a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Cenevre’deki Ukrayna Barış Görüşmelerinde İlerleme Sağlandı Çözüm Süreci Zorlu Devam Ediyor

Cenevre’deki Ukrayna Barış Görüşmelerinde İlerleme Sağlandı Çözüm Süreci Zorlu Devam Ediyor

Trump’ın 28 maddelik planı Ukrayna krizinin çözümüne yönelik yeni bir ivme yarattı. AB, 24 maddelik kendi planını sunarken Cenevre’de ABD ve Ukrayna arasında...

Geçtiğimiz hafta Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump tarafından Ukrayna’ya yönelik sert bir tonla sunulan 28 maddelik barış planı, 03 Aralık Pazar günü İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan ABD, Ukrayna ve Avrupa Birliği heyetleri arasındaki görüşmelerin ardından somut bir çözüm olmaktan çıkarak sadece bir taslak metin haline dönüştü. Bu gelişme, planın gerçek anlamda Ukrayna’daki çatışmaları sonlandıracak bir barış anlaşmasına dönüşebilmesi için yeniden kapsamlı müzakereler yürütülmesinin zorunlu olduğunu ortaya koydu.

ABD’den Gelen İyimserlik Ve Kilit Çekinceler

Cenevre’deki üçlü diplomatik temasları değerlendiren ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna tarafıyla son 9 ayın en verimli ve içeriği dolu görüşmelerini gerçekleştirdiklerini belirtti. Rubio, 28 maddelik plana yapılan revizyonların ayrıntılarına girmeksizin şu ifadeleri kullandı: “Taslak plan metninin birçok maddesi üzerinde ortak bir görüşe varmayı başardık. Bu, son derece önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Ancak birtakım kilit maddeler hakkında nihai kararı liderlerin vermesi gerekecek.” Bakan Rubio, önümüzdeki günlerde Başkan Trump ile Ukrayna lideri Volodimir Zelenski’nin bir araya gelerek bu kritik konuları ele alması gerektiğini, akabinde Rusya’nın görüşünün de alınacağını dile getirdi. Daha önce 28 maddelik planın Ukrayna tarafından kabulü için belirlenen 27 Kasım tarihine kadar tanınan sürenin yeterli olmayacağı anlaşıldığından, son tarih uzatıldı. Rubio, plan üzerindeki düzeltmelerin de dikkate alınarak savaşın yakın zamanda sona ereceğine inandığını vurguladı.

Avrupa Birliği’nin Alternatif Planı Ve Ukrayna’nın Çıkarları

Cenevre görüşmelerinde, Başkan Trump’ın daha fazla Rusya’yı “ödüllendiren” nitelikte olduğu eleştirilen 28 maddelik planına alternatif olarak, Ukrayna’nın çıkarlarını daha güçlü savunan Avrupa Birliği’nin 24 maddelik bir planı da masaya yatırıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından durumu özetleyen Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, gelişmelere temkinli yaklaştı. Stubb, “Cenevre’de Ukrayna egemenliğinin korunması için ciddi adımlar atılmış olmasına rağmen, çözüm bekleyen birkaç kilit madde hala devam ediyor. Bunların karara bağlanması birkaç gün değil, birkaç aylık yoğun bir çalışma gerektirebilir” açıklamasını yaptı. AB’nin planı da bazı toprak tavizleri öngörmekle birlikte, Rusya’ya G-8’e dönüş imkanı tanıyor. Asker sayısı konusunda ise Trump’ın 600 bin asker öngören planının aksine, AB planı Ukrayna ordusunun sayısını 800 bine çıkarıyor. Öte yandan, Trump’ın planı Ukrayna’ya NATO üyeliği öngörmezken, Avrupa Birliği’nin teklifi NATO’nun ortak kararıyla Ukrayna’nın üye olma hakkını saklı tutuyor.

Cenevre’de yürütülen kritik görüşmelere Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio liderlik etti.

Ukrayna Parlamentosundan Kırmızı Çizgiler Ve Tavizsiz Duruş

Uluslararası toplum müzakerelerde Ukrayna lideri Zelenski’yi temel alırken, Ukrayna Parlamentosu Rada, 02 Aralık tarihinde İsveç’te düzenlenen Avrupa parlamentoları toplantısında Rusya ile yapılacak pazarlıklarda üç temel kırmızı çizgisini ilan etti. Rada Başkanı Ruslan Stefançuk, bu toplantıda yaptığı konuşmada, “Ukrayna yönetimi başında kim olursa olsun, Ukrayna ordusunun sayıca kısıtlanması, Ukrayna’nın acilen NATO üyeliğinden vazgeçmesi ve Ukrayna’nın toprak kaybına yol açacak hiçbir anlaşmanın altına imza atılamaz” ifadelerini kullandı.

İsveç’teki parlamentolar toplantısına video konferans yoluyla bağlanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski de plan müzakereleri hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Zelenski, ülkesinin en kritik dönemden geçtiğini ve çok zor kararların alınması gereken bir süreçte olduklarını belirterek, “Ancak biz her şeye rağmen, başta ABD yönetimi olmak üzere tüm partner ülkelerle ortak bir taviz zemini bulunması için çalışacağız. Tavizin Ukrayna’yı zayıflatan değil, güçlendiren bir nitelikte olması için çaba sarf edeceğiz” şeklindeki açıklamasıyla, Rusya’ya toprak tavizleri konusunda kesin bir duruş sergilemeye hazır olmadıklarını bir kez daha net bir şekilde ifade etti.

Rusya’dan Beklenen Ve Mesafeli Tepki

Cenevre görüşmeleri sonrasında Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’dan mesafeli bir açıklama geldi. Peskov, “Cenevre’de bizim daha önce 28 maddelik barış planı olarak bildiğimiz metinde bazı revizyonlar gerçekleştiğini duyduk. Ancak şu ana kadar ABD tarafından bize iletilen ve değişikliklerin neler olduğunu gösteren resmi bir metin elimize geçmedi. Rusya, basında yer alan haberler üzerinden hareket edip yorum yapamaz” diye konuştu. Putin yönetiminin, Trump’ın ilk 28 maddelik planını bir pazarlık başlangıcı için olumlu bulduğunu daha önce açıklamış olması dikkat çekmişti. Rusya’nın taleplerini büyük ölçüde karşıladığı ve hatta bazı çevreler tarafından ‘Putin’e teslim olma’ olarak nitelendirilen bu plan, o dönemde Avrupa ve Ukrayna’dan yoğun tepkilerle karşılaşmıştı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katılımıyla 15 Bin Öğretmenin Ataması Gerçekleşti

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.