İzmir’de geçen yıl 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın bir apartmanda yapılan haşere ilaçlaması sonrasında yaşamını yitirmesine dair yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan mütalaa, bebeğin ölüm nedeninin kimyasal fosfin gazına maruz kalma sonucu zehirlenme olduğunu kesinleştirdi. Bu raporla birlikte, facianın ardındaki sır perdesi aralanırken, benzer üzücü vakalarla olan çarpıcı benzerlikler de dikkat çekti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12 Kasım 2023 tarihinde Kahramanlar Mahallesi’nde yaşanan olaya ilişkin başlattığı soruşturma titizlikle devam ediyordu. Bir apartmanda tahtakurusu ilaçlaması yapıldıktan sonra Altay Toprak bebeğin hayatını kaybetmesi ve 3 kişinin zehirlenmesiyle ilgili dosya, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca hazırlanan 18 sayfalık detaylı adli tıp mütalaasının soruşturma dosyasına girmesiyle yeni bir boyut kazandı.
Raporda, apartmanda kullanılan pestisitlerin suyla birleştiğinde son derece toksik olan fosfin gazını oluşturacağına dikkat çekildi. Bu gaza solunum yoluyla maruz kalındığında, kişinin fizyolojik özelliklerine ve maruziyetin şiddetine bağlı olarak, hafiften ağıra değişen ciddi zehirlenmeler yaşanabileceği belirtildi. Altay bebeğin, ailesiyle birlikte apartmanın 3. katında ikamet ettiği, facianın ise 4. katta “Grainphos tb” ve “Kingphos tb” adlı ilaçlar kullanılarak yapılan tahtakurusu ilaçlaması sonrasında meydana geldiği vurgulandı. Raporda, Altay bebekte ilaçlama sonrası hızla sağa sola dönme, kusma, uyumakta güçlük ve solunum sıkıntısı gibi belirtilerin başladığı, sabah saatlerinde hastaneye götürülmesine rağmen yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği ifade edildi.
Bebeğin annesi Raziye Kınalı ile babası Recep Kınalı’nın da olay sonrası karında kasılma, nefes almada ve hareket etmede güçlük, kusma gibi farklı düzeylerde semptomlarla hastaneye başvurdukları raporda anımsatıldı. İlaçlama yapılan dairede GDA 2 gaz ölçüm ve teşhis cihazı ile yapılan ölçümlerde 0,56 ppm fosfin gazı tespit edildiği belirtilen mütalaada, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı’nın otopsi raporunda fosfin gazının bulunmadığı belirtilmiş olsa dahi, bu gazın çok uçucu bir yapıya sahip olması nedeniyle tespitinin zor olduğu bilgisine yer verildi. Raporda, tüm apartman sakinlerinde benzer semptomların görüldüğü dikkate alındığında, klinik tablonun kimyasal gaz zehirlenmesi (fosfin gazı) sonucu geliştiğinin kabul edilmesi gerektiği belirtildi. Altay bebekte ortaya çıkan klinik tablonun da tıbbi belgeler, otopsi bulguları ve ifadeler doğrultusunda, ortak maruz kaldıkları kimyasal gaz zehirlenmesi (fosfin gazı) sonucu gerçekleştiği ve bebeğin kesin ölüm nedeninin Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan sorulmasının uygun olduğu oy birliğiyle mütalaa edildi.
Altay bebeğin babası Recep Kınalı, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen bu yeni raporun yargılama sürecini hızlandıracağını dile getirdi. Kınalı, İstanbul Fatih’te iki çocuk dahil dört kişinin zehirlenme şüphesiyle yaşamını yitirdiği Böcek ailesine rahmet dileyerek, “Böcek ailesinin yaşamış olduğu olay, bizim yaşadığımız olayla bire bir aynı gibi gözüküyor. Daha tedbirli veyahut daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Zirai ilaçlara belli bir kısıtlama getirilmesi gerekiyor” sözleriyle benzer trajedilerin önlenmesi adına zirai ilaç kullanımında daha sıkı denetim ve kısıtlamalar getirilmesi çağrısında bulundu.
Kınalı ailesinin avukatı Utku Turan da raporun, Altay Toprak bebeğin fosfin gazına maruz kaldığını ve bu maruziyet sonucu zehirlenerek hayatını kaybettiği tespitini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Turan, bebeğin ölüm nedeninin kesinleşmesi için dosyanın İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Dairesi’ne gönderildiğini de ekledi. Avukat Turan, fosfinin tarımsal ilaçlamada kullanılan bir madde olduğunu ve su ile teması anında yoğun bir gaz formuna dönüşen, oldukça zehirleyici ve son derece dikkatli kullanılması gereken bir gaz olduğuna dikkat çekti. “Konut ve iş yeri gibi insanla doğrudan temas edebilecek ortamlarda kullanılmaması gerektiği belirtilen bir ilaç. Burada da çok yüksek dozda kullanıldığı için maalesef Altay bebeğimizin vefatına sebebiyet verdi” ifadeleriyle fosfin gazının konut gibi yaşam alanlarında kullanımının tehlikelerine işaret etti.
Bu trajik olay, akıllara İstanbul Fatih’te yaşanan benzer bir faciayı getirdi. İki çocuk dahil dört kişinin hayatını kaybettiği Böcek ailesi olayına ilişkin yürütülen soruşturmada, bir otelin giriş katındaki bir odanın tahtakurusuna karşı ilaçlandığı tespit edilmişti. Uzmanlar, o dönemde ilaçtaki “alüminyum fosfit” içeren maddenin ailenin ölümüne neden olabileceği ihtimali üzerinde durmuşlardı. Her iki olaydaki benzerlikler, haşere ilaçlamalarında kullanılan kimyasalların insan sağlığı üzerindeki potansiyel ölümcül etkileri ve denetim eksiklikleri konusunda ciddi endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Bakan Yerlikaya Yıllardır Süregelen Üç Faili Meçhul Cinayetin Aydınlatıldığını Duyurdu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.