a

Ktü Profesörü Bıçak Parası İddialarıyla Tutuklandı Suçlamaları Reddetti

Trabzon’da, hastalardan 'bıçak parası' aldığı iddiasıyla açılan soruşturmada ‘İrtikap' suçlamasıyla tutuklanan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. C.K.’nin savcılık ifadesi ortaya çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen C.K.’nin “Bu zamana kadar bıçak ücreti adı altında herhangi bir para talep etmedim. Hiçbir zaman asistanlarıma hastaları arayıp ücretle ilgili konuşmalarını talep etmedim. Hatta kızdığım zamanlar dahi olmuştur” dediği öğrenildi

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. C.K., hasta ve hasta yakınlarından ‘bıçak parası’ adı altında haksız kazanç sağladığı iddiaları üzerine yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Prof. Dr. C.K., savcılık ifadesinde olayların başhekim ile yaşadığı sorunlardan kaynaklandığını öne sürdü.

Bıçak Parası İddiaları Ve İdari Süreç

Prof. Dr. C.K. hakkında, hastalarından ve onların yakınlarından bazı operasyonlar karşılığında nakit para talep ettiği, hatta bazı durumlarda elden ödeme aldığına dair ciddi iddialar ortaya atıldı. Bu iddiaların kamuoyuna yansımasıyla birlikte, KTÜ Rektörlüğü tarafından ivedilikle bir idari soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevi başında şüphelerin ciddiyeti sebebiyle Prof. Dr. C.K., 10 Kasım 2025 tarihinde görevinden açığa alındı. Ayrıca, birçok hasta yakınının Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden benzer şikayetlerde bulunarak durumun ciddiyetini artırdığı bildirildi. Şikayet dilekçelerinde, kendilerinden elden para alındığı ve bu durumun zorlayıcı bir talep haline geldiği belirtildi.

‘İrtikap’ Suçlamasıyla Yargı Önünde

CİMER’e yapılan şikayetlerin ve idari soruşturmanın ardından, konuya ilişkin adli süreç de hızla başladı. Emniyet güçleri tarafından yürütülen incelemeler sonucunda Prof. Dr. C.K. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Prof. Dr. C.K., çıkarıldığı sulh ceza hakimliği tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 250’nci maddesinde düzenlenen ‘İrtikap’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. ‘İrtikap’ suçu, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak haksız menfaat temin etmesi olarak tanımlanmaktadır.

Profesörden Şok Edici Savunma: Başhekimle Yaşanan Sorunlar

Prof. Dr. C.K.’nin savcılık sorgusundaki ifadesi, olayın perde arkasına dair yeni boyutlar taşıdı. Deneyimli doktor, hakkındaki tüm suçlamaları kategorik olarak reddettiğini belirterek, “2020’den bu yana binlerce ameliyat gerçekleştirdim. Asıl alanım tüp bebek tedavisidir. Fakat her kadın doğum uzmanı gibi jinekolojik onkoloji vakalarına da bakarım. Bu alanda çok sayıda ameliyat yaptığım doğrudur. İddia edildiği üzere onkoloji alanında herhangi bir yan dalım bulunmamaktadır. Her kadın doğum uzmanı bu alanda hizmet verebilir. Hiçbir hastamdan bu zamana kadar bıçak ücreti adı altında herhangi bir para talep etmedim” şeklinde konuştu.

Savunmasının en dikkat çekici kısmında ise, bu duruma düşürülmesinin ana sebebi olarak başhekim ile yaşadığı sorunları gösterdi. Prof. Dr. C.K., “Kendisiyle yaşadığım anlaşmazlıklar bu süreçte etkili oldu” dedi. İfadesinde, bir başhekim tanıdığı olan ve kendisinin 5’inci kez doğumunu yaptırdığı ‘Y.’ isimli kişinin eşinin hamileliği dolayısıyla yanına geldiğini, ancak tüp bebek tedavisine yoğunlaştığı için takipli gebe hastalarına bakmadığını belirttiğini aktardı. Bu durum üzerine ‘Y.’ isimli kişinin kendisini hem başhekime hem de CİMER’e şikayet ettiğini dile getirdi. Prof. Dr. C.K., sosyal medya ve basında çıkan haberlerin ardından diğer hastaların da bu durumdan etkilendiğini ve asılsız ithamlarda bulunduklarını düşündüğünü ifade ederek, “Hatta bu insanların başhekim tarafından ulaşıldığını ve doldurulduğunu dahi düşünmekteyim” şeklinde çarpıcı bir iddiada bulundu.

Maddi Birikimler Ve Kripto Para Açıklaması

Suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini yineleyen Prof. Dr. C.K., maddi birikimlerinin kaynağına ilişkin de detaylı bir açıklama yaptı. Hastanelerde uygulanan ‘kod’ ödemeleri konusunda dahi inisiyatif kullanarak hastalarını bu tür ücretlendirmelerden muaf tuttuğunu, hatta asistanlarına bu konuda hastaları aramaları yönünde talebi olmadığını ve bu tür girişimlere kızdığı zamanlar dahi olduğunu belirtti. Geçmişte dönem dönem özel muayenecilik de yaptığını ve bu yolla birikim sahibi olduğunu ifade etti. Banka hesaplarındaki paraların karlı olduğunu düşündüğü ve yatırım amaçlı olarak kripto paraya dönüştürüldüğünü söyleyen Prof. Dr. C.K., “Açığa alınmadan önce ve sonra bu hesaba toplu para yatırmam söz konusu olmadı. Bu para peyderpey maaşımdan aktardığımla oluştu” diyerek finansal işlemlerinin şeffaf olduğunu vurguladı.

Ameliyat sonrası ödeme iddialarına da değinen Prof. Dr. C.K., “Ben kimseden bıçak parası adı altında para talep etmedim. Kaldı ki her hasta ameliyatını yaptıktan sonra bu ücreti ödediğini iddia etmektedir; yani hastaneden kendi isteğiyle ayrılma imkanı varken iddialarıyla çelişen bir durum içinde bana para ödediklerini söylemektedirler. Kendilerinden böyle bir para istemiş olsam bunu ameliyat öncesi almam daha mantıklı bir hareket olurdu. Bu durum dahi çelişkinin ne kadar açık olduğunu göstermektedir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” sözleriyle savunmasını tamamladı. Olayla ilgili soruşturma ve dava süreci devam etmektedir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Eşini 22 Bıçak Darbesiyle Katleden Öğretmene Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Verildi