Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde kadınların ailedeki, toplumsal hayattaki ve siyasal alandaki vazgeçilmez konumuna dikkat çeken önemli açıklamalarda bulundu. Dünya genelinden pek çok katılımcıyı ağırlayan zirve, kadınların liderlik ve katılımının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış konuşmasında zirvenin ele alacağı kritik konulara değindi. Akıllı şehirler, enerji yönetimi, dijital dönüşüm, göç, göçmen politikaları ve iklim değişikliği gibi başlıkları içeren panellerle zenginleşecek zirvenin, günümüz dünyasının temel meselelerine ışık tutacağını belirtti. Özellikle kırsaldan kentlere artan göçün, kadın odaklı şehircilik politikalarına duyulan ihtiyacı daha da artırdığını ifade eden Erdoğan, bu alanda kadınların bakış açısının önemini vurguladı. Konuşmasında kadınların yerel yönetimlerdeki etkin rolünün kritik önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Kadının güçlü olduğu yerde gelişme olur, ilerleme olur, inşa olur” sözleriyle bu konudaki derin inancını dile getirdi. Dünya genelindeki savaşların, çatışmaların ve siyasal gelişmelerin yükünü herkesten fazla kadınların omuzladığını belirten Erdoğan, kadınların kurucu aklının ve kuşatıcılığının aileyi bir arada tutmadaki önemine değindi.
Erdoğan, aile kurumunun kadınların fedakarlıkları sayesinde ayakta kaldığını, benzer şekilde şehirlerin ve milletlerin de kadınlar sayesinde varlığını sürdürdüğünü ifade etti. Bu perspektiften bakıldığında, kadınların toplumsal yaşamdaki merkezi rolünün göz ardı edilemez olduğunu belirterek, her alanda kadınların daha fazla temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin kadın hakları konusundaki tarihsel konumuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk kadınlarının Avrupa ülkelerinden çok daha önce seçme ve seçilme hakkını elde ettiğini hatırlattı. Bu kazanımın somut bir örneği olarak, 1935 yılında 17 kadın milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil hakkına sahip olduğunu belirtti. 05 Aralık Kadın Hakları Günü’nü tebrik eden Erdoğan, kadınların İstiklal Harbi’ndeki hayati rollerini de anımsattı. Ancak, bu erken kazanımlara rağmen Türk kadınlarının uzun yıllar boyunca anayasal haklarını özgürce kullanamadıklarını ve çeşitli engellerle karşılaştıklarını dile getirdi. Bu bağlamda, üniversiteye başörtüsüyle girmek isteyen genç kadınların maruz kaldığı “ikna odaları” ve Meclis’te başörtülü olduğu için adeta linç edilen kadınların yaşadıkları zorlukları, hafızalardan silinmemesi gereken olaylar olarak nitelendirdi. Erdoğan, “Üniversitelerde yürütülen ‘cadı avı’nı nasıl unutabiliriz? CHP’yi ve özgürlük düşmanı zihniyetini nasıl unutabiliriz?” ifadelerini kullanarak o dönemin siyasi atmosferine ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişteki tutumuna eleştirel bir göndermede bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi iktidarları döneminde kadın hakları konusunda “altın yılların” yaşandığını öne sürdü. Hükümetlerinin, hanım kardeşlerin kamuda ve siyasette hak ettikleri konuma gelmeleri için yoğun çaba sarf ettiğini aktardı. Bu gayretlerin somut sonuçlarını rakamlarla ifade eden Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın milletvekili sayısının 119’a yükseldiğini belirtti. Ayrıca, kadın valilerin sayısının 4 katına, kadın kaymakamların sayısının ise 3,7 katına çıktığını aktardı. Güncel verilere göre, Türkiye’nin 80 kadın büyükelçiye sahip olduğunu ve yargı mensupları arasında 10 bin 372 kadın yargıç ve savcının görev yaptığını da sözlerine ekledi. Bu istatistikler, kadınların karar alma mekanizmalarındaki ve kamu hizmetlerindeki temsil oranının önemli ölçüde arttığını gösterdiğini dile getirdi.
Konuşmasının bir bölümünü yerel yönetimlerin sorumluluklarına ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerin yetersiz kaldığı alanlarda merkezi yönetimin devreye girdiğini ifade etti. Kaynakların etkin ve verimli kullanılması için üzerlerine düşen görevi yapmaya devam ettiklerini belirten Erdoğan, belediyelerde milletin malının çarçur edilmesine asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizdi. Gelecekte de bu prensip doğrultusunda hareket edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı, yerel yönetimlere net bir mesaj verdi: “Şehrine hizmet edenin yanında, şehrini yağmalayanların karşısında olacağız.” Bu ifadeyle, kamu kaynaklarının doğru yönetilmesinin ve şehirlere hizmet odaklı bir yaklaşımın önemine dikkat çekti ve yerel yönetimlerin şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Rojin Kabaiş’İn Şüpheli Ölüm Soruşturmasında İspanya Kritik Telefon İncelemesini Onayladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.