Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Türk siyasetinin önemli figürlerinden, partisinin 3’üncü Genel Başkanı ve eski Başbakan Bülent Ecevit’in vefatının 19’uncu yıl dönümünde düzenlenen anma törenine katıldı. Ankara Devlet Mezarlığı’nda Ecevit’in kabri başında gerçekleştirilen törende çelenk bırakan ve duaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun diplomatik pasaportunun iptal edilmesi ve yargı süreçlerindeki aksaklıklar üzerine yoğunlaşan Özel’in sözleri, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı.
Özel, açıklamasının büyük bir bölümünü Dilek İmamoğlu ve çocuklarının diplomatik pasaportlarının iptal edilmesi konusuna ayırdı. Bu kararı, hukuksuzluk ve keyfi bir uygulama olarak değerlendiren Özel, Meclis tarafından çıkarılan kanunla büyükşehir belediye başkanlarına ve ailelerine verilen bu hakkın haksız yere gasbedildiğini belirtti. Özel, mevcut yasalara göre Ekrem İmamoğlu’nun hala seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı unvanını taşıdığını ve hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını vurgulayarak, diplomatik pasaport iptalinin erken ve hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
CHP lideri, kararın arkasındaki gerekçeyi sorgulayarak, “Bir mahkeme kararı var mı? Bir ceza almış mı? Aldığı ceza onaylanmış ve kesinleşmiş mi? O güne kadar haklarından yararlanır. Hatta görevinden uzaklaştırılan belediye başkanlarına devlet, maaşlarının yaklaşık %66’sı oranında ödeme yapmak zorundadır,” sözleriyle hukuki durumu netleştirdi. Ayrıca, İmamoğlu ailesine yönelik medya ve kamuoyu baskılarını eleştiren Özel, soruşturma aşamasında dahi iddianame olmamasına rağmen, çeşitli kanallar aracılığıyla aile bireylerine yönelik haysiyet cellatlığı yapıldığını dile getirdi. Özel, “Kafasında mahkum etmiş, diplomatik pasaportunu iptal ettiriyor. Bu nasıl devlet,” diyerek durumu kınadı ve bu tür uygulamaların devlet adabına yakışmadığını ifade etti.
Özgür Özel, konuşmasında hukukun üstünlüğü ve yargı kararlarının uygulanması gerekliliğine de geniş yer verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının tüm vatandaşlar için geçerli olması gerektiğini savunan Özel, özellikle Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Osman Kavala gibi isimlerin durumlarına dikkat çekti. Özel, bu kararların sadece belirli dosyalar üzerinden değil, genel bir ilke olarak tüm benzer vakalara uygulanması gerektiğini belirtti.
Özel, “Hukuk bir dosya üzerinden olmaz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının tamamının uygulanması lazım. Doğrusu bu,” ifadelerini kullanarak, yargıdaki çift standart iddialarına karşı durdu. “Bir çiçek açtı diye bahar gelmez; ama baharın gelmesi için önce bir çiçeğin açması lazım. O çiçek bugün Edirne’de açacaksa açsın varsın. Başlasın ve hepsine uygulansın yaklaşımındayım ben,” şeklindeki metaforik anlatımıyla, yargı kararlarının gecikmeksizin ve kapsamlı bir şekilde uygulanmasının Türkiye’de hukukun normalleşmesi için atılması gereken ilk adım olduğunu vurguladı. Ayrıca Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nden çıkan olumlu kararı da hatırlatarak, sağlık ve adil yargılanma hakkı ihlalleri konusunda benzer kararların diğer davalar için de umut verici olduğunu dile getirdi.
Özel, konuşmasında siyasi nezaket ve etik değerlere de değindi. Karşıt görüşlü siyasetçilerin ailelerine gösterilen saygıdan bahsederek, “Biz uçaklarda, havaalanlarında, orada, burada eşlerle, ailelerle karşılaşıyoruz ve kendi çocuğumuz gibi ihtimam gösteriyoruz AK Partili, MHP’li arkadaşların çocuğuna, eşine. Doğrusu da budur,” diyerek bu tür yaklaşımların Türk siyaset geleneğinin bir parçası olduğunu vurguladı. Ardından Aziz İhsan Aktaş’ın kaçtığı iddialarının savcılık tarafından reddedilmesiyle ilgili soruya da ironik bir dille yanıt veren Özel, bu tür iddiaların ciddi bir iş birliğine işaret ettiğini ima etti.
Partisinin İstanbul İl Başkanlığı ile ilgili yaptıkları itirazın reddedilmesi konusunda ise Özel, konunun geçmişte kaldığını ve iki olağanüstü il kongresi yapıldığını belirtti. İl başkanının değiştiğini ve bu konuyu artık gündemde tutmanın anlamsız olduğunu ifade eden Özel, “Bir kum bahçesi yapalım ona, kayyım kumda oynasın. Kalmadı ki öyle bir şeyin konusu. Bunlara hukuk diploması veren hocalar hakikaten vicdanları sızlıyordur, elleri titriyordur,” diyerek hukuki süreçteki tutarsızlıkları eleştirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anıtkabir ve resepsiyona katılmamasıyla ilgili eleştirilerine de yanıt veren Özel, bu konuda tarafsız bir duruş sergiledi. Bahçeli’nin tutumunu kendi tasarrufu olarak değerlendiren Özel, siyasi eleştirilerin ötesinde, bu tür olayların toplumsal bir çatlağa yol açmaması gerektiğini dile getirdi. Özel, “O, Türkiye’de önemli bir adıma vesile olursa iyi olur,” diyerek Bahçeli’nin eyleminin olumlu bir sonuca hizmet etmesi temennisinde bulundu.
Devlet Bahçeli’nin her açıklamasının derinlemesine analiz edilmeye çalışılmasını eleştiren Özel, siyasi enerjinin daha yapıcı konulara harcanması gerektiğini savundu. “Devlet Bey, hal, hareket, tutum, tavır, sitem, küfür yapıyorsa yapsın. Bunların üzerinden bir siyasi mesaj çıkarmaya ilişkin harcanan enerjiyi ülkemizi daha iyi yönetmeye, daha iyi muhalefet yapmaya, işlerimizi daha iyi yapmaya, daha iyi gazetecilik yapmaya falan harcamamız lazım. Öbürü beyhude,” diyerek, anlamsız tartışmalar yerine ülkenin gerçek sorunlarına odaklanılması gerektiği mesajını verdi. Özel’in açıklamaları, hem hukukun üstünlüğü ilkesine verdiği önemi hem de siyasi tartışmalarda yapıcı bir dil kullanma arayışını bir kez daha ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Demirtaş Davası İçin Yargı Kararına Uyulacağını Vurguladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.