Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde (KAİHL) gerçekleştirilen Kıbrıs Çalıştayı’nda önemli açıklamalarda bulunan Bilal Erdoğan, gençlerin Türkiye’nin geleceğindeki rolüne ve Kıbrıs meselesinin stratejik boyutlarına dikkat çekti. Etkinlik, gençlerin iletişim kabiliyetleri, özgüvenleri ve vatanseverlik duygularının geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayan bir platform sundu.
Erdoğan, çalıştayda öğrencilere yükseköğrenim tercihleri konusunda rehberlik ederken, bireylerin yeteneklerine uygun bölümlerde eğitim görmelerinin önemini dile getirdi. Ailelerin de çocuklarının potansiyellerini göz önünde bulundurarak bu süreçte daha hassas davranmaları gerektiğini ifade etti. Geçtiğimiz hafta Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gerçekleştirdikleri ziyaret ve temaslar hakkında bilgiler aktaran Erdoğan, Türkiye’deki okulların KKTC’deki eğitim kurumlarıyla “kardeş okul” ilişkileri kurarak karşılıklı etkileşimi artırmasının hayati olduğunu belirtti. Özellikle gençlerin Kıbrıs’ı daha yakından tanımalarının gerekliliğinin altını çizen Erdoğan, karşılıklı seyahatlerin düzenlenmesinin ve KKTC’deki öğrenci kulüpleriyle ortak projeler geliştirilmesinin bu hedefe önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.
Kıbrıs meselesinin tarihsel seyrine de değinen Erdoğan, 2004 yılında gerçekleşen Annan Planı Referandumu’nda Türk toplumunun “evet” oyu kullanmasına karşın Rum tarafının “hayır” demesine rağmen Avrupa Birliği’nin, sınır sorunları devam eden bir ülkeyi kendi kurallarını çiğneyerek üye olarak kabul ettiğini hatırlattı. Erdoğan, bu durumun o dönemde Türkiye’nin uluslararası arenadaki güç algısıyla ilişkili olduğunu belirtirken, şunları söyledi: “O zaman tabii kimse Türkiye’yi güçlü falan görmediği için bunları yapabiliyordu. Bugün olsa belki bunu yapması daha zor. Bugün ‘Sayın Cumhurbaşkanı sizin bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu konudaki değerlendirmenize önem veriyoruz.’ diyorlar. Mesela ben Sayın Macron’la Cumhurbaşkanımızın birçok telefon görüşmesine şahit olmuşumdur. Türkiye’nin zamanla olan güçlenişini, Cumhurbaşkanımıza olan itibarlarını canlı olarak görüyoruz. Zaten sizler de takip ediyorsunuz. Bu da Türkiye’yi dışarıda güçlü yapıyor. Avrupa’da böyle bir liderlik boşluğu olan dönemde Türkiye’de Cumhurbaşkanımız gibi güçlü bir liderin olması bizim dış politikada gücümüzün ötesinde bir nüfuz sahibi olmamızı sağlıyor.”
Kıbrıs meselesinin Türkiye için taşıdığı stratejik öneme özel bir vurgu yapan Erdoğan, adada Yunan nüfusunun yoğun olmasının burayı bir Yunan adası yapmadığını, tarihsel gerçeklerin bu yönde olmadığını ifade etti. Kıbrıs’ın Akdeniz’deki kritik konumuna işaret ederek sözlerini sürdüren Erdoğan, “İngilizler Kıbrıs’a bedava uçak gemisi diyorlar. Yani uçak gemisi teknolojinizi geliştirmeden Akdeniz’in en stratejik noktasında uçak gemisi bulundurmuş oluyorsunuz. İsrail’in gözü oranın üzerinde. Çünkü İsrail’in güvenliği için de stratejik konumda olduğunu düşünüyorlar. Bugün zaten bölgemizdeki en büyük stratejik tehdit İsrail’in ta kendisidir. Etrafındaki ülkelerin hiçbirisinde istikrar olmasını istemez. Hiçbirisinin müreffeh olmasını, güçlenmesini istemez. Onun içindir ki Pakistan’dan Sudan’a kadar bütün bölge ülkeleri son 50 yılda bir şekilde iç çatışmalar, istikrarsızlıklar, terör tehdidi vesaire, bunlarla boğuşarak hep zayıf tutulmuş, hep zayıflatılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin tarihi ve kültürel bağları göz önüne alındığında, komşu ülkelerin güçlenmesinin Türkiye’yi de daha güçlü kılacağını belirten Erdoğan, bölgenin güç merkezinin Türkiye olduğunu vurguladı. Kültürel güç merkezi olmanın önemine dikkat çeken Erdoğan, “Bunun için kendi kimliğimizi, kendi kültürümüzü yeniden kuşanmak zorundayız. Yani kötü bir Batı taklidi olduğumuz zaman bize kimse kıymet vermez. Türkiye Yüzyılı dediğimiz şey bir Kızılelma. Cumhuriyet’in 2. yüzyılında Türkiye’nin dünyaya damgasını vurmasının hedef olarak konduğu bir Kızılelma. Sizler eğitiminizle bilginizle görgünüzle bunu başaracak olan insanlarsınız. Hedeflerinizin ardına gayretinizi seferber edecek olan sizlersiniz. Türkiye’nin 21. yüzyıla damga vurmak için altyapısı, temel edinimleri bence kazanılmış durumda. Bunda sonrası sizlerin hedeflerini yüksek tutmasıyla olacak.” şeklinde konuştu.
Bilal Erdoğan’ın konuşmasının ardından okul müdürü Şeyma Şahin, günün anısına Erdoğan’a bir hediye takdim etti. Erdoğan ve protokol üyeleri, KKTC ile ilgili hazırlanan fotoğraf sergisini ve öğrencilerin teknolojik çalışmalarının sergilendiği stantları ziyaret ederek bilgi aldı. İki gün süren çalıştaya 15 farklı liseden 250’den fazla öğrenci müzakereci olarak katıldı. Çalıştay boyunca Kıbrıs meselesi; tarih, uluslararası ilişkiler, sosyoloji, psikoloji, eğitim ve teoloji komitelerinde çok yönlü bir yaklaşımla ele alındı. ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, İstanbul 1 ve 2 Nolu Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile Kıbrıs Vakfı’nın desteklediği etkinliğe, öğrencilerin yanı sıra eğitim dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda temsilci de katılım sağladı.
Kemer D-400 Karayolu’ndaki Midibüs Kazasında Beş Kişi Yaralandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.