Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AK Parti Genel Merkezi’nde Marmara Bölgesi milletvekilleriyle gerçekleştirdiği kritik toplantıda, Türkiye’nin dış politika vizyonunu ve bölgesel meselelere yaklaşımını kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Edinilen bilgilere göre Bakan Fidan, milletvekillerinin çok taraflı platformlardaki faaliyetlerinin, Türkiye’nin uluslararası arenadaki haklı tezlerini savunma ve ulusal çıkarlarını koruma açısından hayati bir önem taşıdığını vurguladı.
Bakan Fidan, Türkiye’nin son dönemde dış politikada sergilediği proaktif duruşa değinerek, ülkenin bağımsız ve milli dış politika anlayışının temel prensiplerini aktardı. Fidan, “Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği ve halkımızın çeyrek asırdır bu liderliğe gösterdiği yüksek teveccüh sayesinde, Türkiye eksenli, bağımsız ve milli dış politikamızı 360 derece perspektifiyle yürütüyoruz. Bu sayede, krizler çağında, kendi yönümüzü kendimiz tayin ediyoruz. Küresel ve bölgesel meselelerde kendi ağırlığımızı ortaya koyabiliyoruz” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, Türkiye’nin uluslararası krizler karşısında kendi konumunu belirleme ve bölgesel dinamikler üzerinde etkili olma kapasitesini artırdığını belirtti.
Gazze’deki insani kriz ve siyasi süreçlerle ilgili olarak Türkiye’nin aktif rolünü sürdüreceğini kaydeden Fidan, Ankara’nın diplomatik çabalarının merkezine Filistin halkının hak ve hukukunu koruma ile barışı öncelemeyi koyduğunu bildirdi. Fidan, bu bağlamda, “Filistin halkının hakkını, hukukunu koruyan ve barışı önceleyen diplomasi çizgimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Her zaman vurguladığımız gibi, Filistin’de ve bölgede barışın anahtarı ‘İki Devletli Çözüm’dür. Filistin’de adil ve kalıcı barış için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin bu meseledeki kararlılığının, bölgede kalıcı istikrarın tesisi için vazgeçilmez bir unsur olduğunu sözlerine ekledi.
Suriye’deki son gelişmelerin de ele alındığı toplantıda Bakan Fidan, Suriye hükümetine ve ülkenin toprak bütünlüğüne verilen destek çerçevesinde, Şam ile her alanda ve düzeyde kapsamlı temasların aralıksız devam edeceğini bildirdi. Fidan, Suriye’nin yeniden imarı ve ekonomik toparlanması için güvenlik ve siyasi istikrarın ön şart olduğunu vurgulayarak, “Ancak Şara Hükümeti’nin, güvenlik kaygısı veya çatışma baskısı altındayken bu konulara odaklanması zordur” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Fidan, toplantıda özellikle Suriye Demokratik Güçleri (SDG) konusuna değinerek, bu yapının Suriye’nin ulusal birliğine olduğu kadar, Türkiye’nin ulusal güvenliği için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Fidan, İsrail’in bölgedeki saldırgan, yayılmacı ve özellikle Suriye’nin güneyine yönelik istikrar bozucu faaliyetlerinin de Suriye için önemli bir risk faktörü teşkil ettiğini belirtti. Bu açıklamalar, Türkiye’nin Suriye politikalarının hem bölgesel güvenlik hem de ulusal çıkarlar açısından ne denli hassas ve çok boyutlu olduğunu gözler önüne serdi.
Uluslararası gündemin önemli maddelerinden biri olan Ukrayna-Rusya savaşına da değinen Fidan, Türkiye’nin iki ülke arasında diplomasiyi, diyaloğu ve insani hassasiyetleri önceleyen dengeli politikasının altını çizdi. Bu politikanın, tarafları müzakere masasında buluşturabilen yegâne ülke konumuna getirdiğini ifade etti. Bakan Fidan, “Cumhurbaşkanımızın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile görüşmesinde, sahadaki duruma dair güncel gelişmeler ve ateşkesin sağlanabilmesi için çeşitli ihtimaller kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kalıcı ve adil bir barışın sağlanması yolunda taraflarla yakın diyalog içinde etkin çabalarımızı ve müzakere temelli çözüm için kolaylaştırıcı rolümüzü sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu. Türkiye’nin, bu zorlu süreçte barışın tesisi için yürüttüğü arabuluculuk çabalarının kararlılıkla devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Özgür Özel CHP’nin Yeni Parti Programını Tanıttı Çözüm Söyleme Zamanı Başladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.