kullanımda ise kadınların oranı %36,6 ile erkeklerin %26,7’lik oranının üzerinde gerçekleşti, bu da kadınların eğitimde yapay zekadan daha fazla yararlandığını gösterdi.

Yapay zeka kullanmadığını beyan eden bireylerin nedenleri de araştırıldı. En yüksek oran olan %63,3 ile bireylerin yapay zekaya ihtiyaç duymadıkları belirtildi. Bunu, %18,7 ile yapay zekanın nasıl kullanılacağını bilmeme, %12,4 ile yapay zekanın varlığından haberdar olmama ve %5,5 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler izledi. Bu veriler, yapay zeka okuryazarlığının artırılmasının ve güvenlik endişelerinin giderilmesinin bireysel benimsemeyi teşvik edebileceğini ortaya koydu.

Tüik’in Yapay Zeka İstatistikleri Metodolojisi

Bu önemli bülten, “Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması” ve “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması” sonuçlarına dayalı olarak hazırlandı. Yapay zeka, insan benzeri düşünme, öğrenme ve karar verme yeteneklerini bilgisayar sistemleri aracılığıyla taklit eden teknolojiyi ifade ediyor. Bu tanımlama çerçevesinde, girişimlerde yapay zeka kullanımı, yazılım tabanlı veya cihazlara gömülü sistemler aracılığıyla öngörüler, öneriler veya kararlar üreten teknolojiler olarak ele alındı. Bireylerde ise yapay zeka kullanımı, üretken yapay zeka araçlarının bilinçli ve kasıtlı olarak içerik üretmek amacıyla kullanılması olarak tanımlandı.

TÜİK, yapay zeka teknolojilerinin girişimler ve bireyler tarafından nasıl kullanıldığını ortaya koymak ve bu alandaki gelişmeleri izlemek amacıyla, “Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması” kapsamında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerde 2021’den itibaren her yıl veri topladı. “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması” kapsamında ise 16-74 yaş grubu bireyler için ilk kez 2025’te üretken yapay zeka kullanımına dair veriler elde edildi. Bu detaylı çalışma, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki mevcut durumunu anlamak ve geleceğe yönelik stratejiler geliştirmek için önemli bir referans noktası oldu.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Türkiye Genelinde 500 Bin Sosyal Konut İnşaatı İçin Büyük Seferberlik Başlatılıyor

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.