Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Kabine toplantısının ardından yaptığı kapsamlı açıklamalarda, hükümetin gıda güvenliği ve temiz gıdaya erişim konusundaki kararlılığını vurguladı. Erdoğan, insanların ödedikleri ücret karşılığında hileli, hurdalı veya aldatıcı ürünlerle karşılaşmaması için her türlü çabanın gösterildiğini belirtti. Denetimler sonucunda taklit ve tağşiş yapılan sağlıksız ürünlerin, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından anlık olarak kamuoyuna duyurulduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da iki çocuk dâhil üç gurbetçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan elim olayın ardından basında yaşanan tartışmaların, gıda güvenliği konusundaki hassasiyetlerinin ne denli yerinde olduğunu bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Olayla ilgili soruşturmanın çok boyutlu bir şekilde devam ettiğini aktaran Erdoğan, geçmişte kimi meşhur markalar dâhil ürünlerde tağşiş, taklit ve hile tespit ettiği için eleştirilen devlet kurumlarının, bugün aynı kesimlerce hedef gösterilmesini “ikircikli bir tavır” olarak nitelendirdi. Erdoğan, “Tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında, denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
2025 yılı içerisinde ülke genelinde tam 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildiği açıklandı. Kayıt ve onay süreçlerinden hijyen koşullarına, ürünlerin izlenebilirliğinden muhafaza şartlarına kadar her detayın titizlikle incelendiği bu denetimlerde, kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon Lira idari para cezası uygulandığı belirtildi. Ayrıca, suç teşkil eden 495 dosyanın Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirildiği duyuruldu. Daha önce belirli dönemlerde açıklanan taklit ve tağşiş listelerinin artık anlık olarak ilan edildiği ve gıda işletmelerinde karekod uygulamasının başlatıldığı bilgisi verildi. Bu sistem sayesinde vatandaşlar, bir karekodu okutarak işletmenin en son ne zaman ve hangi şartlarda denetlendiğini anında öğrenebiliyor.
Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimlerinin yanı sıra, hükümetin fahiş fiyatlar, stokçuluk ve haksız ticari eylemlerle mücadeleyi de sürdürdüğünü belirten Erdoğan, 2025 yılı içerisinde 470 bin firmanın denetlendiğini ve bu denetimler sonucunda toplam 2.4 milyar Lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Yıl içinde 196 firmaya ise toplam 11.5 milyar Lira idari para cezası tatbik edildiği bildirildi. Erdoğan, gıda güvenliği konusunda en küçük bir ihmale dahi tolerans gösterilmeyeceğinin altını çizerek, vatandaşların güvenli gıdaya erişimini temin ederken, evine ekmek götürmeye çalışan esnafın da hakkının ve hukukunun korunacağını ifade etti. İstanbul’daki elim olayın henüz aydınlatılmamışken, gıda sektörünün tamamını itham eden art niyetli yorumların doğru bulunmadığı da belirtildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Kasım’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 87’nci yıl dönümünde saygıyla yâd ettiklerini hatırlatarak, iktidarları boyunca “Millete efendilik yoktur; hadimlik vardır” prensibiyle hareket ettiklerini vurguladı. Bir zamanlar toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkenin, bugün dünyanın en büyük 17’nci, Avrupa’nın ise en büyük 7’nci ekonomisi haline geldiği belirtildi. 2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelirin 17 bin Dolara yaklaştığı, 2002’de yıllık 36 milyar Dolar olan ihracatın ise Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış 270.2 milyar Dolarla rekor kırdığı açıklandı. Hizmetler ihracatının 14 milyar Dolardan 121.6 milyar Dolara yükseldiği, savunma sanayisinde ise yüzde 80 dışa bağımlılıktan dünyanın ilk üç İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) üreticisi arasına girildiği dile getirildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’na seçilen Tufan Erhürman’ın ilk resmi yurt dışı ziyareti kapsamında Ankara’da misafir edildiği açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayın Erhürman ile milli dava Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve Ada’daki gerçeklere uygun bir çözüme yönelik ortak adımları değerlendirdiklerini aktardı. Erhürman’ın Rum kesimine yönelik mesajlarında Kıbrıs Türk’ünün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulamasının önemine dikkat çekildi. Erdoğan, geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını vakit kaybı olarak gördüklerini ifade ederek, Kıbrıs meselesinin çözümünün iki devletin bir arada var olmasından geçtiğini bir kez daha yineledi. Kıbrıs Türk’ünün sergilediği cesaret, irade ve yapıcı tutumun Rum tarafınca da gösterilmesi halinde, Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayalı kalıcı, adil ve gerçekçi bir çözüm bulunabileceği belirtildi.
Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağıyla ilgili olarak kaza-kırım ekibinin topladığı veriler ve karakutu incelemesi neticesinde, 20 şehit verilen elim hadisenin neden yaşandığının çok daha net anlaşılacağı belirtildi. Bu bilgilerin, başta şehit yakınları olmak üzere kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılacağı ifade edildi. Erdoğan, telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acıyı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür etti. Peygamberlikten sonraki en yüce makam olarak nitelendirdiği şehadet mertebesine ulaşmanın ulviliğine değinilirken, şehit yakınlarının teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında duygulanmamak elde olmadığını dile getirdi.
Deprem bölgesinin yaralarını sarmaya süratle devam edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, 11 il için yılbaşından önce 453 bin bağımsız bölümün anahtar tesliminin hedeflendiğini açıkladı. Evine kavuşmamış tek bir hak sahibinin bırakılmayana kadar gece gündüz çalışılacağı vurgulandı. Bu hizmetleri itibarsızlaştırmaya çalışan bir zihniyetin umutsuz çırpınışlarına şahit olunduğunu belirten Erdoğan, taş üstüne taş koymaktan aciz olanların, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karaladığını ifade etti. Ayrıca, 7 gün 24 saat esasına göre şantiyelerde ter döken mühendislerin ve işçilerin emeğine dil uzatılmasının kabul edilemez olduğu dile getirildi.
İmparatorluk bakiyesi olan Türkiye’nin ve büyük hedefleri olan Türk Milleti’nin iç ve dış politikada çok boyutlu bir strateji izlediğini belirten Erdoğan, Irak’tan Suriye’ye güney sınırlar boyunca barış, adalet, istikrar ve birlikte kalkınmanın savunulduğunu söyledi. Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmenin memnuniyetle takip edildiğini dile getiren Erdoğan, bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandıkları 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşlarını koruduklarını vurguladı. Türkiye’nin bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğu belirtildi. 8 Aralık Devrimi’nin birinci yıl dönümünün yaklaşmasıyla birlikte, hiç kimsenin geçmişe takılıp kalmaması ve ortak gelecek vizyonuyla hareket etme yollarının aranması gerektiği ifade edildi. Bölgeye dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemesi gerektiği, “El atına binenin tez ineceği” gerçeğinin unutulmaması gerektiği mesajı verildi. Türkiye’nin Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak gördüğü ve herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istediği belirtilerek, önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edileceği vurgulandı.
Gazze’de Türkiye’nin de katkısıyla sağlanan ateşkesin, ihlallere rağmen devam etmesinin çok kıymetli bulunduğu belirtildi. HAMAS’ın, Netanyahu hükümetinin tüm provokasyonlarına rağmen attığı imzanın arkasında durduğu ve sorumluluklarını yerine getirdiği ifade edildi. Başta Sayın Trump olmak üzere Amerikan yönetiminin de bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergilediği gözlemlendiği aktarıldı. İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da, Türkiye’nin mevcut tüm imkânları kullanarak Gazze’ye yardımlarını ulaştırdığı dile getirildi. Toplam 810 ton insani yardım taşıyan 18’inci İyilik Gemisi’nin 15 Kasım Cuma günü el Ariş Limanı’na ulaştığı ve 47 TIR dolusu malzemenin Refah sınır kapısına yönlendirildiği bilgisi verildi. Havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durumun giderek kötüleştiğine dikkat çekilerek, Gazze halkının bir an önce derme çatma çadırlardan kurtarılması gerektiği vurgulandı. Türkiye’deki konteynerlerin Gazze’ye sevkinin sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacağı beklentisi ifade edildi.
Erasmus Öğrencisi Marlene P Ölümünde Zehirlenme Şüphesi Tahtakurusu İlacına Evrildi