Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün deniz güvenliği kapasitesini önemli ölçüde artıracak yeni nesil acil müdahale römorkörleri ve kılavuzluk hizmet botlarının teslim töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, 2 adet Acil Müdahale Römorkörü ve 6 adet Kılavuzluk Hizmet Botu’nun, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün güçlü filosuna eklenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu yeni deniz araçları, özellikle Türk Boğazları’nın yoğun ve kritik deniz trafiğinde seyir, can, mal ve çevre emniyetini üst düzeye taşımayı hedeflemektedir.
Bakan Uraloğlu, denizlerin Türkiye için bir “Mavi Vatan” olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkenin deniz ticaretindeki konumunu güçlendirmek adına kayda değer ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti. Bakanlık olarak hayata geçirilen proje ve çalışmaların Türkiye’yi uluslararası denizcilik arenasının ön sıralarına taşıdığını belirten Uraloğlu, geride bırakılan 2024 yılının Türk denizciliği açısından altın bir yıl olarak tarihe geçtiğini aktardı.
Uraloğlu, 2002 yılında 8,9 milyon dedveyt ton ile dünya genelinde 17. sırada yer alan Türk Deniz Ticaret Filosu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda önemli bir büyüme kaydettiğini belirtti. Günümüzde 2.203 gemiyle 53,1 milyon dedveyt tona ulaşan filonun, bu sayede dünya sıralamasında ilk 10 içerisinde yerini sağlamlaştırdığına dikkat çekti. Ayrıca, 550 bin dedveyt ton olan tersane kapasitesinin 4,79 milyon dedveyt tona, 37 olan tersane sayısının ise 85’e çıktığını açıkladı. Balıkçı barınağı sayısının 178’den 400’ün üzerine, liman tesis sayısının 152’den 217’ye ve yat bağlama kapasitesinin 8.500’den yaklaşık 26 bine yükseltildiği bilgisi paylaşıldı.
Bakan Uraloğlu, küresel ölçekte en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 liman arasına Aliağa Limanı’nı da dahil ettiklerini belirterek, denizcilik alanındaki başarıların devam ettiğini bildirdi. Antalya Demre Yat Limanı ve Gazipaşa Yat Limanı’nın da bu yıl hizmete açıldığını aktaran Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası denizcilik arenasındaki yerinin güçlendiğini ifade etti. Bu başarıların en somut örneklerinden biri olarak, Londra’da düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) 34. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin 139 ülkenin desteğini alarak üst üste 14. kez IMO Konsey üyeliğine seçilmesi gösterildi. Ayrıca, Türkiye’nin 65. denizcilik anlaşmasını Umman Sultanlığı ile imzalayarak uluslararası işbirliğini artırdığı da kaydedildi.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilik sektöründe bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte iddialı bir aktör konumuna yükseldiğini vurguladı. Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu, büyüyen deniz ticaret filosu ve gelişmiş liman ile tersane altyapısının, ülkenin dünyadaki denizcilik etkisini artıran faktörler olduğunu belirtti.
Denizlerde seyir, can, mal ve çevre emniyetine büyük önem verdiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın dünyanın en önemli su yollarından biri olduğunu ve Karadeniz ile Akdeniz Havzası ülkelerinin deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret faaliyetleri için anahtar bir rol oynadığını kaydetti. Uraloğlu, Boğazlar’daki yoğun gemi trafiğini gözler önüne sermek adına önemli istatistikleri paylaştı:
“30 Kasım 2024 tarihine kadar İstanbul Boğazı’ndan 36.978, Çanakkale Boğazı’ndan ise 40.874 gemi olmak üzere toplamda 77.852 gemi hareketi gerçekleşti. Bu 11 aylık dönemde, bu gemiler aracılığıyla 401 milyon tonu petrol gibi tehlikeli yük olmak üzere toplam 911 milyon ton yük taşındı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerin yüzde 61’ine ve Çanakkale Boğazı’ndan geçen gemilerin yüzde 54’üne olmak üzere toplam 44.601 gemiye kılavuzluk hizmeti sundu. 2024 yılının ilk 11 ayında 193 can kurtarma operasyonuyla 611 kişiyi hayata bağlarken, 25 gemi kurtarma operasyonunu da başarıyla icra ettik.”
Bu operasyonlara örnek olarak, 28 Kasım 2024 tarihinde Mısır’dan Rusya’ya seyir halindeyken Karadeniz açıklarında saldırıya uğrayan Kairos isimli tankere gerçekleştirilen kurtarma operasyonu gösterildi. Bakan Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin Sahil Güvenlik Komutanlığı ile tam bir koordinasyon içinde, büyük bir özveri ve profesyonellikle hareket ederek gemide mahsur kalan 25 mürettebatı sağ salim karaya ulaştırmayı başardığını belirtti.
“Türkiye’nin deniz emniyeti konusundaki üstün standartlarını, kriz yönetimindeki yetkinliğini ve uluslararası sulardaki sorumluluk bilincini tüm dünyaya bir kez daha güçlü bir şekilde ilan etmiştir. İşte bu, yalnızca ulusal sınırlarımızla sınırlı kalmayan, uluslararası denizcilik camiasında yankı bulan, takdir edilen ve örnek gösterilen büyük bir başarı ve operasyonun ta kendisidir!” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, bu müdahalede emeği geçen tüm denizcilere, Kıyı Emniyeti ekiplerine, koordinasyonu sağlayan kurumlara ve fedakâr çalışanlara teşekkür ettiğini dile getirerek, “Bu tür başarılar, Mavi Vatan’ımızın güvenliğini sağlama konusundaki sarsılmaz kararlılığımızı, teknik kapasitemizi ve insani değerlerimizi en güzel şekilde ortaya koymaktadır.” diye ekledi.
Bakanlık olarak denizlerde seyir emniyetini, can, mal ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik yatırımların hız kesmeden devam ettiğini belirten Uraloğlu, Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için ilave yatırımlar yapıldığını aktardı. Türkiye’nin deniz ticaretindeki büyüme stratejisinin, denizcilik sektöründe uluslararası arenada daha fazla söz sahibi olmayı hedeflediğini ifade eden Bakan Uraloğlu, sadece ticari büyümeyi değil, aynı zamanda denizlerin güvenliğini, seyir emniyetini ve çevre koruma standartlarını en üst seviyede tutmaya gayret ettiklerini vurguladı.
Bu kapsamda, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün görev ve sorumluluklarını en üst düzeyde yerine getirmek amacıyla sürekli olarak gelişen teknolojiye ayak uydurduğunu ve filosunu güçlendirdiğini anlatan Bakan Uraloğlu, Türk tersanelerinde inşa edilen 2 adet acil müdahale römorkörü ve 6 adet kılavuzluk hizmet botunun hizmete alınmasıyla filodaki gemi sayısının 109’a yükseldiğini belirtti. Yeni römorkör ve botların, Genel Müdürlüğün deniz güvenliği ve çevre koruma çabalarına önemli katkı sağlayarak, denizlerdeki tüm zorlu koşullarda bile çevresel hassasiyetle ve insan hayatı için özverili bir şekilde 7 gün 24 saat hizmet vereceğini dile getirdi.
Son 23 yılda Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne toplam 506 milyon Dolar yatırım yapıldığını açıklayan Bakan Uraloğlu, bu yatırımın 392 milyon Dolarının deniz araçlarına ayrıldığını kaydetti. 2024 yılında sadece römorkörlerden yaklaşık 152 milyon Dolar gelir elde edildiğini aktaran Uraloğlu, yerli römorkörlerin yanı sıra teknolojik yatırımların da hız kesmediğini belirtti.
Bakan Uraloğlu, hem filoyu hem de teknolojiyi millileştirme çalışmalarına dikkat çekti. Gemi trafiğinden kaynaklı riskleri minimize eden akıntı ölçüm sistemlerinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ile birlikte 2017 yılında İstanbul Boğazı’nda, 2024 yılında ise Çanakkale Boğazı’nda kurulduğunu bildirdi. Ayrıca, kullanılan gemi trafik sistem radarlarının 3 adedinin önceki yıllarda millileştirilerek faaliyete alındığını hatırlatan Bakan Uraloğlu, 8 adedinin de önümüzdeki yıllarda Aselsan tarafından geliştirilen radarlarla millileştirileceğini duyurdu. Kıyılarda deniz güvenliğini artırmak amacıyla, 42’si tarihi olmak üzere toplam 488 deniz fenerinin bir program dahilinde restore edildiğini belirten Uraloğlu, “Türkiye Yüzyılı Vizyonumuz doğrultusunda, Mavi Vatan’ımızın her köşesinde yerli ve milli hamlelerimiz artarak devam edecek.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Tosyalı 2025 Hedefinde 9 Milyar Dolar Ciro Ve 13 Milyon Ton Üretim İle Küresel Yükselişini Sürdürdü