a

Kovid Varyantları Ve Gribin Kasım Aralıkta Zirve Yapması Bekleniyor

Son dönemde hastanelerin acil servislerine ateş, halsizlik, yutma zorluğu, kemik-eklem ağrıları ve kas ağrısı şikayetiyle başvuran hasta sayısında artış...

Aksaray Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasının, solunum yolu hastalıklarında da belirgin bir yükselişe yol açtığını ifade etti.

Dr. Atakan, Kovid-19 varyantlarının yeniden aktif hale geldiğini ve hastaların yoğun bir şekilde sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirtti. Bu yıl görülen Kovid-19 vakalarında, bilinen ateş, halsizlik, yutma zorluğu, kemik-eklem ağrıları ve kas ağrıları şikayetlerinin yanı sıra bulantı ve ishal gibi belirtilerin de tabloya eklendiğini dile getirdi. Yapılan araştırmalarda, test edilen vakaların yüzde 90‘ında Kovid-19 varyantlarının pozitif çıktığı ve hastalığın bulaşma oranının oldukça yüksek olduğu kaydedildi. Yeni Kovid-19 varyantlarının, geçmiştekilere kıyasla daha şiddetli sırt ağrılarına neden olabileceği de aktarıldı. Ancak, boğaz ağrısı gibi hafif belirtilerle başvuran ve bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerin hastalığı daha hafif atlattığı, bu kişilerde eski varyantlarda görülen nefes darlığı gibi ciddi sorunlara rastlanmadığı belirtildi.

Hastalıkların Zirve Yapma Beklentisi Ve Okulların Rolü

Dr. Atakan, mevsimsel grip (influenza) vakalarının da sonbahar itibarıyla artışa geçtiğini vurguladı. Özellikle okullardaki çocukların virüsün yayılmasında önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çeken Dr. Atakan, hastalıkların kasım ve aralık aylarında zirve yapmasını beklediklerini açıkladı. Bu yükseliş trendinin mart ve nisan aylarından sonra tekrar düşüşe geçeceğini öngördü.

Aşılamanın Önemi Ve Toplumsal Bilinçlendirme Çağrısı

Hastalıklarla mücadelede aşılamanın kritik önemine değinen Dr. Atakan, günümüzde 3 valanlı aşıların kullanıldığını ve grip aşısının da mutlaka yapılması gerektiğini ifade etti. Özellikle hamileler, genç yetişkinler ve bebekler gibi risk gruplarındaki herkesin grip aşısı olması gerektiğini vurguladı. Grip aşısının hastalığa karşı yüzde 50 ila 70 oranında koruma sağladığını belirten Dr. Atakan, aşı olan kişilerin grip olması durumunda, aşının hastaneye yatış, zatürre, yoğun bakım ve ölüm riskini ciddi oranda azalttığını dile getirerek, yanlış bilinen düşüncelerin düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Hatta çok riskli kişiler için yılda iki kez aşılamanın bile önerildiğini kaydetti.

Dr. Atakan, aşı karşıtlığına yönelik sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin, bebek ve çocuk aşılamalarının önemini göz ardı etmeye neden olduğunu büyük bir endişeyle belirtti. Kızamık ve tetanoz gibi geçmişte kontrol altına alınmış hastalıkların, bu olumsuz etki nedeniyle yeniden ortaya çıkmaya başladığını vurgulayarak, “Biz yaşam boyunca aşılamadan yanayız. Fakat bu aşı karşıtları ve tereddüt yaratan insanların yüzünden biz kızamığı, tetanozu yok etmemize rağmen yine bu hastalıklar çıkmaya başladı. Bundan ciddi şekilde endişeliyiz” şeklinde konuştu. Devletin bu konuda ciddi tedbirler alması ve yalan-yanlış bilgi yayan kişiler hakkında yaptırımlar uygulaması gerektiğini savundu.

Antibiyotik Yanlış Kullanımı Ve Acil Servislerin Yükü

Viral hastalıklar ve salgın dönemlerinde acil servislerin yükünün ciddi şekilde arttığına dikkat çeken Dr. Atakan, acillerin bu durumda hastalık yayılma merkezi gibi işleyebileceği uyarısında bulundu. Vatandaşların mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak durması ve acil servisler yerine normal muayene için doktorlara başvurmasının önemini vurguladı. Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkisiz olduğunu, aksine normal flora üzerinde olumsuz etki yaratarak başka sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Tuzlu su ile gargara yapmanın bile virüsün yayılmasını engelleyebildiği ve hastalığın süresini kısalttığı bilimsel çalışmalarla ispatlanmış bir yöntem olduğunu ekledi.

Gereksiz yere antibiyotik talep etme alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiğini belirten Dr. Atakan, günümüzde antibiyotiklerin ağrı kesici gibi yaygın şekilde kullanılmaya başlandığını büyük bir endişeyle kaydetti. Bu tür zararlı alışkanlıkların sağlık okuryazarlığı ile zamanla çözüleceğine inandığını ve Sağlık Bakanlığı’nın da bu yönde tedbirler aldığını ifade etti.

Bilimsel Doğru Bilgiye Ulaşma Çağrısı

Toplumun akıldan ve bilimden yana olması gerektiğini vurgulayan Dr. Atakan, vatandaşların aşı ve sağlık konularında bilgi alacakları kişileri dikkatle seçmeleri gerektiğini, bilimsel çalışmaların sonuçlarına dayalı bilgi veren sağlık profesyonellerine güvenmelerini tavsiye etti. “Aşı karşıtlarının gereksiz konuşmalarına lütfen prim vermeyelim” çağrısında bulunarak, herhangi bir sağlık sorunu veya bilgi ihtiyacında kendileriyle iletişime geçilmesini önerdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Market İçinde Çocuğuna Şiddet Uygulayan Babadan “Ani Sinir Patlaması” Savunması

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.