Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Kibyra Antik Kenti’nde, eşsiz Medusa mozaiği, kış mevsiminin getirdiği olumsuz iklim koşullarından korunmak maksadıyla titiz bir çalışmayla üzeri kapatılarak koruma altına alındı. Bu uygulama, antik eserin gelecek nesillere güvenle aktarılması adına atılan stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kibyra Antik Kenti’nin görkemli yapılarından biri olan Odeion, yani antik konser salonu bölümünde, 2009 yılında yürütülen arkeolojik kazılar neticesinde gün yüzüne çıkarılan Medusa mozaiği, ziyaretçilerini sanatsal ve tarihi derinliğiyle etkilemeye devam ediyor. Yaklaşık 1800 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilen bu emsalsiz eser, Roma İmparatorluğu döneminin seçkin yapılarında sıklıkla rastlanan “opus sectile” tekniğiyle renkli mermer ve taş parçalarının özenle kesilip bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Bu özel teknik, mozaiğe üç boyutlu bir derinlik ve görsel zenginlik kazandırmaktadır. Antik kentin UNESCO tarafından tescillenme sürecinde de kritik bir rol oynayan Medusa mozaiği, Kibyra’nın sanatsal ve mimari zenginliğinin en çarpıcı ve korunmaya değer örneklerinden birini temsil etmektedir.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Medusa mozaiğinin ve Odeion Stoası zeminindeki opus tessellatum mozaiğinin kış şartlarından etkilenmesini önlemek amacıyla detaylı koruma çalışmaları gerçekleştirildi. Burdur Mehmet Akif Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kibyra Kazı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, yürütülen çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada, “Kibyra Olympeion Odeionu orkestra zeminini kaplayan opus sectile Medusa mozaiği ile Odeion Stoası zemin döşemesi opus tessellatum mozaiğin üzeri, iklim şartlarından korunması amacıyla kapatılmıştır.” ifadelerini kullandı. Bu koruma işlemi, özellikle kar, yağmur, don ve rüzgar gibi yıpratıcı hava koşullarının mozaik yüzeyinde yaratabileceği aşınma, bozulma ve renk kaybı gibi olumsuz etkileri engellemeyi hedefliyor. Alanında uzman arkeologlar ve konservatörler, bu tür hassas eserlerin uzun ömürlü olması ve orijinal hallerini koruması için periyodik koruma önlemlerinin zorunluluğunu vurgulamaktadır.
Prof. Dr. Özüdoğru, açıklamalarında mozaiğin ne zaman yeniden ziyaretçilerle buluşacağına dair de net bir tarih verdi. Mozaiğin ve diğer zemin döşemelerinin, iklim koşullarının normale dönmesinin ardından 01 Nisan 2026 tarihinde tekrar ziyarete açılabileceğini belirtti. Bu tarih, kış mevsiminin sona ermesi ve havaların ısınmasıyla birlikte koruyucu örtünün kaldırılarak mozaiklerin doğal güzelliğinin yeniden gözler önüne serilmesi anlamına geliyor. Antik kent meraklıları ve tarih tutkunları, bu tarihten itibaren Kibyra Antik Kenti’nin bu eşsiz sanat eserlerini tekrar deneyimleme fırsatı bulacaklardır.
Antakya’da Yola Beton Döken Mikser Sürücüsü “Firmamız Zengin, Cezamızı Öderiz” Dedi