Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kurucu üyeleri arasında yer aldığı Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı’nın 80’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, örgütün uluslararası barış, güvenlik ve işbirliğindeki kritik rolüne dikkat çekti. Erdoğan, mesajında teşkilatın kuruluş yıl dönümünü en içten duygularıyla kutladığını ifade etti.
İki Dünya Savaşı’nın yıkıcı tecrübelerinin ardından uluslararası barışı, dayanışmayı ve işbirliğini yeniden tesis etmek amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler’in, geçen 80 yıl boyunca birçok çetin sınamadan başarıyla çıktığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde karşılaşılan savaşlar, insani krizler, açlık, yoksulluk, İslam düşmanlığı, terör ve iklim değişikliği gibi çok yönlü tehditlerin, BM’nin tarihi sorumluluğunu her geçen gün artırdığını dile getirdi. Bu sorumlulukların layıkıyla yerine getirilebilmesinin, örgütün temel ilkelerine ve kurucu değerlerine daha güçlü bir şekilde sahip çıkılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Erdoğan, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Savaşlar, insani krizler, açlık, yoksulluk, İslam düşmanlığı, terör ve iklim değişikliği gibi birçok tehditle aynı anda mücadele ettiğimiz günümüzde, BM’nin üstlendiği tarihi sorumluluk her geçen gün artmaktadır. Hiç şüphesiz, bu sorumlulukların hakkıyla yerine getirilebilmesi, Birleşmiş Milletler’in temel ilkelerine ve kurucu değerlerine daha güçlü şekilde sahip çıkılmasıyla mümkün olabilecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında özellikle uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında hayati bir role sahip olan BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısına ilişkin ciddi eleştirilerde bulundu. Konsey’in tüm insanlığın haklı beklentilerine yanıt verecek bir yapıya kavuşturulmasının kritik bir önem taşıdığını ifade eden Erdoğan, Gazze’de yaşanan trajediyi örnek gösterdi. Uluslararası hukukun ve en temel insani değerlerin açıkça ihlal edildiği Gazze’deki duruma atıfta bulunarak, Güvenlik Konseyi’nin bu konuda başarılı bir sınav veremediğini kaydetti. Yaşananları bir soykırım olarak nitelendiren Erdoğan, mesajında şu çarpıcı bilgilere yer verdi:
“Bilhassa, uluslararası barış ve güvenliği korumakla mükellef BM Güvenlik Konseyinin tüm insanlığın haklı beklentilerine cevap verecek bir yapıya kavuşturulması kritik önemdedir. Uluslararası hukukun ve en temel insani değerlerin ayaklar altına alındığı Gazze Soykırımı’nda Güvenlik Konseyi başarılı bir sınav verememiştir. 20 binden fazlası çocuk olmak üzere 70 bin Filistinli katledilmiş, 170 bin insan yaralanmış, Gazze devasa bir enkaz yığına çevrilmiş, ancak Güvenlik Konseyi, sadece masum Gazzelilerin değil, Birleşmiş Milletler çalışanlarının dahi güvenliğini sağlayamamıştır.”
Erdoğan, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu ve reform çabalarının ana şiarı haline gelen “Dünya Beşten Büyüktür” anlayışıyla yürüttüğü girişimlerin, teşkilatları geleceğe taşıma ve güçlendirme amacını güttüğünü belirtti. Bu bağlamda, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in başlattığı BM80 Girişimi’ni desteklediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler sistemine katkılarını artırma hedefini de dile getirdi. Türkiye’nin, özellikle İstanbul şehrinin bir BM Merkezi haline getirilmesi yönündeki kararlılığını yineledi. İstanbul’un bu role uygunluğunu; etkinlik, maliyet ve erişim imkanları gibi pratik faktörlerin yanı sıra sahip olduğu yetişmiş insan kaynağı ve medeniyetleri ile kıtaları birleştiren konumuyla açıkladı. Erdoğan, bu konuda somut adımlar atılacağını ima ederek, mesajında şunları kaydetti:
“Bu çerçevede, etkinlik, maliyet ve erişim imkanları gibi faktörlerin yanı sıra sahip olduğu yetişmiş insan kaynağıyla, medeniyetleri ve kıtaları birleştiren İstanbul şehrimizi bir BM Merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye olarak, bölgemizden başlayarak tüm dünyada barış, huzur ve güvenliğin egemen olması için çalışmaya devam edeceğiz.”
24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü dolayısıyla yayımlanan mesajda, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barışa olan bağlılığı bir kez daha vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatın yeniden insanlığın umudu haline getirilmesi için atılması gereken adımlara yönelik güçlü iradelerini bu vesileyle yineledi. Türkiye’nin, kendi bölgesinden başlayarak tüm dünyada barışın, huzurun ve güvenliğin hakim olması için azimle çalışmaya devam edeceği belirtildi. Bu mesaj, Türkiye’nin uluslararası alandaki yapıcı rolünü ve çok taraflı diplomasinin önemine olan inancını bir kez daha ortaya koydu.
Dışişleri Ve Adalet Bakanları Milli Dayanışma Komisyonunda Sunum Yapacak
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.