01 Ekim tarihinde İsrail ordusunun, Gazze’ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda saldırması ve filodaki aktivistleri yasa dışı biçimde alıkoyması büyük yankı uyandırdı. Bu trajik olayın ardından, diplomatik girişimler ve yoğun çabalar neticesinde, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu 137 aktivist, Türkiye’ye getirildi. Aktivistlerin İstanbul’a ulaşmasıyla birlikte hem siyasi arenada hem de kamuoyunda derin bir rahatlama ve sevinç yaşandı.
Uluslararası sularda alıkonulan ve İsrail’in Eilat kentindeki Ramon Havalimanı’na getirilen aktivistler, işlemlerin tamamlanmasının ardından dün öğleden önce özel bir Türk Hava Yolları (THY) uçağına bindirildi. Söz konusu THY uçağı, saat 15.50’de İstanbul Havalimanı’na başarılı bir iniş gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, uçakta 36 Türk ve 23 Malezyalı aktivistin yanı sıra, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, İtalya, Kuveyt, Libya, Malezya, Moritanya, İsviçre, Tunus ve Ürdün vatandaşları da yer almaktaydı. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası insani krizlerde üstlendiği rolü bir kez daha gözler önüne serdi.
İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda, uzun bir bekleyişin ardından ülkeye dönen aktivistler, bazı yetkililer, basın mensupları, aileleri ve çok sayıda vatandaş tarafından coşkulu bir şekilde karşılandı. Bu anlamlı anlarda, duygu dolu anlar yaşanırken, aktivistlerin yakınları sevdiklerine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Türkiye’nin gösterdiği bu misafirperverlik ve desteğe minnettar olduklarını dile getiren yabancı uyruklu aktivistler, “Bizi Türkiye kurtardı. Çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Havalimanındaki karşılamanın ardından, aktivistler Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na sevk edilerek detaylı sağlık kontrolünden geçirildi. Tunus vatandaşı Messaoudı Abdallah ile bir diğer aktivist, sağlık sorunları nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı.
İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırısının ve uluslararası sularda Türk vatandaşlarının alıkonulmasının ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ndeki düzenlemeler, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 15. maddesindeki yetki kuralları ile Türk Ceza Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerindeki görev kuralları çerçevesinde yürütülmektedir. Bu çerçevede, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması”, “nitelikli yağma”, “mala zarar verme” ve “eziyet” suçlarından soruşturma derinleştirildi. Toplam 11 Cumhuriyet savcısı tarafından ifadeleri alınan 35 aktivist, Adli Tıp Kurumu’ndan ayrıldı. İstanbul’da evi olan aktivistler evlerine dönerken, yabancı uyruklu aktivistler ise otellerde ağırlandı. Diğer aktivistlerin yasal süreçleri ve işlemleri ise titizlikle devam etmektedir.
Filo aktivistlerinin ülkeye dönmesinin ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan önemli açıklamalar geldi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Küresel Sumud Filosu’nda yer aldıkları için Siyonist İsrail tarafından alıkonulan vatandaşlarımız sağ salim ülkemize döndü” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, Gazze’nin masum ve mazlum halkının yanında yer alan insanlık cephesinin korkusuz kahramanlarına yürekten teşekkür ettiğini belirterek, “Milletimiz, dünyanın neresinde olursa olsun mazlum ve masumların yanında olmaya devam edecektir. Filoda yer alan her bir kahramana selam olsun” sözleriyle aktivistlere destek verdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail güçlerince el konulan Küresel Sumud Filosu teknelerinde yer alan vatandaşları ve çeşitli ülkelerden filo katılımcılarını taşıyan THY uçağının İstanbul’a ulaştığını bildirdi. Fidan, kalan vatandaşların da en kısa sürede yurda dönüşleri için çalışmalarının aralıksız sürdüğünü vurguladı. Bakan Fidan, “İnsanlığın vicdanına ses olan yürekli insanlar, cesaretleri ve kararlılıklarıyla zulme karşı onurlu bir duruş sergilediler; adalet ve insani değerler adına verdikleri mücadele ile mazlumların sesi oldular” diyerek aktivistlerin mücadelesinin önemine dikkat çekti.
İstanbul’a dönen aktivistler, İsrail hapishanelerinde yaşadıkları zorlu ve insanlık dışı koşulları anlattı. Ağır muamelelere maruz kaldıklarını belirten aktivistlerin ifadeleri, İsrail’in insan hakları ihlallerini bir kez daha gözler önüne serdi.
TV sunucusu Bekir Develi, yaşadıklarını anlatırken öncelikle devlete teşekkür ederek, “Bizi olmaz bir yerden aldı getirdi buraya. Bu bizim için çok önemli” dedi. Develi, ablukayı kırdıklarını ve 38.6 mile kadar ulaştıklarını belirterek, “Eğer bizim 100 teknemiz olsaydı bugün Gazze sahilindeki çocuklarla kucaklaşıyor olacaktık” şeklinde konuştu. İsrail askerlerinin kendilerine “kollarımıza ters kelepçe yaptılar. Ters kelepçeyle güneşin altında 4 buçuk saat beklettiler hepimizi. Yaşlı-genç demeden yaptılar bunu” sözleriyle kötü muameleyi dile getirdi. Develi, 24 saat hapishanede aç ve susuz bırakıldıklarını ve “pis muamelelerde bulunduklarını” ifade etti. “Müslümanların izzetini ayaklar altına düşürmemek adına onlara sadece gülümsedik” diyerek direnişlerini vurguladı.
Gazeteci ve aktivist Ersin Çelik ise 3 buçuk günlük İsrail hapishanesi sürecinin hem fiziki hem de psikolojik şiddetle geçtiğini anlattı. Yemek ve su verilmediğini, bazı arkadaşlarının yaralandığını dile getiren Çelik, İsrail askerlerinin ablukanın kırılmasından dolayı çok öfkeli olduklarını belirtti. Çelik, “Türkleri kesinlikle sevmiyorlar. Açıkça hem devletimize hem milletimize hem Cumhurbaşkanımıza düşmanlıklarını yüzümüze yüzümüze söylediler. Biz de gereken cevabı verdik. Hiç altta kalmadık” dedi. Kendilerine atık su içirilmeye çalışıldığını, ancak direnerek içmediklerini ifade etti. En çarpıcı iddialarından biri ise küçük bir çocuk olan Greta’ya yapılan işkencelerdi: “Greta’ya çok ağır işkence ettiler. Yerlerde sürükleyip zorla İsrail bayrağı öptürmeye çalıştılar. Küçücük bir çocuk Greta, bilerek üzerine oynadılar. Greta küçücük çocuk ama onun üzerinden filoyu kriminalize etmeye çalıştılar.”
TV sunucusu İkbal Gürpınar da ilk olarak Türkiye devletine teşekkür ederek, uçaktaki herkesin “İyi ki varsın Türkiye” diye bağırdığını aktardı. Gürpınar, “Çok büyük bir gol attı İsrail’e. Bunun sonu inşallah zaferle gelecek, ben inanıyorum” sözleriyle umudunu dile getirdi. İsrail askerlerinin kendilerine “köpek muamelesi çektiler. Domuz gibi davrandılar” şeklinde davrandığını belirtti. Üç gün boyunca aç bırakıldıklarını, su verilmediğini ve tuvaletteki suyu içmek zorunda kaldıklarını söyleyen Gürpınar, “Ama hiçbir şekilde onlara dilenmedik. Güneşin altında bıraktılar. Çok feci sıcak gündü, hepimiz kavrulduk” dedi. Hapishanede duvarlarda Arapça yazılar ve çocuk isimleri gördüklerini, bu çocukların öldürüldüğünü düşündüklerini belirterek, yaşananların dehşetini gözler önüne serdi.
Aktivist Dilek Tekocak, yaşananları özetler nitelikte, “Surda bir gedik açtık. İsrail, sonunun başlangıcını getirdi. Bundan sonra filolar durmayacak” ifadelerini kullandı. Tekocak, İsrail’in imajının yıkıldığını gördüklerini ve çok yakında İsrail’in tamamen yıkıldığını göreceklerine inandığını belirtti.
Ak Parti Sözcüsü Çelik Gazze’ye İnsani Yardımların Engelsiz Ulaştırılması Çağrısı Yaptı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.