a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Erdoğan Ve Papa 14 Leo Cihannüma Salonu’ndan Filistin İçin Barış Mesajı Verdi

Erdoğan Ve Papa 14 Leo Cihannüma Salonu’ndan Filistin İçin Barış Mesajı Verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Papa 14. Leo, dünyaya mesajlarını Cihannüma Salonu'ndan verdi. Cihannüma Salonu'nda ilk kez düzenlenen basın toplantısı geniş yankı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ilk yurt dışı ziyaretini gerçekleştiren Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’yu Ankara’da resmi törenle ağırladı. İki lider arasındaki baş başa görüşmede, Türkiye-Vatikan ikili ilişkilerinin geleceği ile birlikte güncel bölgesel ve küresel gelişmeler kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ndeki Cihannüma Salonu’nda ilk kez düzenlenen ortak basın toplantısı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Tarihi Zirve Ve Ortak Mesajlar

Zirve, sadece iki önemli liderin bir araya gelmesiyle değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki hassas dengelerin ve küresel barış arayışlarının ele alındığı bir platform olmasıyla da dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen görüşmelerin ardından, Erdoğan ve Papa 14. Leo, adını “dünya” ve “gösteren” kelimelerinin birleşiminden alan ve kütüphanenin dünyaya açılan penceresi olarak nitelendirilen Cihannüma Salonu’nda ortak bir açıklama yaptı. Bu salonun anlamı, küresel mesajların verildiği bu özel buluşmaya ayrı bir boyut kazandırdı. Yüzden fazla ülkeden 134 farklı dildeki kitapları barındıran salonun kubbesinde ise Alak Suresi’nin 4. ve 5. ayetlerinin Türkçe meali olan “O, kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediğini öğretendir.” ifadeleri yer aldı. İki lider, bu anlamlı salondan tüm dünyaya, İsrail’in Filistin’de devam eden eylemlerine karşı ve Ortadoğu’da kalıcı bir barışın tesisi için güçlü mesajlar iletti.

Papa 14. Leo’nun Türkiye Vizyonu Ve Küresel Çağrısı

Papa 14. Leo, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nazik karşılaması için teşekkürlerini iletirken, Türkiye’yi ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Papa, konuşmasında Türkiye’nin doğal güzelliklerinin insanları Tanrı’nın yarattıklarını korumaya davet ettiğini belirtti. Ayrıca, ülkenin kültürel, sanatsal ve manevi zenginliğinin, farklı nesillerin, geleneklerin ve fikirlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan büyük medeniyetleri anımsattığını vurguladı. Papa, insanlık tarihinde yüzyıllar süren çatışmaların yaşandığını ve dünyanın hala adaleti ve barışı çiğneyen hırslar nedeniyle istikrarlı olmadığını dile getirdi. Bu bağlamda, Türkiye’nin köklü geçmişine sahip bir halk olmasının hem bir armağan hem de büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Çanakkale Boğazı üzerindeki köprünün kendi yolculuğunun logosu olarak seçilmesine değinen Papa, bunun Türkiye’nin özel rolünü açıkça ifade ettiğini belirtti. “Her şeyin ötesinde sahip olduğunuz iç çeşitliliğe değer vererek, Akdeniz’in ve tüm dünyanın hem bugünü hem de geleceğinde önemli bir yere sahipsiniz. Bu köprü Asya’yı Avrupa’yla, Doğu’yu Batı’yla bağlamadan önce, Türkiye’yi kendi içinde birbirine bağlamaktadır. Ülkenizin farklı bölgelerini bir araya getirerek onu adeta bir ‘duyarlılıklar kavşağı’ haline getirmektedir.” sözleriyle Türkiye’nin stratejik konumunu ve kültürel zenginliğini vurguladı.

Papa 14. Leo, günümüz dünyasında insan topluluklarının giderek artan kutuplaşma ve aşırı görüşlerle bölünme tehlikesine karşı uyarılarda bulundu. Selefi Papa Franciscus’un “kayıtsızlığın küreselleşmesine” karşı çıktığını ve insanları başkalarının acısını hissetmeye, yoksulların ve yeryüzünün feryadını dinlemeye çağırdığını hatırlattı. Bu çağrıların, merhametli ve şefkatli eylemleri teşvik ettiğini belirten Papa, sevginin mahrem ve özel yönlerinin yanı sıra görünür ve kamusal bir boyutunun da olduğuna dikkat çekti.

Adalet ve merhametin, güçlü olanın haklı olduğu anlayışına meydan okuduğunu ifade eden Papa, dayanışma ve şefkatin, kalkınmanın gerçek kriteri olarak düşünülmesi gerektiğini savundu. Özellikle teknolojik gelişmelerin adaletsizliği artırma riski taşıdığına değinerek, bunun yerel politikaları ve uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmesi gereken büyük bir meydan okuma olduğunu vurguladı. Papa, yapay zekanın dahi “insanlığın kendi tercihlerini yeniden ürettiğini ve makinelerin değil, insanlığın kendisinin eseri olan süreçleri hızlandırdığını” belirterek, kalkınmanın gidişatının değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ailenin toplumsal yaşamın ilk çekirdeği olduğunu belirten Papa, “Gerçekten de, her birimiz için aile, toplumsal yaşamın ilk çekirdeğiydi ve ‘öteki’ olmadan ‘ben’in olmayacağını öğrendik. Aile, diğer ülkelere göre Türk kültüründe daha büyük önem taşıyor ve ailenin merkezi konumunu destekleyen girişimlerde eksiklik bulunmuyor.” sözleriyle ailenin önemini vurguladı. Bireycilik ve tüketim kültürünün insanı yalnızlaştırdığına dikkat çeken Papa, gerçek kimliğin ancak sevgi ve dayanışma içinde gelişebileceğini kaydetti. Kadınların eğitim, kültür, siyaset ve meslek hayatında artan katkılarının toplumsal yaşamın güçlenmesine önemli katkı sağladığını da dile getirdi.

Türkiye-vatikan İlişkileri Ve Barış Vurgusu

Papa 14. Leo, konuşmasında Vatikan ile Türkiye arasındaki güçlü ilişkilere ve tarihi ziyaretlere de atıfta bulundu. Daha önce 1967’de 6. Paul, 1979’da 2. Jean Paul, 2006’da 16. Benedict ve 2014’te Franciscus’un Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlattı. Bu ziyaretlerin, Vatikan’ın Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler sürdürme arzusunu ve Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü olan, kültürlerin ve dinlerin kavşağı Türkiye’nin katkılarıyla daha iyi bir dünya inşa etme işbirliğini göstermiş olduğunu ifade etti.

Bugün, her zamankinden daha fazla diyaloğu teşvik edecek ve bunu kararlı bir irade ve sabırla uygulayacak insanlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Papa, iki dünya savaşının ardından, ekonomik ve askeri güç stratejileriyle beslenen, küresel düzeyde yüksek gerilimli bir çatışma dönemine tanıklık edildiğini dile getirdi. Bu durumun, Papa Franciscus’un “kademeli olarak yürütülen üçüncü bir dünya savaşı” olarak adlandırdığı şeye zemin hazırladığına vurgu yaparak, buna asla boyun eğilmemesi gerektiğini söyledi. İnsanlığın geleceğinin tehlike altında olduğunu belirten Papa, bu yıkıcı dinamiklerin emdiği enerji ve kaynakların, insanlık ailesinin bugün birlikte yüzleşmesi gereken gerçek sorunlardan, yani barış, açlık ve yoksullukla mücadele, sağlık ve eğitim ile yaratılışın korunmasından başka yöne saptığına dikkat çekti.

Konuşmasını uluslararası işbirliği çağrısıyla tamamlayan Papa 14. Leo, insanın bütüncül gelişimini hedefleyen devletlerle birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti ve “Öyleyse, Tanrı’nın yardımına alçakgönüllülükle güvenerek, hakikat ve dostluk içinde birlikte yürüyelim.” çağrısında bulundu. Papa, Türkiye’nin adil ve kalıcı barışın hizmetinde halklar arasında istikrar ve yakınlaşma kaynağı olması temennisini dile getirdi.

Ziyaretin sonunda Papa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir hediye takdim etti. Bu hediye, üzerinde aziz ve havariler ile ziyaret edeceği anıtsal mekanlardan Lübnan’ın Harissa bölgesindeki “Meryem Ana” heykeli, Lübnan’ın sembolü sedir ağacı, çan kulesi ve İstanbul’daki Sultanahmet Camii’nin tasvir edildiği bir hatıra madalyası kalıbı oldu.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Kırklareli Babaeski’de Kundaklama Saldırısında Bir Kişi Yaşamını Yitirdi Bir Kişi Yaralandı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.