Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Abdullah Öcalan ile İmralı Adası’nda gerçekleştirdiği kritik görüşmeye dair önemli açıklamalar yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Erol’dan oluşan İmralı Heyeti, Öcalan ile 4 saat süren temaslarının ardından kamuoyunu bilgilendirdi.
Partiden yapılan yazılı açıklamada, Öcalan’ın Meclis heyetine aktardığı “darbe mekaniği” kavramının ayrıntıları derinlemesine incelendi. Görüşmede, TBMM komisyon görüşmelerinin yaratabileceği potansiyel olumlu etkiler ve sonuçlar karşılıklı olarak değerlendirildi.
Abdullah Öcalan’ın açıklamalarında, yakın zamanda yoğunlaşan süreç karşıtı söylemler ve çıkışlar dikkat çekici bir şekilde ele alındı. Öcalan, bu durumu geçmişte yaşanan çözüm girişimlerine karşı geliştirilen sabotaj faaliyetlerini anımsatarak değerlendirdi. Çözüm süreçlerinin tümünde karşılaşılan bir durum, bir tür içselleştirilmiş eğilimler bütünü olarak tanımladığı “darbe mekaniğine” özellikle vurgu yaptı.
Öcalan, bu kavramın klasik bir darbe girişimi olarak değil, süreçleri ilerletmeye yönelik atılan her adıma karşı bir karşı hamle yapmak suretiyle kırılgan ve tehlikeli bir ortam yaratma çabası şeklinde anlaşılması gerektiğini belirtti. Bu değerlendirme, barış ve çözüm arayışlarına yönelik engellemelerin, belirli bir sistematiğe oturduğu ve adeta bir mekanizma haline geldiği yorumlarını beraberinde getirdi.
İmralı Heyeti, Öcalan’ın geleceğe yönelik önemli mesajlarını da kamuoyuyla paylaştı. Heyetin aktardığına göre Öcalan, Türkiye’nin içinde bulunduğu geçiş sürecinde, özgün ve bütüncül hukuka dayalı bir barış yasasının hayata geçirilmesiyle siyasi şiddet ve demokrasi dışı müdahale olgusunun ülke gündeminden tamamen çıkacağını ifade etti.
Öcalan, bu bağlamda 27 Şubat tarihinde yapılan açıklamanın, söz konusu barış sürecine yol gösterici bir program niteliğinde olduğunu dile getirdi. Aktarılan mesajlarda, bu doğrultuda atılan tüm adımların, alınan sorumluluğun ve bu topraklarda kardeşçe birlikte yaşama hedefinin açık ifadeleri olduğu vurgulandı.
Abdullah Öcalan, Türkiye’de yönetim ve iktidar şansını doğru kullanmak isteyen her siyasal ve toplumsal kesimin, siyasal sorunlara tutarlı bir yaklaşımla ele alması ve demokratik çözüme ortak olması gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın, kalıcı bir barış ve demokratik bir gelecek için temel bir gereklilik olduğu mesajını verdi.
Son olarak, Öcalan’ın bu yönde ilerlemekte olan sürece dönük güçlü bir iradeye ve kararlı bir duruşa sahip olunduğunu bir kez daha ifade ettiği, DEM Parti’nin açıklamaları arasında yer aldı. Bu görüşme ve sonrasında yapılan açıklamalar, Türkiye’nin çözüm süreçleri ve demokratikleşme tartışmalarında yeni bir boyut açtı.
CHP Lideri Özgür Özel Kürt Meselesinde Çözüm Ve Adalet Çağrısı Yaparak Siyasi Tutuklulukları Eleştirdi