a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Can Holding Ve Ciner Grubuna Yönelik Kara Para Aklama Operasyonunda 11 Şüpheliye Tutuklama Talebi

Can Holding Ve Ciner Grubuna Yönelik Kara Para Aklama Operasyonunda 11 Şüpheliye Tutuklama Talebi

Can Holding'e yönelik soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheliden 11'i tutuklanmaları...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Can Holding yetkilileri ile Ciner Grubu bağlantılarını hedef alan büyük çaplı soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı. Organize suç örgütü kurma, yönetme, üye olma, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama ve nitelikli dolandırıcılık gibi ciddi suçlamaların odağında yer alan soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 11 şüpheli hakkında tutuklama kararı istendi. Bu gelişme, soruşturmanın kapsamının ve derinliğinin ne denli geniş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Son Gelişmeler: Tutuklama Ve Adli Kontrol Talepleri

Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan şüphelilerin savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanmıştı. Mehmet Remzi Sanver, Mehmet Kenan Tekdağ, Mehmet Sıddık Kaya, Emin Şahin, Nuh Zafer Metin, Serap Özgür, Abdulselam Yıldız, Tuncay Şahin, Adnan Yıldız, Nurettin Paksoy ve Mustafa Şahin’in aralarında bulunduğu 11 şüpheli, savcılık tarafından “çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma” ve “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Özellikle Mehmet Kenan Tekdağ’ın daha önce ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılmışken, şimdi tutuklanmasının talep edilmesi dikkat çekti.

Öte yandan savcılık, Şenol Akan, Cengiz Bingöl, Arafat Bingöl, Müslüm Çogaç, Betül Can, Zuhal Can, Akın Makaracı, İsmail Kavak, Hakan Kalkan, Mithat Muharremoğlu, Kıyas Mustafaoğulları, Cesur Salık, Barış Karayel ve Berkan Baycan hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasını talep etti. Şüphelilerin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri kısa süre içerisinde başladı.

Soruşturmanın Kökenleri Ve İddiaların Detayları

Başlangıçta Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına devredilmişti. Soruşturma, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler aracılığıyla bir suç örgütü kurulduğu, bu örgütün “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı”, “kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması” ve “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması” gibi çok yönlü eylemleri gerçekleştirdiği iddialarıyla başlamıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve mali denetim birimlerinin kapsamlı inceleme raporları, bu soruşturmanın temelini oluşturmuştu.

İddialara göre Can Holding şirketleri üzerinden kaynağı belirsiz yüklü miktarda para girişi yapıldı, bu paralar farklı şirketler arasında aktarılarak izleri gizlenmeye çalışıldı, ayrıca faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı öne sürüldü. Holding bünyesinde kurulan suç örgütünün, Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ettiği, aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurarak denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yaparak sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği belirtildi.

Soruşturmada ayrıca, ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, bu sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği ve bu borçların gerçeği yansıtmadığı tespit edildi. Ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı “Varlık Barışı Kanunu” kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, bu işlemlerin kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddia edildi. MASAK raporları doğrultusunda, suç örgütünün “nitelikli dolandırıcılık”, “kaçakçılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedildi.

Operasyonun İlk Dalgaları Ve El Konulan Şirketler

Can Holding’e yönelik ilk dalga operasyonlarda 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Bu kapsamda, aralarında D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C.’nin bulunduğu şüpheliler “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kara para aklama” suçlarından tutuklanmış, dönemin Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ hakkında ise “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Soruşturma ilerledikçe, Can Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yönetme” ve “mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek” suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Daha sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Can Holding’e ait 10 şirkete daha kayyum atanmasına karar verildi. Kayyum atanan şirketler arasında Türktab Marketing Sigara ve Tütüncülük AŞ, ZA Lojistik ve Araç Kiralama Hizmetleri Ticaret AŞ, Canpet Benzin İstasyon İşletmeciliği AŞ, Tares Tek. Ürünleri İç ve Dış Tic. Ltd Şti, Furkon Teknik Hırdavat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti, Temiz Petrol ve Gayrimenkul Ticaret AŞ, MCN Petrol AŞ, Yön Özel Eğitim Basım Yayın San. Tic. AŞ, Mer Yatırım ve Özel Eğitim Hiz. AŞ ve Arı Bilim İnovasyon Eğitim Hizmetleri AŞ yer aldı.

Ciner Grubu Bağlantısı Ve Turgay Ciner Hakkındaki Yakalama Kararı

Soruşturma, Can Holding ile Ciner Grubu arasındaki ticari ilişkilere de uzandı. Can Holding AŞ’nin 22 Aralık 2024 tarihinde pay alım satım sözleşmesiyle Turgay Ciner’in sahibi olduğu ve Ciner Grubu çatısı altında faaliyet gösteren medya kuruluşlarını satın aldığı tespit edildi. Bu kuruluşlar arasında Ciner Medya TV Hizmetleri AŞ, Show Televizyon Yayıncılık AŞ, Habertürk Gazetecilik AŞ, HT Spor Televizyon Yayıncılık AŞ, C Görsel Yayınları AŞ, Kanal 1 Görsel Televizyon Prodüksiyon AŞ, CİNER Dijital Yayın Hizmetleri AŞ, Boğaziçi Radyo ve Televizyon Yayıncılığı AŞ ve C Yapım Filmcilik Prodüksiyon AŞ bulunuyordu. Söz konusu satın alma ve devir işlemlerinde, örgüt faaliyeti kapsamında “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçuna yönelik şüphe ve tespitlerin bulunduğu anlaşıldı. Bu tespitler üzerine yurt dışında olduğu belirlenen şüpheli Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

Turgay Ciner’in sahibi ve yetkilisi olduğu Ciner Grup’a ait Park Holding AŞ ile bu holdinge bağlı AFC İthalat İhracat Turizm AŞ, Zeyfa İthalat İhracat AŞ ve Silopi Elektrik Üretim AŞ isimli şirketlere İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğince TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verildi. Şüpheli Ciner’in şirket tüzel kişiliklerinde de soruşturma kapsamındaki suçların işlendiğinin tespit edilmesi üzerine maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla 12 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan şüphelilerden Turgay Ciner’in oğlu Atilla Ciner ile Ciner Glass UK İcra Kurulu Başkanı Gökhan Şen tutuklandı. Park Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Usta, Park Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Orhan Yüksel, Park Holding Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Yeşiltaş, Park Holding Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Yılmaz, Park Holding Mali İşler çalışanı Yalçın Tahiroğlu, Park Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Karakuzu, Park Elektrik Konya Ilgın Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Çatal, Park Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi Hacı Mustafa Kıraç, Park Elektrik Satın Alma ve İthalat Müdürü Kemal Gürsel Özyar ve Timur Haşhaş hakkında ise “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

Genişleyen Kayyum Atamaları Ve Sürecin Devamı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, yapılan incelemelerde Can Holding AŞ ile Ciner Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Park Holding AŞ arasında mali ve ticari bağların bulunduğu, bu bağ üzerinden gerçekleştirilen işlem ve faaliyetlerle suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına hizmet edildiği yönünde kuvvetli şüphe olduğuna ilişkin tespitler yapıldığı aktarıldı. Bu tespitler doğrultusunda, aralarında Transworld Uluslararası Nakliyat ve Aracılık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti, Turktab Karon Tütün Mamulleri Gıda Paz. Tic. AŞ, Turktab Tobacco Gıda Lojistik ve Paz. AŞ, Turktab Toptan Tütün Mamulleri Paz. Dağ. AŞ, Turktab Tütüncülük Gıda ve İçecek San. Tic. Paz. AŞ, Turktab Gıda Tütün ve Tütün Mamulleri Paz. İth. İhr. Tic. AŞ, Turktab Global Tobacco Sigara ve Tütün Paz. AŞ, Kuranlar Petrol Otomotiv İnşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti, European International Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. AŞ, Nargıll Tütün Mam. San. Tic. AŞ, Park Holding AŞ’ye bağlı Park Teknik Elektrik Madencilik Turizm San. ve Tic. AŞ, Park Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. AŞ, Konya Ilgın Elektrik Üretim San. ve Tic. AŞ, Park Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ, Ciner Turizm Ticaret İnşaat Servis Hizmetleri AŞ, Etz Maden Enerji Petrol San. ve Tic. AŞ, Söğütözü İthalat İhracat ve Ticaret AŞ ve Kasımpaşa Sportif Faaliyetler AŞ’nin de bulunduğu 18 şirkete daha kayyum atandı. Bu geniş çaplı operasyon ve hukuki süreç, Türkiye’deki mali suçlarla mücadelede önemli bir örnek teşkil ediyor ve kamuoyunun dikkatle takip ettiği bir gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Tarım Sigortası Olmayan Üreticilere 13,2 Milyar Lira Zirai Don Desteği Ödemeleri Başladı