a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’de Yasama Yılını Açarken Türkiye’nin Kararlılığını Vurguladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’de Yasama Yılını Açarken Türkiye’nin Kararlılığını Vurguladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM 28. Dönem 4. Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin Filistin'e daima destek olacağını...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılı açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, milletvekillerini en kalbi duygularıyla selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her Meclis açılışında 105 yıl önceki heyecanın yeniden yaşandığını ifade etti. Halkın oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak aynı heyecanı paylaştığını dile getirdi.

TBMM’nin Faaliyetleri Ve Demokrasideki Yeri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın hem Türkiye’de hem de bölgede yoğun bir çalışma takvimine sahne olduğunu vurguladı. Meclis’in faaliyetleriyle milletin iradesini en güzel şekilde temsil ettiğini belirterek, tüm milletvekillerine şahsı, ülkesi ve milleti adına teşekkürlerini sundu. Önümüzdeki 10 aylık süreçte milletvekillerinin teklifleri, önergeleri ve ufuk açıcı değerlendirmeleri için şimdiden minnettarlığını dile getirdi. Erdoğan, her zaman olduğu gibi asıl olanın milletin ve memleketin esenliği olduğunu, millete ve memlekete hizmet yolunda herkesin bir ve beraber olduğunu kaydetti. Büyük ve güçlü Türkiye ülküsüne ulaşma yolunda, memleketin hak ve hukukunu savunmada, vatan, bayrak ve mukaddes değerler uğruna tüm kesimlerin ortak bir duruş sergilediğini belirtti.

Siyasette farklı kulvarlarda rekabet içinde olunsa da söz konusu memleket olduğunda ortak paydada buluşmanın milli bir mesele olduğunu dile getiren Erdoğan, “Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır. Bu anlayış ile hareket eden herkesin başımızın üzerinde yeri vardır.” ifadelerini kullandı. Milletin temsilcisi olan vekillere çalışmalarında başarılar dileyen Cumhurbaşkanı, TBMM’nin aynı zamanda demokrasinin merkez üssü olduğunu vurguladı. 15 Temmuz gecesi savaş uçaklarının sonik patlamalarına ve yağan bombalara rağmen milletin emanetine sahip çıkan Meclis’in ikinci defa gaziliğe müşerref olduğunu hatırlattı. Darbe girişimini püskürterek, dünya parlamentoları arasında adını onurla yazdırdığını kaydetti.

Filistin Davasına Koşulsuz Destek Ve Uluslararası Duruş

Meşruiyetini doğrudan milletten alan TBMM’nin daima hakkın, haklının ve mazlumun yanında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Filistin’de 2 yıldır sürdürdüğü soykırıma ve devlet terörüne en güçlü tepkinin bu kürsülerden yükseldiğini ifade etti. Milletin hissiyatına tercüman olan Meclis’in, 7 dilde yayınladığı ortak bildiri ile farkını ortaya koyduğunu söyledi. Soykırım hakkındaki tezkerenin, zulme göz yumanlar için çok güçlü bir mesaj olduğunu kaydeden Erdoğan, Filistin’i destekleyen parlamentolardaki çalışmaları Meclis’in bir diğer başarısı olarak niteledi.

Filistinli mazlumlarla dayanışma sergileyen partilere ve milletvekillerine kalpten teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı, geçen haftaki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu başta olmak üzere her platformda Filistin davasının gür sesi olduklarını belirtti. Şahsını ve Türkiye’yi hedef alan karalama kampanyalarına karşı izzetli duruşlarını muhafaza ettiklerini vurgulayarak, işgal kuvvetlerine kahramanca direnen Gazze’nin evlatlarını asla yalnız bırakmadıklarını ifade etti. Erdoğan, TBMM’nin Gazze sınavını tarihe yakışır biçimde tam ve eksiksiz şekilde verdiğini belirtti. Gazze’ye insani yardımlar gönderilerek, İsrail ile ticaretin 1,5 yıl önce kesilerek ve soykırım davasına müdahil olunarak Filistinlilerin yanında dimdik durulduğunu aktardı.

Erdoğan, Türkiye’nin çabalarının en yakın şahidinin Gazzeli kardeşler olduğunu, Filistin halkının Türkiye’nin kendileri için neler yaptığını, nasıl bir özveriyle gayret ettiğini çok iyi bildiğini ifade etti. Buna rağmen, Türkiye’nin ve hükümetinin bu konuda sicili hiç de parlak olmayan çevrelerden gelen haksız ve hadsiz eleştirilere maruz kalmasından dolayı büyük üzüntü duyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı, “Biz ve arkadaşlarımız birileri gibi Filistin davası ile 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadık. Son nefesimize kadar Filistin’in ve ilk kıblemiz olan Kudüs’ün hakkını korkusuzca savunacağız. Tarih bu omurgalı duruşumuz nedeni ile Türkiye’yi altın harflerle yazacaktır.” dedi. ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede de Gazze’nin gündemin ilk sırasında yer aldığını, çağrılarını yaptıklarını ve duruşlarını net biçimde ortaya koyduklarını aktardı. Savaşın kazananı olmadığını, adil barışın kaybedeni olmayacağını vurgulayarak, Filistin’in barışı en fazla hak eden millet olduğunu belirtti.

Gazze’nin kana, gözyaşına ve yıkıma artık doyduğunu belirten Erdoğan, bu utancın artık son bulması gerektiğini söyledi. Tek bir çocuğun daha hayattan koparılmasını, tek bir masumun daha ölmesini, tek bir çocuğun daha açlıktan ölmesini, Gazze’ye tek bir bombanın daha düşmesini istemediklerini ifade etti. Türkiye olarak bunun için tüm güçleriyle çalışmaya devam edeceklerini, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devleti kurulana kadar mücadelelerinin süreceğini belirtti. Suriye’nin özgürlüğünü görmenin nasip olduğu gibi Gazze’de de güzel günler görüleceğine tüm kalbiyle inandığını ifade ederek, Gazzeli ve Filistinli kardeşlere dayanışma mesajlarını gönderdi ve yanlarında olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Terörle Mücadele Ve Bölgesel Politikalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” için düşüncelerini paylaştığını ve gerekli adımlar atılarak önemli mesafe katedildiğini hatırlattı. “Terörsüz Türkiye’nin mimarlarından olan Sayın Bahçeli’ye ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi ifade ediyorum.” diyen Erdoğan, “Bu bir yıllık süreçte Türkiye’nin terörden arındırılmasında DEM Parti ve heyetine de şükranlarımı sunuyorum. Terör örgütü de feshini duyurmuş ve sembolik törenle silahlarını yakmış ve terör belası böylece bitme noktasına gelmiştir.” şeklinde konuştu. Sürecin hassas olduğunun farkında olduklarını, en başından beri olumlu baktıklarını ve olumlu bakmak için çaba sarf ettiklerini dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir dünyevi güç karşısında taviz vermeyeceğini, diz çökmeyeceğini ve egemenliğini asla pazarlık konusu yapmayacağını vurgulayan Erdoğan, bazı partilerin tahrikleriyle zihinlerinde soru işareti oluşan vatandaşların müsterih olması gerektiğini söyledi. Hedeflerinin terörün bitmesi ve kardeşliğin güçlenmesi olduğunu kaydetti. TBMM’deki komisyon çalışmalarının tamamlanmasıyla ellerinde önemli doneler olacağını, önerilerin hayata geçirilmesinin bir sonraki aşamayı teşkil edeceğini belirtti. Bu komisyonun, silahla çözüm olmayacağını gösterdiğini, her şeyin saygı çerçevesinde konuşulabileceğini, tartışılabileceğini ve istişare edilebileceğini ifade etti. “Milli dayanışma komisyonumuz bu olgunluğu sergilemiş ve Türkiye’nin bu olgunluğa eriştiğinin delili olmuştur. Komisyon üyelerine teşekkür ediyor, bundan sonraki oturumlarında başarılar diliyorum.” dedi.

86 milyonluk Türkiye’nin enerjisini refah için harcayacağını ve yeni atılımlara fırsat oluşacağını dile getiren Erdoğan, sınırların ötesindeki Kürt kardeşlerin terör örgütleri baskısıyla Müslüman düşmanı ülke ve odaklar tarafından istismar edilmesine rıza göstermeyeceklerini söyledi. Suriye’nin bölünme planlarının bugün de karşısında olduklarını vurgulayarak, herhangi bir terör oluşumunu önlemek için diplomasinin tüm kanallarını devreye aldıklarını belirtti. Diplomatik girişimlerin cevapsız kalması durumunda Türkiye’nin politikasının belli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Suriye’de bir dejavu yaşanmasına izin vermeyecek. Bu ilkeli tavrımız Kürt kardeşlerimizin aleyhine değil, tam tersine onların lehinedir. Bölgemizi terörden kurtarmak için bir adımdır.” ifadelerini kullandı.

Akılcı yaklaşıldığında ve bin yıllık ortak maziden beslenen bir gelecek tasavvuruyla hareket edildiğinde, her sorunun çözülebileceğini ve her oyunun bozulabileceğini dile getiren Erdoğan, “Biz birbirimize bir duvarın tuğlaları gibi kenetlendiğimizde, bölgedeki sıkıntılar tek tek çözülecek, bölge kalıcı barış ve huzura kavuşacaktır. Aramıza simsarlar girdiğinde çatışma, kan gözyaşı eksik olmayacaktır. Nasıl Çanakkale’de Türk, Kürt, Arap birlikte vatanı savunduysa, yakında da ülkenin refahını, kalkınmasını birlikte tahkim edecektir.” şeklinde konuştu.

Deprem Bölgeleri Ve Ekonomik Gelişmeler

06 Şubat depremlerinin izlerini silmeyi başardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 350.000’inci konutun kurasının çekildiğini ve yıl sonuna kadar 450.000 konutun teslim edilmesi için canla başla çalışıldığını aktardı. Bugüne kadar deprem bölgeleri için kamu olarak güncel rakamlarla 3,6 trilyon Lira, yani yaklaşık 90 milyar Dolar harcama yapıldığını ifade etti.

Önceliklerinin, halkın hayat pahalılığı sorununu kalıcı olarak çözmek olduğunu dile getiren Erdoğan, enflasyon rakamlarının son 45 yılın en düşük seviyesine indiğini belirtti. Hedeflerinin bu yılın sonunda enflasyonu %30’a indirmek olduğunu kaydetti. 2026 yılının Türkiye ekonomisinde reform yılı olacağını vurgulayarak, sanayiden teknolojiye, tarımdan enerjiye, ekonominin tüm alanlarında büyük bir dönüşüm başlattıklarını söyledi. Konuşmasını, “Türkiye’de tek bir meşruiyet kaynağı vardır, o da aziz milletimizin tertemiz iradesidir.” sözleriyle tamamladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Marmara’da Deniz Salyası 20 Metre Derinliğe İnerek Mercanları Tehdit Ediyor