İzmir’de, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma aşamasında olan eski eşi ve iki çocuğunu videolu görüşme sırasında bıçakla tehdit eden baba Şiyar Alpaslan hakkında yürütülen hukuki süreçte önemli gelişmeler kaydedildi. Sanık hakkında ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla yargılama kararı verilirken, süreç içerisinde birden fazla kez tutuklanıp tahliye edilen Alpaslan, son itirazların ardından yeniden cezaevine gönderildi.
Olay, 18 Kasım 2024 tarihinde İzmir’de yaşandı. Fatma C. (26), eşi Şiyar Alpaslan (32) ile yaşadığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma kararı alarak iki çocuğu Y.C.A. (7) ve B.A.’yı (3) eşinin yanında bırakıp Burdur’a gitmişti. Bu tarihte Şiyar Alpaslan, eski eşi Fatma C.’yi görüntülü arayarak yanında bulunan çocuklarının boğazına bıçak dayayıp tehdit etti. Görüntüleri gören Fatma C., derhal emniyet birimlerine başvurarak şikayetçi oldu. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine harekete geçerek Şiyar Alpaslan’ı Karabağlar ilçesinde kısa sürede gözaltına aldı. Olayın vahameti nedeniyle çocuklar devlet koruması altına alındı ve incelemelerin ardından annelerine teslim edildi. Gözaltına alınan Şiyar Alpaslan, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şiyar Alpaslan hakkında yaşanan bu olay sonrası İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir iddianame hazırlandı. İddianamede savcı, sanık Alpaslan’ın eylemlerinin ‘Kasten yaralama’ ve ‘Silahla tehdit’ suçlarını oluşturduğunu belirterek toplamda 6.5 yıla kadar hapis cezası talep etti. İddianame, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek yargılama süreci resmen başlatıldı.
Ocak 2025’te görülen duruşmada, mahkeme tarafından sanık Şiyar Alpaslan hakkında tahliye kararı verildi. Ancak bu karara İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı hızla itiraz etti. Yapılan itirazın değerlendirilmesi sonucunda sanık hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı ve Alpaslan tekrar cezaevine gönderildi.
Yargılama süreci devam ederken, Mayıs 2025’te görülen bir sonraki davada, mahkeme heyeti, Şiyar Alpaslan’ın eyleminin ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturabileceği kanaatine vararak görevsizlik kararı verdi. Dosya, daha ağır suçlara bakan İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyanın ulaştığı İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi ise yapılan incelemede, eylemin ‘Tehdit’ suçunun unsurlarını taşıdığına hükmederek kovuşturma görevinin asliye ceza mahkemesinde olduğuna karar verdi. Bu durum, mahkemeler arasında görev uyuşmazlığına yol açtı. Ortaya çıkan bu hukuki ihtilafın çözümü için dosya, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne sevk edildi. İzmir Bölge Adliyesi 23. Ceza Dairesi, dosya üzerindeki incelemelerini tamamlayarak, sanık Şiyar Alpaslan’ın ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla yargılanmasına karar verdi ve dosyayı yeniden İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bu arada, Şiyar Alpaslan ve Fatma C. çifti, hukuki süreç devam ederken resmen boşandı.
16 Aralık 2025 tarihinde görülen duruşmada, mahkeme heyeti, sanık Şiyar Alpaslan hakkında ev hapsi şeklindeki adli kontrol talebiyle tahliye kararı verdi. Dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşma 31 Mart 2026 tarihine ertelendi. Ancak bu tahliye kararına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve müşteki avukatları tarafından itiraz edildi. Alpaslan’ın başkaca suçlardan da hükümlü olması sebebiyle, bu tahliye kararına rağmen fiilen cezaevinden çıkamadığı öğrenildi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve avukatların itirazları üzerine dosya, İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, itirazların kabul edilmesi ve sanık hakkında yakalama emri çıkarılması yönünde görüş bildirdi. Mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini, mevcut delil durumunu, görüntü izleme tutanağını, yaşı küçük oğluna karşı işlediği silahla yaralamaya teşebbüs ve silahla tehdit suçundan cezalandırılması talebini değerlendirirken önemli bir ayrıntıyı da göz önünde bulundurdu. Sanığın adli sicil kaydına göre daha önceden silahla yaralama suçlarından sabıkasının bulunması, kararda etkili oldu. Heyet, sanık Şiyar Alpaslan hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin, silahla yaralamaya teşebbüs suçunun mağduru çocuğun ve silahlı tehdit suçunun mağduru eski eşinin can güvenliği açısından yetersiz kalacağına kanaat getirdi. Bu gerekçelerle itirazın kabulüne hükmederek sanığın yeniden tutuklanmasına karar verdi.
Hukuki süreçte yaşanan bu gelişmelerin ardından, mağdur avukatlarından Nevraz Sığın, yargılamayı yürüten heyetin tarafsızlığını sorgulayan bir adım atarak “reddi heyet” talebinde bulundu. Avukat Sığın savunmasında, “En baştan itibaren sanığın kasten öldürme suçunu işlemediğine yönelik görüşünü açık eden, ilk celsede tahliye kararı vererek müvekkilin yaşam hakkına yönelik tedbirleri almaktan imtina eden mahkeme heyetinin tarafsızlığı ortadan kaybolmuş pozisyondadır” ifadelerini kullandı. Bu talep, davanın seyrinde yeni bir tartışma başlatmış oldu.
Şanlıurfa’da Yemek Siparişi Tartışması Kanlı Bıçaklı Kavgaya Dönüştü
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.