Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın 08 Kasım Zafer Günü kutlamalarına katılmak üzere Bakü’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yurda dönüşünde önemli açıklamalarda bulundu. Uçakta gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikadan savunma sanayiine, bölgesel gelişmelerden iç siyasete kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyaretinin önemine vurgu yaparak, 08 Kasım Zafer Günü’nü en içten duygularıyla kutladığını ifade etti. Vatanları uğruna canlarını feda eden şehitleri rahmetle anarken, kahraman gazilere şükranlarını sundu. Erdoğan, 5 yıl önce yaşanan 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Türkiye’nin Azerbaycan’a güçlü desteğini sürdürdüğünü hatırlattı. Bu şanlı zaferin ardından, 10 Aralık 2020 tarihinde Azadlık Meydanı’nda düzenlenen zafer geçidi törenini Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte izlediklerini aktardı. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile iki ülke ilişkilerinin müttefiklik seviyesine yükseltildiğini ve bu ilişkilerin her alanda somut projelerle daha da güçlendiğini belirtti. Ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Aliyev ile ikili ilişkileri değerlendirme imkânı bulduklarını kaydeden Erdoğan, kutlamalara Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in yanı sıra, birçok ülkeden bakan ve temsilcilerin de katıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ’da devam eden yeniden imar ve rehabilitasyon faaliyetlerini takdirle izlediklerini ve bu çalışmalara Türkiye’nin desteğinin devam ettiğini vurguladı. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış süreci bağlamında atılan adımları memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Erdoğan, 08 Ağustos’ta Washington’da varılan mutabakattan duydukları memnuniyeti çeşitli vesilelerle ifade ettiklerini anımsattı. Güney Kafkasya’da 30 yılı aşkın süredir devam eden istikrarsızlık ortamının ardından, kalıcı barış ve huzur için bir fırsat penceresi aralandığını belirten Cumhurbaşkanı, barış sürecinin en kısa zamanda nihayete ermesinin, savaşın muzafferi olan Azerbaycan’ı bölgede barışın da mimarı olarak öne çıkaracağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine Kocaeli Dilovası’nda bir parfüm fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar dileyerek devam etti. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldığını, ilk etapta 3 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve bazı kamu görevlileriyle ilgili görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığını bildirdi. 1’i ağır olmak üzere 4 yaralının tedavisinin sürdüğünü ve acil şifalar temenni ettiğini dile getirdi.
Gazze’ye yönelik insani yardımların ulaştırılmasında yaşanan sıkıntılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’ye en üst düzeyde yardım sağlayan ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Millete bu konuda çok hassas davrandığını belirterek, 17’nci iyilik gemisinin El-Ariş’e ulaştığını ancak yardım koridorlarının kasıtlı olarak tıkandığını ve insani yardımların bölgeye ulaşmasının engellendiğini belirtti. Günlük 600 tır insani yardım girişine izin verileceği sözünün dahi yerine getirilmediğini vurguladı. Erdoğan, milletin emanetlerini Filistinli kardeşlere ulaştırmak için yoğun çaba gösterdiklerini, dost ve kardeş ülkelerle de bu konuya yönelik planlamaları görüştüklerini ve geliştirdiklerini aktardı. Bu meselenin sadece bir yardım konusu değil, aynı zamanda bir insanlık meselesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, gıda, ilaç, barınma malzemeleri, sağlık ekipmanları, giyim eşyası ve hijyen ürünlerinin bugüne kadar sevk edildiğini ve bu gayretin devam edeceğini söyledi.
Sığınmacılar meselesinin Türkiye’de en fazla istismar edilen konulardan biri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konuyu seçim döneminde ırkçı bir kampanya ile istismar ettiğini ifade etti. Bu kampanyanın neticesinde istenilen sonucun alınamadığını savundu. Türkiye’nin ise bu meselede vicdan, insanlık ve kardeşlik prensiplerini benimsediğini belirten Erdoğan, “Biz ensarız, onlar muhacir. Dolayısıyla ensar olarak biz bu muhacirlerimizi kapı dışarı etmeyiz, edemeyiz” sözleriyle tutumlarını açıkladı. Suriye’nin kuzeyinde konut yapımına başlandığını ve bu çalışmaların devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı, Suriye’nin birlik ve beraberliği, huzur ve istikrarı tahkim ettikçe dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış sığınmacıların dönüşünün de hızlandığını kaydetti. 2016’dan itibaren Suriye’ye dönenlerin sayısının 1 milyon 290 bine ulaştığını ve bu sayının her geçen gün arttığını dile getirdi. Deprem bölgesindeki konteynerlerin de özellikle Gazze’ye sevk edilmesiyle ilgili hazırlıkların devam ettiğini, Filistinlilerin yaşamaya devam edeceği yeni Gazze’nin inşası sürecinde bu konteynerlerin kardeşlere sağlanacağını aktardı.
Sudan’da yaklaşık 2 yıldır devam eden iç savaşa ilişkin Türkiye’nin yaklaşımını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, plansız davranmanın mümkün olmadığını, öncelikle plan ve proje geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Sudan’ın Türkiye’den destek bekleyen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, orada yaşanan her acı, kıyım ve dramın yürekleri parçaladığını söyledi. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonların yerinden edildiği bu süreçte çocukların açlık ve hastalıkla mücadele ettiğine dikkat çekti. Sudan’daki anlaşmazlığın çözümü ve akan kanın durmasını temenni ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı, yaşananların aynı zamanda insanlığın vicdanını da kanattığını vurguladı. Bu ihtilafın bir an önce sona ermesi ve diyalog yoluyla sorunlara çözüm bulunması gerektiğine inandıklarını belirterek, Türkiye olarak burada yaşananları uzaktan izleyemeyeceklerini ve diplomatik gayretlerini sürdüreceklerini ifade etti.
Türkiye’nin hava envanterini güçlendirme çabaları çerçevesinde F-16, F-35 ve Eurofighter uçakları konusundaki gelişmeleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eurofighter ile ilgili çalışmaların yolunda gittiğini kaydetti. İngiltere ve Almanya ile olumlu adımlar atıldığını, Katar ve Umman ile de Eurofighter tedariki konusunda görüşmeler yapıldığını aktardı. Bu anlaşmaların sonuçlandırılması halinde Türkiye için önemli gelişmeler yaşanacağını belirten Erdoğan, savunma sanayiinde atılan adımlarla Türkiye’nin büyük imkanları yakalayacağını ifade etti. Özellikle F-35 konusunda ABD Başkanı Sayın Trump ile yapılan son görüşmelerde güzel adımlar atıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, “Temenni ediyorum ki verilen sözler yerine getirilsin ve F-35’lerle inşallah güçlü bir imkana sahip olalım” sözleriyle beklentilerini dile getirdi.
Cumhur İttifakı’nda herhangi bir sorun olmadığını ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile her an görüşme yapılabileceğini daha önce ifade ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta Ankara’ya dönüşüyle birlikte Sayın Bahçeli ile irtibat kurup randevulaşmaları halinde karşılıklı ziyaretlerin gerçekleşeceğini belirtti. Erdoğan, “Aramızda zaten herhangi bir sıkıntı söz konusu değil” diyerek spekülasyonları reddetti.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in son dönemdeki sert, tehdit ve hakaret içeren ifadelerini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Testinin içinde ne varsa dışarıya o sızar” atasözünü hatırlattı. Özgür Özel’in açıklamalarına karşı dava açıldığını ve en son 200 bin Lira tazminat kazandıklarını, bu meblağın vakıflara gideceğini belirtti. Erdoğan, 500 bin Liralık yeni bir davayı da kazanmaları halinde memnuniyet duyacaklarını dile getirerek, bu davaları kazanmanın isabetli olduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın sözlerinin aslında kendi durumlarını tarif ettiğini, krizden beslenme, kaostan medet umma, kavga çıkararak gündem olma alışkanlığının devamı olduğunu ifade etti. Erdoğan, bu dilin ne devlet geleneğine ne de milletin vakarına yakıştığını vurgulayarak, “Biz, asla CHP’nin bizi çekmeye çalıştığı bu seviyeye inmeyiz, inemeyiz. Bu düzeye inmeyi kendimize asla yakıştıramayız, milletimize de izah edemeyiz” dedi.
Aile Yılı’nın sonuna yaklaşıldığı bu dönemde aile konusundaki tehditlere ilişkin de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailenin Türk medeniyetinin kökü, değerlerin taşıyıcısı ve en kutsal müessese olduğunu vurguladı. Ülkenin güvenliği için savunma sanayii ve siber güvenlik gibi alanlarda tedbirler alındığı gibi, yeni nesil saldırılar için de ailelerin korunması gerektiğini belirtti. Aile Yılı’nın en önemli hususunun ailenin Türkiye’deki işlevini korumak olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bunun için de biz LGBT gibi sapkınlıklara asla imkan vermeyiz” dedi. Aile kurumu güçlü olanın kuvvet kazanacağını ve Türkiye’nin aile kurumlarının güçlü olduğunu dile getirerek, geleceğe çok daha güçlü adımlarla yürüyeceklerini söyledi. Nüfus artış hızının maalesef 1,7 seviyesinde olduğunu ve bunun bir intihar olduğunu belirten Erdoğan, bu sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı. “Boşuna en az 3 çocuk demiyoruz. Niye en az 4 çocuk olmasın, 5 olmasın?” sözleriyle nüfus artış hızının yükseltilmesi çağrısında bulundu.
Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilimde Türkiye’nin üstlendiği arabulucu rolüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bu konuyu görüştüklerini ifade etti. Türkiye’nin devreye girişinin olumlu bir istikamette ilerlediğini ve neticenin hayırlı olacağını umut ettiklerini belirtti. Bu hafta içerisinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın üçlü olarak Pakistan’a bir ziyaret gerçekleştireceklerini ve Doha’da başlayan sürecin Ankara’da bir neticeye kavuşturulmasını hedeflediklerini aktardı. Türkiye’nin kalıcı ateşkes ve barışın sağlanmasını umut ettiğini ve taraflara itidal tavsiyelerini sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
Ataşehir Avm’Lerinde 1 Milyon Liralık Vurgun Yapan Çete Suçüstü Yakalandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.