a

Savcıyı Tehdit Davasında 5 Sanık Tahliye Edildi Liderin Tutukluluğu Sürdü

İstanbul'da "yenidoğan çetesi" soruşturmasını yürüttüğü sırada Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'in ölümle tehdit edilmesine ilişkin 6'sı tutuklu 13 sanığın yargılandığı davada, avukat Aylin Arslantatar'ın da aralarında bulunduğu tutuklu 5 sanık tahliye edildi

Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’e yönelik tehdit davasının son duruşmasında önemli bir gelişme yaşandı. Davada yargılanan 6 tutuklu sanıktan 5’i tahliye edilirken, örgüt elebaşı olduğu öne sürülen Mustafa Kemal Zengin’in tutukluluğunun devamına karar verildi. Yargı camiasını yakından ilgilendiren bu dava, duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri altında yapıldı.


Duruşma Salonunda Güvenlik Tedbirleri Ve Müşteki Vekilinin Beyanları

Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmaya, Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 6 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları katılım gösterdi. Duruşma salonunda, yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı polis ekipleri tarafından kapsamlı güvenlik önlemleri alındı. Müşteki Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in avukatı Ahmet Fırat Burkucu, duruşmada yaptığı konuşmada, yargılanan eylemin sıradan bir tehdit olmadığını, aksine bir Cumhuriyet savcısına yönelik açık bir suikast girişimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Avukat Burkucu, bu eylemin sadece kişisel bir hedef olmadığını, tüm yargı teşkilatına yapılmış ciddi bir saldırı olduğunu vurguladı. Sanıkların savunmalarını ve beyanlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirten Burkucu, müvekkili Yavuz Engin’in bilgilerinin ve fotoğraflarının WhatsApp üzerinden paylaşıldığını, tehdit edildiğini ve bu tehdidin ötesinde eyleme geçme çabalarının bulunduğunu dile getirdi. Burkucu, somut deliller sunarak, “Müvekkilimin aracına bakılıyor, 20 dakika sonra Aylin Arslantatar tarafından Bolu’da olduğu ve ailesine kadar tüm bilgileri veriyor. Bu, tek başına yapılan bir eylem değil. Tutuksuz tüm sanıkların da tutuklanmasını istiyoruz. Sanıklardan birisi, Yavuz Engin’e ‘Burada asıl örgüt lideri sensin.’ deme cüreti bile göstermiştir.” sözleriyle tüm sanıkların tutukluluk halinin devam etmesi gerektiğini savundu. Müşteki avukatının bu talepleri sonrasında görüşünü bildiren duruşma savcısı da, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.


Sanık Savunması Ve Mahkemenin Ara Kararı

Duruşmada savunma yapan sanık Mustafa Kemal Zengin ise, dosyanın tamamen yalan ve iftiralar üzerine kurgulandığını, ortada herhangi bir örgüt olmadığını iddia etti. Beyanların alınmasının ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara vererek kararını açıkladı. Mahkeme, sanıklardan Mustafa Kemal Zengin’in tutukluluk halinin devamına hükmederken, diğer 5 sanığın ise tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen sanıklara yönelik çeşitli adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi. Buna göre, sanık Aylin Arslantatar hakkında “konutu terk etmeme” ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanacakken, diğer sanıklar Gökhan Güler, Baki Çelik, Yavuz Çelik ve Muhammed Emin Orhan hakkında sadece yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri getirildi. Mahkeme, eksik hususların giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


İddianamenin Detayları Ve Örgüt Yapısı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in, yürüttüğü “yenidoğan çetesi” soruşturmasında tutuklu bulunan hemşire Tuğçe Toptemel’in tahliye edilmesi için tehdit edildiğine yönelik yazılı müracaatta bulunduğu belirtiliyor. Bu müracaat üzerine başlatılan soruşturmada, Savcı Engin’e yönelik suikast eylemi hazırlığında olan bir örgütün tespit edildiği ifade edildi. İddianamede, örgütün her türlü imkana sahip olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarıyla irtibatlı olduğu ve kamu görevlilerinden ve özel şirketlerde çalışan üyelerinden teknik bilgi ve destek alabildiği kaydedildi. Ayrıca, örgütün tabanca ve diğer ateşli silahları bulundurabildiği belirtilerek, “silahlı hafiyelik örgütü” şeklinde bir değerlendirme yapıldığı aktarıldı. Örgüt üyelerinin genellikle Telegram ve WhatsApp uygulamaları üzerinden iletişim kurdukları, dijital materyal incelemesi sonucunda sanıkların birbirlerinin cep telefonu numaralarını ve geriye dönük konuşma ile görüşme kayıtlarını sildiklerinin belirlendiği de iddianamede yer aldı.

İddianamede, kendisini emekli müsteşar olarak tanıtan suç örgütünün elebaşı Mustafa Kemal Zengin’in, tutuklu Tuğçe Toptemel’in serbest bırakılması maksadıyla Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in tehdit edilmesi olayını organize ettiği ileri sürüldü. Avukat Aylin Arslantatar’ın örgütün hukuki konularla ilgili yöneticisi olduğu, Gökhan Güler’in ise maddi menfaat sağlamak amacıyla cezaevinde tutuklu bulunan sanıkların usulsüz şekilde tahliye edilebilmesi için çalışmalar yaparak bu kişilerden menfaat elde ettiği ve böylece suç örgütüne maddi gelir sağladığı iddianamede vurgulandı.


Sanıklar Hakkında Talep Edilen Cezalar

İddianamede, elebaşı Mustafa Kemal Zengin ile örgüt yöneticileri Aylin Arslantatar ve Gökhan Güler hakkında ağır suçlamalarla hapis cezaları talep edildi. Bu sanıklar için “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs”, “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak”, “yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs”, “var olan ya da varsayılan suç örgütlerinin isimlerini kullanarak birden fazla kişiyle birlikte tehdit”, “Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na muhalefet”, “ruhsatsız silah taşıma ya da bulundurma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlarından toplamda 48’er yıldan 100 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

Örgüt üyeleri Baki Çelik, Yavuz Çelik, Zeynep Kaman, Muhammed Emin Orhan ile kamu görevlisi olan sanıklar T.A, M.D, M.B, M.E.Y, İ.K. ve M.G. için ise benzer ancak değişen oranlarda hapis cezaları talep edildi. Bu sanıklar hakkında “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak”, “yargı görevini yapanı etkileme”, “özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”, “suç örgütlerinin isimlerini kullanarak birden fazla kişiyle tehditte bulunmak”, “istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri elde etmek”, “kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” ve “örgüte bilerek isteyerek yardım etme” suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Dava, eksik delillerin tamamlanması ve yeni duruşma için ileri bir tarihe ertelendi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Ünlü Halıcıyı Parçalayıp Asitle Eritenlere Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.