Burdur’un Gölhisar ilçesinde akşam saatlerinde gökyüzünde beliren gizemli ışık ve eşlik eden yoğun ses, bölge sakinlerinde kısa süreli bir merak uyandırdı. Olay, 18.48 sularında ihbar edildi ve yetkililer hızla duruma müdahil oldu. İlk belirlemelere göre, Vali Tülay Baydar Bilgihan, gökyüzünde gözlemlenen bu durumun bir meteor veya göktaşı olabileceğini değerlendirdiklerini ifade etti. Vali Bilgihan, “Meteor, gök taşı gibi bir şey olduğunu değerlendiriyoruz. Gölhisar, Böğrü Delik Yaylası tarafı diye bilgi geldi. Saat 18.48’de ihbar yapıldı. Şu an itibarıyla bir bulguya ulaşamadık” açıklamasında bulundu.
Söz konusu gökyüzü olayına ilişkin bilimsel açıklama, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Esenoğlu’ndan geldi. Prof. Dr. Esenoğlu, bu tür olayların yıllık göktaşı yağmurları dönemine denk geldiğini vurgulayarak, yaşanan durumun Geminid (İkizler Göktaşı Yağmuru) ile bağlantılı olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Hasan Esenoğlu, Burdur’da gözlemlenen ışık ve sesin, her yıl belirli dönemlerde dünyayı etkisi altına alan periyodik göktaşı yağmurlarından biri olan Geminid (İkizler) Göktaşı Yağmuru’nun bir parçası olduğunu açıkladı. Esenoğlu, “Yılın bu dönemi de Geminid, İkizler Göktaşı Yağmuru dönemi ve 12-13 Aralık en yoğun günleri. Bunlar, dünyaya düşen kuyruklu yıldızın parçaları, molozları” sözleriyle bu göksel olayın doğasını detaylandırdı. Bu durum, kuyruklu yıldızların yörüngelerinde bıraktıkları toz ve kaya parçacıklarının Dünya atmosferine girmesiyle oluşur.
İkizler Göktaşı Yağmuru’nun yıllık periyodik göktaşı yağmurları arasında saatte ortalama 120 meteora kadar ulaşabilen en yoğunlardan biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Esenoğlu, gözlem yapmak isteyenler için önemli tavsiyelerde bulundu. Esenoğlu, “O yüzden bugün, yarın, 14 ve 15’i gibi günlerde İkizler Takım Yıldızı’na bakacak şekilde bir veya iki göktaşı görürsen, onun arkası gelecek demektir. Bunu yaparken de etrafı ışıklı olursa gözükmez. Mesela sahilde bunlar gözlenir. Gelen ihbarların sebebi de bu yıllık düzenli İkizler Göktaşı Yağmuru’ndan geliyorlar. Dünyanın 4’te 3’ü denizler. Denizlere düşme olasılığı çok fazla. Bunlar gündüz de düşüyor ama belli olmuyor. Tabii gece düşünce belli oluyor” diyerek şehir ışıklarından uzak, karanlık bölgelerin gözlem için daha elverişli olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Esenoğlu, dünya genelinde görülen bu göktaşlarının genellikle küçük boyutlarda olduğunu ve genellikle zarar verici olmadığını belirtti. Göktaşlarının çoğunun “mercimek büyüklüğünde” olduğunu söyleyen Esenoğlu, bu parçaların dünyaya ulaşmadan atmosferde yandığını vurguladı. Esenoğlu, “Kafaya taş yağmaz, baş kırmaz, zarar vermez bunlar. Çoğu yeryüzüne kadar ulaşamıyor. İçinde demir olanlar belki ulaşır da normalde ulaşmazlar. Karada bir şey bulunması çok zor. Bunlar bir de çok hızlılar. O kadar hızlı ki saniyede 35 kilometre gidebiliyor. Bu kadar hızlı gidince, sürtünme fazla olunca yanma olayı meydana geliyor” ifadelerini kullandı. Bu yüksek hız ve sürtünme nedeniyle oluşan yanma, gökyüzünde parlak ışık izlerinin oluşmasına neden olurken, yeryüzüne ulaşma ihtimali olan parçaların tespitinin oldukça güç olduğu da eklenerek kamuoyu bilgilendirildi.
Dicle Nehri’nde Oluşan Yoğun Köpükler Kirliliğin Boyutunu Gözler Önüne Serdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.