Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları doğrultusunda derhal serbest bırakılması gerektiği yönünde güçlü bir çağrıda bulundu. Bu çağrı, Demirtaş’ın avukatlarının tahliye talebiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne ikinci kez başvuruda bulunmasının hemen ardından geldi ve siyasi arenada yankı uyandırdı.
Selahattin Demirtaş’ın 2016 yılından bu yana devam eden tutukluluğu, Türkiye’deki siyasi gündemin en önemli maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. DEM Parti yetkilileri, Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının hem hukukun üstünlüğü hem de adil yargılama ilkeleri açısından kritik olduğunu belirtti. Parti, Demirtaş’ın siyasi bir rehine olarak görüldüğünü ve hakkındaki hukuki süreçlerin uluslararası standartlara uygun şekilde işletilmesi gerektiğini savundu. Bu durumun, Türkiye’nin uluslararası hukuk normlarına bağlılığı açısından da bir sınav niteliği taşıdığı ifade edildi.
Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman, müvekkillerinin tahliyesi için hukuki merciler nezdinde yoğun çabalarını sürdürdüklerini açıkladı. Karaman, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “AİHM’in Selahattin Demirtaş’ın derhal tahliye edilmesi gerektiği yönündeki kararı doğrultusunda, bugün (01 Ocak 2025 tarihinde) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne ikinci kez başvuru yaptık” ifadelerini kullandı. Bu başvuru, AİHM’in Demirtaş’ın tutukluluğunun siyasi saiklerle yapıldığına ve serbest bırakılması gerektiğine dair daha önceki bağlayıcı kararlarına dayanıyor. AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bazı maddelerini, özellikle de kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiğine hükmetmişti. Avukatlar, AİHM kararlarının uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcı olduğunu ve Türkiye’nin iç hukukunda da derhal uygulanması gerektiğini savundular.
Cezaevinden gönderdiği mesajla kamuoyuna seslenen Selahattin Demirtaş, tahliyesini talep eden parti liderlerine ve kendisine destek veren tüm kesimlere teşekkürlerini iletti. Demirtaş’ın mesajında özellikle dikkat çeken bölüm ise “Kimseye küskünlüğüm yok” ifadesi oldu. Bu açıklama, siyasi arenadaki tansiyonun yüksek olduğu ve kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, diyalog ve uzlaşma potansiyeline yönelik önemli bir sinyal olarak yorumlandı. Demirtaş’ın bu sözleri, mevcut siyasi ayrışmalara rağmen, farklı kesimlerle iletişim kanallarını açık tutma arzusunu yansıttığı ve gelecekteki olası siyasi gelişmelere kapı araladığı şeklinde değerlendirildi.
Selahattin Demirtaş, Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunuyor. Hakkındaki terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütü üyeliği gibi suçlamalarla yargılamaları devam ediyor. Davası, Türkiye’de ve uluslararası arenada demokrasi, insan hakları ve yargı bağımsızlığı tartışmalarının odağında yer alıyor. Özellikle Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği organları, AİHM kararlarının Türkiye tarafından ivedilikle uygulanması çağrılarını sık sık dile getiriyor. DEM Parti’nin son çağrısı ve avukatların hukuki adımları, Demirtaş’ın serbest bırakılması yönündeki ulusal ve uluslararası baskıyı artırma ve yargı sürecini hızlandırma amacı taşıyor.
Öcalan İmralı Görüşmesinde Türk Kürt İlişkisini Bin Yıllık İki Sütunla Tanımladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.